30 Aralık 2016 Cuma

Bir Asi Yürek - Julianne Donaldson // Kitap Yorumu

Kitap: Bir Asi Yürek
Özgün Adı: Blackmoore
Yazar: Julianne Donaldson
Yayınevi: Novella Yayınları
Çeviri: Filiz Sarıoğlu
Sayfa Sayısı: 384
Goodreads Puanı: 4.18
Benim Puanım: 4,5/5



"Hapsedilmiş hissediyorum. Kafese kapatılmış bir kuş gibi kaçmanın yolunu arayıp duruyorum. Ama her defasında önümü parmaklıklar kesiyor."


16 Aralık 2016 Cuma

10 Aralık 2016 Cumartesi

[ 28. KCY Blog Tur ] İlginç Olmak Üstüne Bir Manifesto - Holly Bourne // Kitap Yorumu

Kitap Adı: İlginç Olmak Üstüne Bir Manifesto
Özgün Adı: The Manifesto on How to be Interesting
Yazar: Holly Bourne
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Çeviren: Sevinç Seyla Tezcan
Sayfa Sayısı: 400
Goodreads Puanı: 3,94


Görünen o ki sıkıcıyım. Hiç kimseyim.
Ama hepsi değişmek üzere.
Çünkü bir projeye başlıyorum.
Burada. Şimdi. Kendim için.
Siz de benimle bu yolculuğa
çıkmak isterseniz, buyurun gelin.


4 Aralık 2016 Pazar

Kaleydoskop Kalpler - Claire Contreras // Kitap Yorumu

Adı: Kaleydoskop Kalpler
Özgün Adı: Kaleidoscope Hearts
Yazar: Claire Contreras
Seri: #1/3
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviren: Halime Yazıcı
Sayfa Sayısı: 376
Goodreads Puanı: 4.07
Benim Puanım: 2/5


Erkek kardeşimin en yakın arkadaşıydı o.

Kaderimizde birbirimize ait olmak yoktu.

Bu şeyi içimizden söküp atacağımızı ve hayatımıza devam edeceğimizi düşünmüştüm.

Birimiz öyle yaptı.
Terk edip gitti.

Şimdi döndü ve bana, beni bir çırpıda yiyip bitirecekmiş gibi
bakıyor. Ve öfkeyle birleşen tüm duygularım şimdi bambaşka
bir şeye dönüşüyor, beni ölesiye korkutan bir şeye…

Geçen sefer kalbimi kırmıştı.
Bu sefer kalbimi tamamen yok edecek, biliyorum.



25 Kasım 2016 Cuma

Kitap Alışverişi // Kitapyurdu.com

Pegasus yayınlarının Kitapyurdu.com da %37 indirimde olduğunu duyunca hemen çok istediğim bir kaç kitabı aldım hepsini alamasam da :D Hepsi çok güzel kitaplar ve hasarları da yok denecek kadar az %90-95 gibi :D


20 Kasım 2016 Pazar

İki Hayat Arasında - Jessica Shirvington // Kitap Yorumu

Adı: İki Hayat Arasında
Özgün Adı: Between the Lives
Yazar: Jessica Shirvington
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviren:  Aslı Tümerkan
Sayfa Sayısı: 318
Goodreads Puanı: 4.2
Benim Puanım: 5/5



Mükemmel Hayat Mı?                 Sen seç.
Yoksa Mükemmel Aşk Mı?


                                                               Sabine herkes gibi değildi. Kendini bildi bileli, iki hayatı vardı. Her yirmi dört saate                                                    bir Değişim geçiriyor ve her günü                                                    iki kere yaşıyordu.


          Mükemmel Hayat             Mükemmel Aşk
        Wellesley'de, Sabine             Roxbury'de Sabine'in bambaşka bir
  istediği her şeye sahipti:             hayatı vardı: maddi zorluklar çeken
          cazibeli arkadaşlar,             bir aile, serseri arkadaşlar ve sırrı
      şık kıyafetler, başarılı             ortaya çıktığında başına gelen
bir okul yaşamı, herkesin             korkunç olaylar... Ama sonra
birlikte olmak istediği bir             Ethan'la tanıştı. Yakışıklı ve ilgi
sevgili ve göz kamaştırıcı            çekiciydi; üstelik Sabine, daha
                     bir gelecek...            önce hiç kimse için böyle şeyler
                                                      hissetmemişti.

     
Tüm istediği tek bir hayat yaşamak olan Sabine,
bu nihayet mümkün gibi göründüğünde,
amacına ulaşmak için bir dizi tehlikeli deney
yapmaya başlamıştı. Ama kendisine inanan tek adamı
ve geri kalan her şeyi riske atmayı göze alabilecek miydi?




Çok çok güzeldi. Bayıldım. Önce yazarın kalemini çok sevdiğimi söylemeliyim. Kitabın kurgusu, olay örgüsü, karakterleri, iki hayat arasında ki geçişler, duygusu, akıcılığı mükemmeldi. Kitapta sevmediğim tek bir şey yok her şey beni etkiledi. Farklı bir kitap yani içinde fantastik öğelerin, aşkın, gerçekçiliğin birbiriyle birleştirilmesi kitaba farklı bir tat katmış ve çok güzel olmuş.

Kitap su gibi aktı bir anda bitti süper akıcıydı. Kitabın çevirisini Aslı Tümerkan yapmış çok güzel olmuş :) Özellikle ilk 100 sayfadan sonra kitap okuru daha çok içine çekiyor zaten sonra bırakamıyorsunuz en azından ben bırakamadım :D Her bir karakteri sevdim. Sabine'nin kardeşi Maddie'yi çok göremesekte çok şekerdi. Sabine ve Ethan çok çok güzeldi. Güçlü karakterler gördükçe daha çok hoşuma gidiyor bir kitap bu da öyleydi.

Ethan'ın sırrının ortaya çıkması ise bence Sabine için bir dönüm noktası. Zaten sonlarda o sırrı tahmin edersiniz ki ben öğrendiğimde şaşırdım ama daha çok etkileyici bulduğum bir andı. Gerçi kitabın tamamı kalbimi fethetti :D Yani her duyguyu sonuna kadar hissettiğim farklı ve güzel bir kitap oldu.

"Bu dünyada sen olmazsan paylaştığımız her anın hatırası kaybolacak. Sadece başkaları bizi gördüğü için varız. Varlığımın bir parçası..." yutkundu, "... önemli bir parçası, sadece sen burada onu gördüğün için var."

Sonda peçetelerinizi yanınızda tutun :( Etkileyici ve muhteşem bir kitap arıyorsanız size bir günde bitebilecek ama hiç bitmesin isteyeceğiniz İki Hayat Arasında'yı öneririm.

Kitaptan alıntılar paylaşacağım görmek isterseniz @ozgurkitaplar instagram hesabıma beklerim :)

Keyifli günler..

14 Kasım 2016 Pazartesi

Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry // Kitap Yorumu



Kitap: Küçük Prens
Özgün Adı: The Little Prince
Yazar: Antoine de Saint-Exupéry
Yayınevi: İnsan Kitap Yayınları
Çeviri: Yahya Kurtkaya
Sayfa Sayısı:141 (cep boy)
Goodreads Puanı: 4.27
Puanım: 5/5

Yeşeren Kötülüğe Direnen Kahraman


Şu baobap ağaçları... Küçük Prens onları her gün düzenli olarak, kararlılıkla temizler. Yoksa bu ağaçlar büyüyüp tüm gezegeni kaplayacaktır. Kökünü kurutamayacağını bilir. Zaten onun amacı da bu değildir. “Kötülük” tür işte bu... Kötü tümden kurumaz ama onunla kendi benliğinizde de dış dünyada da her gün uğraşmanız gerekir. Aksi hâlde kötülük de baobap ya da bizim topraklarımızda çok rastladığımız bir ayrık otu gibi yaşadığımız yeri, bağımızı bahçemizi sarar. Küçük Prens, bunun iç bilincine sahiptir. Hatırlayalım...

Celal Fedai’nin Sonsözüyle


Müthiş bir kitap. Daha önce okumadığım için çok pişmanım tabi ki ama tekrar tekrar okuyabileceğim için de çok şanslıyım. Ve bence henüz kitabı okumamış olan insanlar varsa kesinlikle okumalı bence.

Çok çok güzeldi, bayıldım. Kitaptaki diğer karakterler de güzeldi evet ama Küçük Prens, şu ana kadar okuduğum tüm karakterlerden çok farklı bir yerde, çok çok iyi bir karakter. Karakter de demek istemiyorum çünkü Küçük Prens, kitabı okuduğum zaman boyunca sanki yanımdaymış ya da yanındaymışım gibi hissettim, dokunsam ulaşabilirmişim gibi. Büyülü bir atmosferdi. O kadar naif, tatlı, kırılgan ve güzeldi ki... Kitabı anlatmak mümkün değil, cümlelerim, kelimelerim tükeniyor bu yüzden kitabı okuyarak yaşamalısınız.

Yani demek istediğim bu kitabı okuyun çünkü böyle bir kitabı okumanın keyfi ve mutluluğu başka bir şeyde yok :) Ayrıca söylemek istediğim bir şey var. Aslında her bedende bir çocuk var sadece ona ulaşmak, onu görmek gerekiyor. Ve bu kitaptaki tilkinin de söylediği gibi çok basit; "İnsan ancak kalbiyle görebilir. Gözlerin görmesi mümkün değildir."

Ben İnsan Kitap Yayınlarının baskısını okudum ve Yahya Kurtkaya'nın çevirisi de kitabın kalitesi de gayet güzeldi bence. Kitapta yazar Antoine de Saint'in kendi çizimleri bulunuyor ve çizimler çok güzel, bayıldım. Ayrıca Küçük Prens'in tüm baskılarını almak ve okumak istiyorum.

Kitaptan çok sevdiğim alıntıları instagram hesabım @ozgurkitaplar 'dan paylaşacağım takipte kalın :)

Ayrıca bazı kitapların yorumlarını bloguma giremiyorum ama goodreads ve instagram hesabımda yayınlıyorum, takip etmek ya da herhangi bir şey için hesaplarıma beklerim :)



Hoşçakalın :) Keyifli bir hafta geçirmeniz dileğiyle...

3 Kasım 2016 Perşembe

Kalbim Sende Kalmış - Selvi Atıcı // Kitap Yorumu

Kitap: Kalbim Sende Kalmış
Yazar: Selvi Atıcı
Seri: Kayıp Şehir 4/4
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 429 (ciltli)
Goodreads Puanı: 4.78
Puanım: 5/5


Aynı ateşte kaç kere yanabilirsin?

Birbirlerini çocukluklarından beri tanıyan iki gençtir Ali ve Arya. Babalarının sıkı dost olması, ikisinin de hayatını çözülemeyecek bir düğümle birbirine bağlamıştır.

Önce zorunluluktan başlamıştır bu ilişki. Ali, kendisine emanet edilen baş belasıyla vakit geçirmekten pek memnun değildir. Arya da kendisine göz kulak olma işini
fazlasıyla abartan bay ukalayla.

Sonra her şey değişir. Didişmeler arkadaşlığa,
zorunluluklar vazgeçilmeze dönüşmüştür farkında olmadan. Birbirlerinin en yakın arkadaşı hatta sırdaşı olmuştur artık Ali ve Arya.
Zaman geçer, kendileri gibi duyguları da büyür.
İmkânsızdır istenen ama vazgeçmek, istenenden daha da imkânsızdır.

Evet, belki zordur onlar için…
Ama aynı ritimle atıyorsa iki kalp, belki de her şey mümkündür.




Selvi Atıcı en sevdiğim türk yazarlardan birisi ve kalemini çok seviyorum. Kayıp Şehir serisi 4 kitaplık bir seri ve Kalbim Sende Kalmış ile sona erdi. Bittiği için çok üzülüyorum ama yazarımızı yeni kitaplarıyla dört gözle bekliyorum :D

Kitabı bir hafta önce bitirdim ama o kadar çok sevdim ki nereden anlatsam, yorumu nasıl yapsam karar veremediğim için gecikti :) Kitap çok akıcı ve güzeldi. Adem'in oğlu Ali, Ömer'in kızı Arya, Deryal'in oğlu Tunç Mirza ve Hayat'ı bir arada okumak süperdi ve babalarının atışmalarını okumak çok güzeldi. Cidden eğlenceli bir kitaptı. Ayrıca bir serideki bütün karakterler mi aşık olunası olur ya :D

Arya'ya deli gibi aşık olan Ali'nin -keşke bizi de böyle seven olsa :D- Arya için yaptıkları çok çok
güzeldi. Ben aşk dolu, eğlenceli, romantik, heyecanlı, gerilim dolu bu kitabı okuyun derim. Hatta bence tüm seriyi okuyun hepsi birbirinden güzel :)

"En sevdiği şarkı söylenirken, sevdiği tek adamın
kollarında olmanın tadını çıkardı.
Bu cennetten bir parça gibiydi. 
Cennetin nasıl bir yer olduğunu bilmiyordu.
Ama tadı böyle olmalıydı.
Verdiği his bu derece derin olmalıydı.
Böyle yutmalıydı insanı tüm kayboluşlar...
Cennet böyle bir yer olmalıydı.
Kısacık anlarda bile dünyayı aşan bir mutluluğu
insan başka nerede hissedebilirdi ki?"

Ali çocukluğundan beri arkadaş olduğu Arya'ya lise yıllarında aşık olduğunu farkediyor ama Ömer amcası gibi korumacı birinin tepkisinden çekinmiş ve babaları arasında sorun olmasın diye suskun kalmaya karar vermişti. Tabi Arya'nın kendisine karşı tepkisizliğinden de endişeleniyordu. Bu yüzden açılarak onu uzaklaştırmak yerine, yanında kalıp kızı yaşamayı seçmiş. Fakat Arya ani bir kararla eğitimi için yurtdışına gitmeye karar verir döndüğünde ise yanında bir de evlenmek üzere olduğu nişanlısı vardır. Peki şimdi bizim Ali bu durum karşısında ne yapacak? :D


Bence Selvi Atıcı, Meral Kır, Fatih Murat Arsal'ın kitapları film ya da dizi olmalı. Düşününce yani cidden bunun keyfine varılamazdı :D

Yazarın diğer kitapları Pinokyo'nun Rüyası , Gitme ve Kimliksiz için yaptığım yorumları buradan okuyabilirsiniz..

26 Ekim 2016 Çarşamba

Isla ve Mutlu Son - Stephanie Perkins // Kitap Yorumu


Özgün Adı: Isla and the Happily Ever After
Seri: Anna and the French Kiss 3/3
Yazar: Stephanie Perkins
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Aslı Tümerkan
Türü: Genç Yetişkin, Romantik
Sayfa Sayısı: 328 (ciltli)
Goodreads Puanı: 4.13



Aşk onları bir yaz günü, asla uyumayan şehrin sokaklarında yakalamıştı… ama ya ona sahip çıkmak düşündükleri kadar da kolay değilse?

Romantizme umutsuzca inanan Isla, lise birinci sınıftan beri kendini çizdiği karikatürler arasında kaybetmiş Josh'a âşıktı. Yaz tatili esnasında Manhattan'da yaşanan tesadüfi bir karşılaşma sonrasında Isla belki de aşkın o kadar da uzakta olmadığını fark etmişti. Ancak yeni okul yılının başlamasıyla Isla ve Josh, her genç çiftin karşılaştığı güçlüklerle yüz yüze gelmek zorunda kalmışlardı: ailevi sorunlar, gelecek kaygısı ve birbirlerinden ayrılmak zorunda kalabilecekleri gerçeği.

Bu içinizi ısıtacak, tatlı aşk hikâyesi New York sokaklarını, Paris'in büyülü havasını ve Barcelona'nın ateşli atmosferini yansıtırken, sevilen başka iki çifti de yeniden okurla buluşturuyor:
Anna ve Etienne, Lola ve Cricket.

New York Times Bestseller
Junior Library Guild Seçkisi
2014 Amazon, En İyi Kitaplar Seçkisi
2014 Goodreads Okur Ödülleri: En İyi Genç Yetişkin Romanı Adayı
2014 Barnes & Noble, En İyi Genç Yetişkin Romanı Seçkisi
2014 Romantic Times Book Reviews, En İyi Genç Yetişkin Romanı Ödülü



Puanım: 4

Lola ve Komşu Çocuk benim okuduğum ilk Stephanie Perkins kitabıydı ve Lola'da benim fazla sevmediğim bir kitap olmuştu ama yazarın kalemi ilgi çekici. Isla ve Mutlu Son bence Lola'dan daha güzeldi. Ayrıca Isla, Lola'dan daha fazla sevdiğim bir karakter oldu ve bu kitaplardaki yan karakter de gerçekten çok hoş. Sadece kitapta sevmediğim bir kaç şey var yani keşke öyle olmasaymış ve olmasa daha iyi olacak dediğim yerler var onun dışında keyifli bir kitaptı. Eğlenceli ve gerçekçi. Akıcı ve kolay okunuyor. Yani kitabın diline alışında daha kolay oluyor.

Josh'un okul hayatını çizgi roman yapması ve çizime duyduğu ilgi çok güzeldi ama bence çizimlerinden ve çizgi romanından bir kaç şey kitapta yer alsaydı muhteşem olurdu. Yani daha önce bir kaç kitapta karakterlerin çizimleri yer aldı mesela Her Şey Nicola Yoon gibi ya da Andrew Brawley'nin Sıradışı Hikayesi ama Isla'da yer almamasına üzüldüm, alsa süper olurdu, Josh'un çizimlerini görmek çok isterdim.

Stephanie Perkins, karakterleri dış görünüşleri ve kişilikleriyle gerçekçi yazması seride en sevdiğim şey oldu. Bence bu çok güzel yani sanki gerçek hayatta, herhangi bir yerde, karşılaşabilirmişim gibi hissettirdi ve bu çok hoştu bence. Ayrıca Perkins'in sonda yaptığı çiftleri bir araya toplaması ve arkadaş olmaları da çok hoşuma gitti, Anna ve Etienne, Lola ve Cricket, Isla ve Josh'u bir arada okumak güzeldi :)

Bence Lola ve Komşu Çocuk kitabını sevdiyseniz Isla'yı da seversiniz. Kitaptan alıntılar görmek istiyorsanız sizleri instagram hesabım ozgurkitaplar 'a beklerim alıntıları paylaştım bile :)

18 Ağustos 2016 Perşembe

Kitap Alışverişi // Babil.com

Babil.com alışverişim geldi ve en sevdiğim yanı hızlı olması, kitaplarda hasar olmaması ve paketleme garanti kartı olması. Kitapları her seferinde balonlu poşetlere sarıp güzelce koruyarak göndermeleri çok güzel :) Ben bugüne kadar yaptığım bütün alışverişlerimden memnun kaldım.

Yanında gelen defterler ve ayraçlar ise çok tatlı. Defterler o kadar güzel ki yazmaya kıyamıyorum ya resmen :Dd




Bu ay çok merak ettiğim Geçmişin Kırıkları kitabını aldım. Kapağı çok güzel ya :) Kitabın çıkacağını gördüğümde listeme eklemiştim zaten ama yorumlarını da okuyunca kesin karara vardım.

Ve 
Arka Kapak dergisinin yeni sayısını aldım içinde çok güzel şeyler var şimdiden söyleyeyim derginin içeriklerine bayılıyorum. Bu ay konu George Orwell. Bu ayki kapakta çok şirin ve şimdiden bir kaç bölümü okudum yakında fotoğraflarıyla atarım buraya :) Derginin çok güzel yanları var bu yüzden bence herkes dergiye bir şans vermeli


Ve İş Bankası Kültür Yayınlarının Babil.com aracılığıyla incelemem için gönderdiği Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabı. Çok merak ettiğim ve almak için fırsat kolladığım bir kitaptı ve buldum. En yakın zamanda hepsini okumak istiyorum :)


Bilgilendirme...


Babil.com'un harika ve güzel bir uygulaması var ve adı hediye kutusu.

Hediye kutusunda 30, 60, 100 tl üstü alışverişlerde istediğinizi seçip alabileceğiniz bir bant çıkıyor. Örneğin defter, Arka Kapak eski sayıları, ingilizce kitaplar, babil.com kupaları, kumaş kitap kılıfları ve başka şeyleri de içeren bir bant açılıyor. Bence bir göz atıp bakabilirsiniz ki 9.90 kampanyaları da yapılıyor ve güzel kitapları 9.90'a kolayca alabilirsiniz. :)





Böyle tatlı bir alışverişin daha sonuna geldik...
Herkese keyifli günler dilerim :))

Ayrıca beni diğer hesaplarımda da görmek ve takip etmek isterseniz diye aşağıya not düşüyorum :)
Hoşçakalın, Kendinize iyi bakın..


3 Ağustos 2016 Çarşamba

[ 27. KCY Blog Tur ] Program - Suzanne Young // Kitap Yorumu

Kitap: Program
Özgün Adı: The Program #1/3
Yazar: Suzanne Young
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Çeviri: İrem Özdemir
Tür: Genç Yetişkin, Distopya
Sayfa Sayısı: 398
Goodreads Puanı: 4.07


                                                  HASTALIK: İntiharla Sonuçlanan Psikolojik Salgın
TEDAVİ: Silinen Anılar




                                                              Sloane kimsenin gözü önünde ağlamaması gerektiğini bilir; özellikle de intihar salgını tüm ülkeye yayılmışken ve böylesi bir tepki onun tek tedavi olan Program'a yollanmasına sebep olabilecekken. Sloane Program'dan dönen herkesin boş bir sayfaya dönüştüğünün farkındadır. Çünkü depresyonlarıyla birlikte anıları da gitmiştir.

Sürekli gözlenen duygularını gizlemek için elinden geleni yapan Sloane sadece James'le beraberken kendisi olabilmektedir. James ikisini de güvende ve Program'dan uzak tutmaya söz vermiştir, Sloane ise aşklarının her şeye dayanabileceğini düşünmektedir. Ama birbirlerine verdikleri sözlere rağmen gerçeği saklamak gittikçe zorlaşır; ikisi de günden güne zayıflamakta, depresyon sinsice ilerlemektedir.

VE PROGRAM PEŞLERİNDEDİR.


Puanım: 5/5

Ba-yıl-dım. Cidden çok çok güzel bir kitaptı ve okurken inanılmaz keyif aldım. Kitabın konusu bence özgün ve yazarımız Suzanne Young bu hikayeyi çok iyi kullanarak ortaya güzel bir distopya koymuş. Kitaptaki dünya etkileyiciydi diyebilirim ve daha ilk sayfadan insanı içine alıyor ki sonraki sayfaları saymıyorum bile. Karakterlerin arasındaki aşk ve distopya ile uyumu çok iyidi bence. Kusur arıyorum ama kitapta kusur bulamıyorum. İnanılmaz sevdim ve o kadar akıcı ki elinden bırakamıyor insan.

Her ne kadar kitabın içinde karakterlerin duygularını saklaması gerekse de ben o duyguyu aldım ve kitabı okurken duygulara boğuldum :D Demek istediğim duyguların ve hislerin yasak olduğu bu kitapta okur kendi duygularına hakim olamayacak. İlginç bir kitaptı, şaşırtıcı, farklı ve merak uyandıran. Okuduğum en iyi kitaplardan ve favorilerimden birisidir diyebilirim.

"Her sabah o günün hasta olacağım gün olduğunu düşünüyorum.
Denetimcilerin beni işaretleyip götüreceği gün olduğunu.
Ve yataktan çıkmak istemiyorum.
Ama çıkıyorum çünkü seni burada yalnız bırakamam."

Bir kitabı okurken gözlerim doluyorsa ya da ağlıyorsam o kitaba bayılırım tıpkı bu kitapta olduğu gibi. Güldüm, eğlendim, ağladım, şaşırdım okurken inanılmaz keyif aldım ve kitap bittiğinde uzay boşluğuna düştüm. Kitap okunması kolay bir dile sahip ve her bölüm dolu dolu geçti, olaylar çok şaşırtıcıydı. Ve o son. Cidden soru işaretleriyle ve büyük merakla bitireceğiniz bir kitap olacak. İkinci kitabı istiyorum ben ya :D The Treatment yani tedavi anlamına gelen ikinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorum. İngilizcem iyi olsa şu dakika da okurum.

Karakterleri sevdim, herkesin kendine özgü tarzını. Sloane, James, talihsiz çocuk Miller, Lacey ve karmakarışık hissettiğim Realm. Onun dışında Doktor Warren, Roger kitapta onları her okuduğumda bir yumruk atasım bir öldüresim bir dövesim gelen karakterler. Hadi okuyucular toplaşıp şunları bir benzetelim :D
"Sen doğrusun, biliyorsun değil mi?" dedi.
Sen benim için doğru kişisin.
Ve bunu daha önce yaptığımıza
hayatım pahasına bahse girerim.
Çünkü seninle önceden tanıştığımız zamanda
sana aşık olamayacağımı düşünemiyorum bile."

Eğer klasik kurgulardan sıkıldıysanız ve bir distopya arıyorsanız size kesinlikle bu kitabı tavsiye ederim. Distopya severler okumalı zaten bence :D Ama yorumlar yüzünden beklentili başlayıp sevmemezlik etmeyin. Beklentileri atın bir köşeye :) Kitabın kapağı çok güzel değil mi ayrıca. Ben çok sevdim.

Kısaca konudan bahsedeyim.

Gençlerde intihar ülke çapında bir salgın olarak kabul ediliyor. Ülke de her üç gençten biri binalardan atlamaya, bileklerini kesmeye başlıyor ve bu genelde sebepsiz yere oluyor. Psikologlar intiharın davranışsal bir bulaşıcı hastalık olduğunu söylüyor. Kitapta da dediği gibi "Arkadaşların köprüden atlarlarsa sen de mi atlayacaksın?" Onlara göre cevap evet.

Salgının önüne geçmek için bölge okullarda pilot bir uygulama olan Program başlatılıyor. Salgını önleyici yaklaşım. Öğrencilerin duygu ve davranış değişiklikleri takip ediliyor ve herhangi bir tehlike saptanırsa işaretleniyorlar. Yani intihara meyilli davranışlar sergilersen psikologlara değil denetimciler tarafından alınarak Program'a gönderiliyordun. Orası altı hafta kalacakları bir tesis. Tedavi ise anılarının silinmesi. Yani boşalan bir hafıza ve boş bir beyin oluyorlar. Dışarı çıktıkları zaman ise onlara özel bir okula yani geri gelenler için belirlenmiş bir okula gönderiliyorlar.

Sloane abisi Brady'i kaybettiğinde güçsüz düşer. Aynı zamanda Brady sevgilisi James'in de en yakın arkadaşıdır. Birbirlerine verdikleri sözlere rağmen güçlü kalmaya çalışmaları, hastalığa yakalanmama umutları her geçen gün zayıflar.

Bu süper kitabı 3 kişinin kazanabileceği çekilişimiz için facebook ve instagram Kitap Cadıları hesabına bekleriz :)

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Leo - Mia Sheridan // Kitap Yorumu

Kitap: Leo
Özgün Adı: Leo
Yazar: Mia Sheridan
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Hanife Albayrak
Türü: Yeni Yetişkin, Romantik
Sayfa Sayısı: 285
Goodreads Puanı: 4,08
Benim Puanım: 4/5

Başka Dilde Aşk'ın yazarı Mia Sheridan'dan
yepyeni bir aşk romanı...
                                                                                                  kayıp aşklara ve                                      yeni başlangıçlara...


 Evie ve Leo, koruyucu aileleri vasıtasıyla tanışmışlar ve sıkı bir dostluk kurmuşlardı. Büyüdükçe, aralarındaki bu dostluk yerini daha yoğun bir duyguya, yani aşka bırakmış ve on sekiz yaşına girdiklerinde birlikte bir hayat kurmaya yemin etmişlerdi.
Ergenlik çağındayken Leo birden evlat edinilip başka bir şehre taşınmış ancak Evie'ye bulduğu ilk fırsatta onunla iletişime geçeceğine dair söz vermişti. Ne var ki Evie ondan bir daha haber alamamıştı.
Sekiz yıl sonra Evie şansını döndürüp kendine bir hayat kurmuştu. Bir işi, arkadaşları vardı ve mutluydu. Ardından gizemli bir adam ortaya çıktı, onu Leo'nun gönderdiğini iddia ediyordu. Ve bu adamla aralarındaki elektrik inanılmazdı! Yine de, Evie bu ateşli yabancıya güvenebilir miydi? Ve bu yabancı, Leo'yla olan bağlantısı ve onun ortadan kayboluşu hakkında Evie'ye yalan söylüyor olabilir miydi?


Yorumum

Kitabı bitireli uzun zaman olsa da yorumum anca gelebildi :) Leo benim sevdiğim kitaplar arasına olduğunu söyleyebilirim :) Mia Sheridan'ın kalemine bayılıyorum. Başka Dilde Aşk kitabıyla zaten kalbimi fethetmişti ama Leo da çok güzeldi. Tabi ki Başka Dilde Aşk kitabı kadar iyi değildi ama zaten yazar Leo'yu Başka Dilde Aşk kitabından önce yazmış.

''Sana sonsuza kadarın sadece bir kelime,
sonsuz bir zaman dilimi ölçümü olmadığını,
kalbine sonsuza kadar değer vereceğim
bir yer olduğunu kanıtlayacağım.'' 

Kitap çok akıcı gerçekten Başka Dilde Aşk kitabı da çok akıcıydı ve bu süper bir şey. Kitaptaki her karakteri çok sevdim, aralarındaki ilişki çok güzeldi. kitabın konusu da güzel. Baya duygulu. Zaten yazarın kitaplarındaki o duyguyu güzel yansıtmasını, konuyu güzel ele almasını çok seviyorum ve bence başarılıda bu konuda.

Olaylar kolay tahmin edilebilirdi evet ama bence bu kitaptan bir şey kaybettirmedi. Okuru çok güzel bağladı kitaba. Kitapta geçmişe gidilip geliniyordu ve bu güzel ayarlanmıştı. Bazı şeyler dışında gayet güzel ve tatlı bir kitaptı. Biraz cinsellik vardı ve bazı yerlerde daha sonra olsaydı daha hoş olurdu ama olsundu. Keyif veren bir kitap ve okunması güzel oluyor. İnsanın kafasını rahatlatıyor ve bir yandan umarım benim de böyle tatlı bir aşkım olur dedirtiyor :D Kısacısı sevdiğim bir kitap oldu ama Başka Dilde Aşk kitabından sonra. O kitap başka :)

"Bütün dünya bir sirk gibi. Bazen neyi sergileyeceğini sen seçersin, bazen bu senin için seçilir. Arenayı kükreyip bağırarak, ateşten atlayacak kadar cesur olmadığımı düşünerek yeterince dolandım. Ama bütün zaman boyunca Evie sürekli orada sakince duruyordu.
"Ateşin yok olmasını sağlayamam," dermiş gibi duruyordu.
"Yanmayacağını garanti edemem. Ama bu halkayı senin için tutabilirim. Sabit ve güçlü bir şekilde durabilirim, çünkü sana inanıyorum. Çünkü sen benimsin."


Satın Almak İçin: D&R | Okuoku | Babil.com

19 Temmuz 2016 Salı

Kore Dizi Önerileri // Yabancı Diziler


Adı: Uncontrollably Fond - 함부로 애틋하게
Tür: Dram, Romantik
Yönetmen: Park Hyun-Suk
Senarist: Lee Kyoung-Hee
Yayıncı: KBS2
Bölüm Sayısı: 20
Bölüm Süresi: 60 Dakika
Yapım Yılı: 2016
Yayın Tarihi: 6 Temmuz 2016 - 8 Eylül 2016
Yayın Günleri ve Saati: Çarşamba & Perşembe - 22:00
Dili: Korece
Ülke: Güney Kore

Oyuncular

Kim Woo-Bin – Shin Joon-Young
Bae Suzy – No Eul
Lim Ju-Hwan – Choi Ji-Tae
Lim Ju-Eun – Yoon Jung-Eun
Yu Oh-Seong – Choi Hyu-Joon
Jin Kyung – Shin Young-Ok
Choi Moo-Sung – Jang Jung-Sik
Jung Soo-Kyo – Jang Kook-Young
Lee Seo-Won – No Jik

Konu

11 Temmuz 2016 Pazartesi

Lola ve Komşu Çocuk - Stephanie Perkins // Kitap Yorumu

Özgün Adı: Lola and the Boy Next Door
Seri: Anna and the French Kiss #2/3
Yazar: Stephanie Perkins
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Aslı Tümerkan
Türü: Genç Yetişkin, Romantik
Sayfa Sayısı: 320 (ciltli)
Goodreads Puanı: 4.02
Lola ve Komşu Çocuk, hem tatlı bir aşk hem gerçekçi bir dostluk hem de John Green ve Rainbow Rowell sevenlerin zevkle kucak açacağı bir kendini bulma hikâyesi.
                                                                    Geçmişinde kalan çocuk, gelecekteki aşkın olabilir mi?                     Henüz kendini geliştirme aşamasındaki tasarımcı Lola Nolan modaya inanmıyordu... O, kostümlere inanıyordu. Kıyafet ne kadar parıltılı, eğlenceli ve farklı, yani etkileyiciyse o kadar iyiydi. Ve Lola'nın hayatı, özellikle de seksi rockçı erkek arkadaşı varken mükemmele gayet yakındı.

Ta ki Bell ikizleri olarak da bilinen Calliope ve Cricket mahalleye tekrar taşınıp Lola'nın derinlere gömdüğünü düşündüğü acı verici geçmişini günyüzüne çıkarana kadar.                                                                                                                                                                                                        New York Times Çoksatan:
-2012 YALSA En İyi Genç Edebiyatı
-2013 ALA Rainbow Seçkisi
-2012 The Inky Awards Silver Inky Ödülü Adayı
-2011 Goodreads Choice Award En İyi Genç Yetişkin Romanı Adayı


Puanım; 3

Kitabı bir ara yarım bırakmak zorunda kaldım ama devam ettim ve etmesem de olurmuş yani dedim. Ya ben kitabı eh, idare eder düzeyde sevdim yani bir Cricket Bell olmasa okunmazdı bence kitap.

Hoşuma giden bazı şeyler oldu, komik bulduğum ve ilginç yanları var. Farklı bir kitap öncelikle alışılmış bir genç yetişkin/romantik türünde bir kitap değil. Dili, yazım şekli farklı ama kitabı çok sevemedim ya böyle bir şey eksikmiş gibi bilmiyorum böyle bir tuhaftı kitap çok benimseyemedim diyebilirim içime sinmedi :/

Öncelikle kitapta fazla olay yok ve durağan geçiyor bu da beni biraz sıktı. Karakterler iyidi diyebilirim ama Lola'ya gıcık olduğumu söylemeliyim hani sonlara doğru biraz daha iyidi belki ama ben Lola karakterini sevemedim. Farklı stili onu farklı yaptı ama hareketleri, davranışları bana böyle saçma geldi. Lola ve Calliope dışında bütün karakterler güzeldi ama o ikisi bana gıcık geldi sevmedim. Özellikle kitaptaki bazı olaylar bana saçma ve yersiz geldi gerçekçi bulamadım kitabı okuyacaklar için spoiler olmaması açısından örnek vermesem daha iyi.

Max ise bende soru işareti. Yazar Max'ı neden birden çift karakterli bir insanmış gibi yazmış ki. Yani başlarda sevdiğim ama sonlara doğru tokat atılası bir karakter olmasını istemezdim ama oldu. Ki Max olayı da olmasa kitapta olay yok. Kızabileceğimiz, nefret edeceğimiz ve kitapta aksiyon yaratacak bir karakter olmadığı için boşluğu Calliope yalanıyla, Max ise Lola'ya davranışı ile doldurdu gibi oldu. Ama benim için basit oldu. Bir türlü heyecan yakalayamadım kitaba karşı. Kitap güzel ve tatliş bir hikaye evet ama tuzsuz ya da baharatsız yemek gibi bana tat vermedi. Kitabın içi kapak tasarımı kadar canlı değildi :D Mükemmel bir tasarım yani kitabım baskısı çok çok güzel. Yabancı Yayınları gerçekten çok güzel işler ortaya çıkarıyor. Süper bir kapaktı ama içinin eksikliğini kapatamadı.

Kitabın bu kadar çok övülmesi de ister istemez bir beklenti oluşturuyor ve okuyacağım kitabın mükemmel olduğunu düşündürüyor en azından bana çünkü aşırı derecede övüldüğünü herkes biliyordur. Ama okuduğumda değişik oldu yani benim açımdan umduğumu bulamadım ve sıkıldım. Aslında orijinal bir kitap ve güzel de bir kitap ama bir şeyi eksikmiş gibi geldi, tam benimseyemedim hikâyeyi, olaylar basit geldi falan bilmiyorum belki bunda sonunu biliyor oluşum da etkili çünkü kitabın ismi belli, mutlu son olacağı belliydi yani. Kitabı okuyacaksanız eğer kesinlikle beklentisiz başlayın, sıradan bir hikaye okur gibi. Bu kadar çok sevilen kitabın bir sevmeyen olarak yorumunu yapmam zor oldu ama bunlar benim düşüncem sadece umarım okuyup seversiniz benim aksime.

Cricket kitabı parlatan karakter bence o olmasa ne olurdu bilemem ayrıca :D

9 Temmuz 2016 Cumartesi

Yolum Aşka Düştü - Meral Kır // Kitap Yorumu

Kitap: Yolum Aşka Düştü
Seri: Sancaktarlar Serisi #3/4
Yazar: Meral Kır
Yayınevi: Aspendos
Türü: Romantik, Polisiye
Sayfa Sayısı: 456
Goodreads Puanı: 4.47
Benim Puanım: 5/5

"Bir daha dünyaya gelirse âşık olacağı adamı insan ırkından seçmeye karar veren, şaşkın akademisyen Sena Tekin ve önce Sena'yı öpüp sonra, "Pardon, ben senin ağabeyin sayılırım," diyen Ahmet Sancaktar'dan soluksuz okuyacağınız bir roman…


Aşk Zor Oyunları Severdi Ama Bu Bir Oyun Değildi.
Bu, Tutkuya Yenik Düşenler İle
Yolu Aşka Düşenlerin Savaşıydı.

Severek yaptığı bir işe, harika bir nişanlıya ve güzel dostlara sahip olan Sena'nın tüm hayatı televizyonda izlediği bir haberle alt üst olur. Özenle kurduğu dünyası yavaş yavaş yıkılırken, hayatını geri alacağına dair tüm umutlarını kaybetmenin eşiğine gelir.
Ancak Sena'yı asıl korkutansa, yıllardır âşık olduğu Ahmet Sancaktar'ın onu korumak için her şeyi göze almasıdır. Çünkü artık genç kızın hem hayatı hem de kalbi tehlikededir… 

Ünlü ve zengin Sancaktar Ailesi'nin hırçın, asabi ve ukala olarak tanınan üyesi Ahmet Sancaktar'ın sevdikleri için yapamayacağı şey yoktur. Ancak girdiği amansız kovalamacanın içinde Sena'yı korumak için yaptıkları kendisini bile şaşırtırken, Ahmet'i asıl korkutan şey ise ayağına dolanan aşktır. Karanlıktaki düşmanla savaşmak mı, yoksa aşka karşı gelmek mi daha zordu?
Yaşayıp görmekten başka şansı yoktu…


Benim Yorumum

Ya bayıldım :D Meral Kır okuduğum ikinci kitabıyla da kalbimi fethetti ve en sevdiğim türk yazarlar arasına girdi. Cidden çok güzel kalemi var, kitabı okurken elimden bırakmak istemedim ama bitsinde istemedim çom güzel vakit geçirdim okurken.

İlk Aşkın Kokusunu Aldım kitabını okumuştum ve çok sevmiştim iyi ki Yolum Aşka Düştü kitabını da almışım çünkü çok sevdim :D

Bir kere çok güzel bir yazım tarzı ve kalemi var. Kitabın içinde ne ararsan buluyorsun yani gizem, gerilim, polisiye, aşk, romantik her şey var ve çok iyi uyum içindeler. Okuru bunaltmayan ve sıkmayan anlatımı, merak uyandıran yanı, akıcılığı, her sayfasında biraz daha şaşırtması, güzel karakterlerin güzel aşkları süperdi.

"Sevgi için çok uzun cümleler kurmaya,
onlarca kelimeler sarf etmeye gerek yoktu.
Bazen küçük bir bakış,
kalbinin söylemek istediklerini
senin yerine anlatabilirdi."

Ahmet'e ve Sena'ya bazı yerlerde kızıp hak verdim ve yaşadıklarını büyük bir keyifle okudum her ne kadar hoş olmayan şeyler de yaşansa da aralarında ikisine bayıldım. Özellikle sonda Sena'nın yaptığı aşk itirafı çok güzeldi yani o ortamda falan okurken ben bile heyecanlandım. Tıpkı Aşkın Kokusunu Aldım kitabında olduğu gibi bu kitapta da bolca şaşırtıcı şey oldu. Ummadığımız karakterlerden neler çıktı resmen.

Kısacası kitabı çok sevdim ve okuduğumda keyif aldım. Meral Kır'ın Aşkı Seçtim ve Aylardan Aşk kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum ve umarım Mehmet Sancaktar'ın hikayesini de kaleme döker de bizde okuruz :)

Kitap seri diye ilk kitabını önce alayım gibi düşüncelere girmenize gerek yok çünkü birbirinden bağımsız bir seri bu. Her kitapta farklı karakterler var ama hepsi Sancaktar ailesinin bir üyesi. Aşağıya hangi kitapta hangi karakterler var yazacağım zaten :) Bence bu yaz sıcağında kitabı okurken güzel dakikalar geçirebilirsiniz. Aslında bu konudan Aşkın Kokusunu Aldım kitabına yaptığım yorumda bahsetmiştim ama burada da bahsedeyim dedim.

Aylardan Aşk - Tanem ve Yağız
Aşkı Seçtim - Asya ve Doruk
Yolum Aşka Düştü - Ahmet ve Sena
Aşkın Kokusunu Aldım - Serra ve Barış

Serimizdeki karakterler bu şekilde ve ben Mehmet Sancaktar'ın hikayesini okumak için şimdiden sabırsızlanıyorum :D Bence romantik aşk kitabını polisiye ile birleştiren yazarımız Meral Kır'ı hepiniz seveceksiniz çünkü gerçekten güzel ve sizi kitabın içine çeken kalemiyle çok iyi bir yazar..


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...