30 Ocak 2016 Cumartesi

Kusursuz Plan - Fatih Murat Arsal // Kitap Yorumu + Okuma Etkinliği

Kitap: Kusursuz Plan
Seri: Zoraki Gelin 2
Yazar: Fatih Murat Arsal
Yayınevi: Ephesus
Tür: Romantik, Aşk
Sayfa Sayısı: 495 (ciltli)
Goodreads Puanı: 3.91
Benim Puanım: 3,5/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku












Arka Kapak

Tüm ışıldayan güzelliğine rağmen,
o da aldatılabilirdi! İncitilebilirdi! Kalbi kırılabilirdi!
Ama gururu yüzünden asla altta kalamazdı! 

Sevdiği erkeği elde etmek için garip bir plan yaptı.
Planı kusursuz olmalıydı. Öyle de oldu!
Gerçek niyetini kimse anlayamadı.
Amacına erişebilmek için parasını, dayanılmaz güzelliğini, şaşırtan zekâsını ve
çekici vücudunu ortaya koydu. 

Bundan daha iyi plan olur muydu?
Bir de duygularını ve arzularını gizleyebilseydi!

Hain planların bile eğlenceli olabileceği, nefes kesen tutkunun elle tutulabilir olduğu bir FMArsal romanı daha!

ozgurkitaplar

Benim Yorumum

Bir FMArsal romanı daha :) Kusursuz Plan kitabı Kitap Cadıları olarak düzenlediğimiz bir okuma etkinliği. Yayınevine katkılarından dolayı çok teşekkür ederiz burdan :)

Ben bu yazarın kitaplarını çok seviyorum ve en sevdiğim türk yazarlar arasında. FMA sevgim ilk Seni Sevmek İstemedim kitabıyla başladı. Seni Sevmek İstemedim bence o kadar güzel bir kitap ki ilk yayınlandığı zamanlar okumuştum süperdi. Sonra kitap baskısını alıp tekrar okumaya karar verdim ve ilk baskıdaki kapağı o kadar sevmiştim ki ama bulamadım baskısını ve aldığım baskıda çok güzel ve kapağıyla aşk yaşıyorum adeta 2013 baskısı bu arada :)) Neyse adam çok güzeldi kapaktaki ve zaten Fatih Murat Arsal o kadar güzel yazıyor ki karakterlerini çok seviyorum. Karakterleri gerçekten çok iyi ve karakterli kişilikler. Nasıl bir cümle kurduysam şu an :)) Yani yazdığı karakterler sevilmeyecek gibi değil.


Kusursuz Plan güzel bir kitaptı. Zaten FMA kitaplarının akıcılığı dillere destan. Gerçekten o kadar akıcı ki kitap elime aldığımda 150'den fazla sayfa okuduğum oluyor. Çok akıcı. Böyle akıp giden ve zamanın nasıl geçtiğini farketmediğiniz kitaplardan. Keyifli zaman geçirmek için ayrıca süper oluyor. Depresyondaki insanlara kesinlikle FMA öneririm çünkü depresyonda olduğunu bile unutturur insana :)

FMA kitapları seri olarak geçiyor ama birbirinden bağımsız oldukları için gönül rahatlığıyla istediğinizden başlayabilirsiniz ki ben Seni Sevmek İstemedim ile açılışı yapmanızı tavsiye ederim.

Biraz kitaptan bahsedeyim. Ebru soğuk ama çok güzel bir kadındır. Soğukluğu ise bir şirket yönettiğinden yani bir şirketi var ve yalnız yaşadığından kaynaklı. İşlerinin yoğunluğundan dolayı sevgilisi Yakup ile vakit geçiremeyen Ebru sürpriz yapmak için Çeşme'ye sevgilisinin yanına gitmeye karar verir. Fakat erkek arkadaşını başka biriyle görür yani onu aldattığına şahit olur. Çeşme'ye giderken yolunu kaybettiği için ona yardım eden Selim de bu olayın tanıklarındandır ve Ebru'nun kötü halini gördüğü için onun yanında kalmaya karar verir ve yardımcı olur. Evine dönmek istediği sırada kaza yapmasından korkan Selim onu ikna ederek kendi evine getirir. O evdeki tatilinde ve sonrasında bazı gerçeklerin farkına varan Ebru güzelliğini de içine katarak sevdiği erkeği elde etmek için kusursuz bir olan yapar.


Kısaca özet geçeyim dedim. Yani Ebru ve Selim aşkı nasıl başlıyor, olaylar nasıl gelişiyor, engeller nasıl aşılıyor hepsini kitabı okuyarak anlayabilirsiniz. Ben Selim ve Ebru'yu sevdim. Tamam kitapta bazı sevmediğim yerler oldu mesela biraz +18 kısımlarına dayalı olması gibi ama kurguya bakınca bence de olabilir. Çünkü bir plan bu ve bu planda kendisine aşık etmeye çalıştığı kişiyi güzelliğiyle etkilemeye çalışan bir insan Ebru. Böyle düşününce bana doğal geliyor ki zaten aralarındaki çekimde su götürmez bir gerçek. Eh tabi Selim de çekim hissedilmeyecek bir erkek değil yani :* :D


FMA kitaplarında zayıf bulduğum bir kitap Kusursuz Plan ama yine de keyifle okudum ve okurken eğlendim, insanı kendisine çok güzel sevdiriyor. Ben size kesinlikle FMArsal kitaplarına göz atmanızı öneririm.

Güzel zaman geçirmek için, keyifli ve eğlenceli vakit için size sadece Kusursuz Planı değil FMA kitaplarının hepsini öneririm. Özellikle Ephesus Yayınları çok güzel baskılarla kitapları tekrar çıkardı duyurulur :)) Ve Kusursuz Plan'ın cildide bir tatlı değil mi? :))

Ayrıca 2 kişiye çekiliş ile verilecek olan Kusursuz Plan kitabını kazanmak için İnstagram ve Facebook sayfalarımıza bekleriz. Ayrıca yorumumda paylaştığım alıntılar için kitaplarinsenfonisi'ne çok teşekkür ederim :)


19 Ocak 2016 Salı

Pinokyo'nun Rüyası - Selvi Atıcı // Kitap Yorumu

Kitap: Pinokyo'nun Rüyası
Yazar: Selvi Atıcı
Seri: Kayıp Şehir 2/4
Yayınevi: Nemesis Kitap
Türü: Romantik, Aşk
Sayfa Sayısı: 464 (ciltli/ciltsiz)
Goodreads Puanı: 4.75
Benim Puanım: 5/5
Satın Almak İçin: D&ROkuoku










Arka Kapak


Gecenin karanlığı üzerine en derin koyuluğuyla çöktüğünde Gazel, bir binanın en üst katındaydı. Ve o binadan canlı çıkması imkânsızdı. Hayatta tek bir kez bile olsa, geleceğiyle ilgili bir kararı kendisi verebilmek istedi. Nasıl öleceğini seçebilmek istedi. Onu kovalayan adamlar çoktan o binaya girmiş ve merdivenleri çıkmaya başlamışlardı. Birazdan yakalanacaktı. Ve yine, birilerinin onun adına verdiği kararları uygulamak zorunda kalacaktı. Başkalarının elinde oyuncak olmaktansa, ölmeyi tercih etti. Ve kendini boşluğa bıraktı.

Aynı gece, Ömer’in üzerine de kopkoyu bir karanlıkla çökmüştü. Bütün gün hastalarıyla ilgilenmiş ve ameliyattan ameliyata koşturmuştu. Trafikten kurtulmak için girdiği ara yolda ilerlerken aklından geçen karmakarışık düşünceler, büyük bir gürültü ve sarsıntıyla bölündü.

Pat!

Arabasının üzerine bir şey düşmüştü. İlk anda ne olduğunu anlayamadı ama birkaç saniye sonra ön camına doğru uzanan bir kadın eliyle karşı karşıya kaldı. O el Ömer’e, ‘beni tut’ diye yalvarıyor gibiydi.
O eli tuttuğu anda, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ne Ömer için; ne de Gazel için…


Benim Yorumum

Aşık oldum aşık oldum kitabın kapağına aşık oldum :D Öyle tatlı ki ama :) Çok güzel bir albenisi var çok tatlı bir kapak renk uyumu falan da süper. Ben kitabın ciltli baskısını aldım biliyorsunuz yayınevi çok güzel bir şey yapmış hem ciltli hem de karton kapak baskılı yapmış. Bende ciltli baskısını aldım ciltli kitaplar ayrı bir güzel. Söze kitabın kapağından başlayayım dedim. Çok güzel kapağı ilk gördüğümde bayıldım bence insanı çeken bir yapısı var ve çok tatlı olduğu için aldım. Bu kız gerçek mi ya falan dedim hatta kendi kendime :)) Kapağa bayıldığımı söyleyerek cidden çok güzel ama sözümü bitireyim çünkü kapaktan konuşmaktan yorum yapamayacağım :)



Kitabın konusunu anlatayım biraz. Gazel yaşadığı ailevi sorunları yüzünden ve ailesine bakmak için paraya ihtiyaç duyar. Babasını küçükken kaybeden ve hasta ailesine bakmak içinde okulunu bırakmak zorunda kalan bir kız. Annesinin ameliyatı için çalıştığı işten yeterince para kazanamaz ve farklı bir yola başvurur ama bu da belaları peşinden getirir. Hayatı daha da kötüye giderken kendisini bir binanın tepesinde bulur ve peşinde de onu öldürmek isteyen adamlar. Bir kez olsun kendi hayatı hakkında seçim yapmak, bir kere olsa da kendisi için kendi karar vermek ister ve en azından nasıl öleceğini seçer. Adamların elinde ölmektense kendisi binadan atlar.

Ömer o gün bir çok ameliyata girmiş, hastalara bakmıştır. Yorgun yorgun trafikle uğraşmak istemediği için de ara sokakları tercih eder. Fakat bir anda arabasının tepesine düşen bir şeyle durur ve bunun bir insan olduğunu anladığı anda hayata döndürmek için elinden geleni yapar. Kurtardığı kişinin yani Gazel'in yaşadığı şeyleri öğrenince ve Gazel için kalacak bir yerde olmadığı için ona kalacak bir yer bulana kadar kendi evinde kalmasını söyler. Burdan sonrası için kitaba bakın bence çünkü biraz daha konuşursam spoiler vermekten kaçınamayacağım :)

"Nefes almak için sana mecburum. Ruhumu sende unutmuşum. Senden nasıl vazgeçebilirim?"

Bu yazarın okuduğum ikinci kitabı ilki Kayıp Şehir serisinin ilk kitabı Kimliksizdi. Kimliksizde yazarın kalemini çok sevmiştim eh bu türde sevdiğim için ikinci kitabını da almak istedim ki zaten kapak al beni diye bağırıyordu. Pinokyo'nun Rüyası kitabını da sevdim. Kalemi, karakterleri falan güzeldi. Akıcı, eğlenceli, romantik ve meraklandırıcı bir kitap. Konusu da güzel. Ben sevdim yani kitabı. Elimden bırakmak istemedim bir sayfa daha, bir bölüm daha diye diye kitap bitti halbuki hiç bitmesin istediklerimdendi. Kitabın anlatımı güzeldi, duru, akıcı ve merak ettiren bir yapısı olduğu için bırakasım gelmedi.

Gazel masum, güzel ve ağır şeyler yaşayan bir kız. Sakin, doğal, güçlü ama bir de yalancı. Bu yüzden Ömer ona Pinokyo lakabını takıyor ki bu çok güzel. Bir de küfürleri yok mu :)) Ömer'in terbiyesiz diye dalga geçtiği yerleri ve her seferinde şaşırmasını çok sevdim ya. Çikolataya aşık. Çok seviyor ve her defasında Ömer ona mutlaka çikolata alıyor ve yanına da güzel mi güzel komik mi komik notlar bırakıyor. Kıskanmadım değil yani :))

"Kalktığımda seni yanımda göremeyeceğim diye ödüm patladığı için uyumaktan korkuyorum ben, Gazel. Bunu yaşadım. Çektiğim acıyı anlayabilmen için benim yerimde olman lazım. İstesem de sana anlatamam. Seni aldattığımı düşünmen hem diğer kadınlar artık gözüme hemcinsim gibi görünmeye başladı. Garip ama gerçek bu!"

Ömer çok tatlıydı. Bir doktor, cerrrah. Herkesin böyle bir doktorum olsun diyeceği türden hem de :) Bildiğimiz bir karakterdi gerçi ama kitapta da güzel durmuş. Çapkın, yakışıklı, zengin, yardımsever. En çok yardımseverliğini sevdim. Gazel için yazdığı notlar zaten kıskanılmayacak türden değil. Kıskandım. Çikolata sevdalısı Gazel'e her gün aldığı çikolata ve yazdığı not süper. Her kıza lazım bu Ömer'den :)

Kimliksiz kitabından sevdiğim karakterleri de gördüm kitapta ve çokta güzel oldu. Aralarında geçen diyalogları falan çok güzeldi. Deryal'in hikâyesini Kimliksiz de okumuştuk ama ben Adem ile Şirin'i de çok merak ediyorum. Adem'i iki kitapta da çok sevdim ve kitabı çıksa favorilerime girer gibi :) Yazara burdan bir sesleniş lütfen Adem de gelsin diye :)

"Turnayı gözünden vurmuş, farkında değil."
"Yanılıyorsun. Turna onu kalbinden vurmuş."


Bir de Ömer'in bir dövmesi var. Baya baya herkesin dilinde olan :D Dövmenin ne olduğunu öğrenince de bir gülmedim değil. Gerçekten ilginç ergenlik dramı imiş :Dd Ama cidden Ömer çok iyi bir karakter olmuş bayıldım. Gözler burada kalp :)) *,*

Kitapta Ömer ve Gazel'in karşılaşma anını sevdim. Bana değişik yani özgün geldi. Yani bilindik bir karşılaşma değil sonuçta yani kaçının arabasının üstüne bir kız düşer ki bunu bırakın bir de arabadakinin doktor çıkması nasıl denk gelir :)) Yani benim başıma böyle bir olay gelse direk betona çakılırım ben de anca o şans var çünkü :D O açıdan da hoş yani ben orayı sevdim. Tatlı bir hikâye ve anlatımı, konunun ilerleyiş biçimi falan güzel. Kahkaha da attırıyor, hüzünde verdiriyor aşıkta ediyor yani.

"Hayatını elleriyle kazanan biri için çok umursamaz davranıyorsun."
"Ne yani, sana çarpıp durmasına ve sonunda da bir yerini yaralamasına izin mi verseydim."
"Kendini tehlikeye atmak zorunda değildin."
"Hangi tehlike, yavrum? Ben bir tehlike göremedim."
"Ya hepsi sana dalsaydı."
"Yine sokak ağzıyla konuşuyorsun. Ayrıca kalbimi de kırıyorsun. Hanım evladı gibi mi duruyorum?"
"Mahalle serserisi gibi görünüyorsun." 

Ben Ömer'in geçmişte yaşadığı ailesiyle ilgili sorunları vardı ve sonunda olan olayda hani biraz üzülmesin değil babasına. Evet kötü bir şey yapmış ama onlar içinde bir mutlu son bekliyordum. Ama yaptığı kötü evet bu yüzden hak verebiliyorum Ömerciğime. Ömerciğime bak. Ya çok tatlı.

Neyse yazarın kalemine bayıldım kitabı da çok sevdim herkese de tavsiye ederim özellikle bu tür severlerine. Benim bu türde bayıldığım 3 yazardan birisi Selvi Atıcı ve 3. kitabı Gitme'yi sabırsızlıkla bekliyorum. Bir kaç alıntısını da okudum daha bir merak ettim çıksa da okusam modundayım :)
Ayrıca Fatih Murat Arsal da bu türde çok iyi yazar onun da kalemine hastayım :))

13 Ocak 2016 Çarşamba

Derin Tutku - Samantha Young // Kitap Yorumu

Kitap: Derin Tutku
Özgün Adı: Into to Deep 
Yazar: Samantha Young
Seri: Into The Deep 1/2
Yayınevi: Dex Yayınları
Çeviri: Belgin Selen Haktanır
Tür: Yeni Yetişkin, Romantik
Sayfa sayısı: 
356
Goodreads Puanı: 
4.12
Benim Puanım: 4/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku











Arka Kapak

Küçük bir kasabada kendi halinde yaşayıp giden Charley, büyük bir şehirden gelen Jake’le tanışınca dünyaya bambaşka gözlerle bakmaya başlar. Charley’yi yepyeni duygularla tanıştıran Jake, ona sonsuza kadar birlikte olma sözü verir. Ama beklenmedik bir trajedi, bu aşkı paramparça eder. Charley Jake’in izini kaybeder.

Dört yıl sonra, Jake’i artık aklından söküp attığına inanan Charley’yi, bir yıllık yurt dışı eğitimi için gittiği Edinburgh’da inanılmaz bir sürpriz karşılar: Hayatının aşkı Jake, yeni kız arkadaşıyla aynı üniversitede okumaktadır!

Büyük aşkların kıvılcımları beklenmedik köşelerde gizlenir;
derinlerde yakılan ateşler her zaman kolay küllenmez…
Derin Tutku, okuru aşkın izlerini takip etmeye çağırıyor.


Benim Yorumum

Gece 12'de başlayıp sabah 4'e kadar okuduğum ve sonunu gündüz okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Cidden elimden bırakamadım. Kurgusunu çok sevdim ve yazarın kalemi de çok güzel. Biraz konudan bahsedeyim.

Yaz tatilinden dönen Charley'e arkadaşları bir parti hazırlar. Jake ile orada tanışan Charley sevgili olurlar. Her şeylerini birlikte yaparlar, tüm ilkleri birlikte yaşarlar, birbirlerine sözler verirler. Ama yaşadıkları yer küçük bir kasaba olması ve Jake ile ailesinden hoşlanmayan insanların olması işleri zorlaştırır. Onlardan hoşlanmayan Brett'in sarhoş olduğu bir partide yaptıkları işleri daha fazla çıkmaza sokar ve olanlar yüzünden kötü hissedip kendini suçlayan Jake'e yaşadıkları ağır gelir. Jake ve ailesi tehdit edilir, evlerinin camları indirilir. Bunlara dayanamayıp kasabadan ayrılırlar. Ama bu Charley için çok kötü olur özellikle de Jake ile son konuşmasından sonra.

Jake kendini toparlar ve aradan 4 yıl geçer. 4 yıl sonra yine bir partide karşılaşan Jake ve Charley için sürprizler devam eder. Edinburgh'a üniversite için giden Charley hiç beklemediği kişiyi Jake'i görünce çok şaşırır ve unuttuğu acıları tekrar gün yüzüne çıkar. Ama asıl sürpriz Jake'in Charley'in orada olduğunu bildiği halde Edinburgh'a gelmesidir üstelik yeni kız arkadaşı ile.

Kitap bölümlerden oluşuyor ve bu bölümler bir geçmiş bir gelecek olarak ayrılmış. Ben sevdim o yanını ve meraktan öldüm. Yani Jake ve Charley'in ayrılma sebeplerini ve geçmişlerini merak ettim. Öğrenince hiç tahmin etmediğim bir şey çıktı ve ben şok :O Jake ve ailesinin yaşadıkları gerçekten de ağır şeyler ve bunu kitapta çok iyi anladım. Üstelik henüz 16 yaşında bir çocuk olan Jake için yaşadığı şey ağırdı.

Yazarın okuduğum ilk kitabı ve çok güzeldi. Kalemini çok sevdim. Konu, kurgu, karakterler, çeviri falan güzeldi bazı kelime hataları dışında. Kitap akıcı ve kolay okunuyor zaman su gibi aktı okurken. Kitabın sonunu fazla tatmin edici bulamasam da serinin devamının oluşuna bağladım. 

Charley'in sevimliliğini ve hazır cevaplılığını çok sevdim. Jake ise bazen beni deli ediyordu. Hareketleri falan yani bazen ne yapıyorsun, kendine gel, salaklaşma diyerek bir dürtesim geldi :dd

Melissa'ya sinir oldum. Grup üyelerini çok sevdim ama Matt ve Lowe biraz sinir bozucuydu. Beck ve Claudia ilişkisini merak ediyorum. İkiside kötü şeyler yaşamışlar. Beck ve Claudia'nın yaptığı bazı şeyler hoşuma gitmedi ama onu kendi dilinden okuyamadığım için anlayamam. Rick ve Andie ilişkisi de merak uyandırdı bende. Andie Charley'in ablası. Rick ile Andie tanışması falan güzele benziyordu. Umarım bu iki çiftinde ayrı kitapları çıkar da okuruz.

Kitap seri ikinci kitabı var ve kim bilir ne zaman çevrilir. Umarım çevrilir de okuruz. Yazarın kalemini çok sevdiğim için diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum umarım en kısa zamanda alıp okurum :) 

Kitabın kapağı da çok iyi yani orijinalden daha güzel. Ayrıca kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz, Dex hazırlamış ve güzel bir tanıtım olmuş :)





11 Ocak 2016 Pazartesi

Bir Başka Mavi - Amy Harmon // Kitap Yorumu

Kitap: Bir Başka Mavi
Özgün Adı: A Different Blue
Yazar: Amy Harmon
Yayınevi: Yabancı
Çeviri: Arzu Altınanıt
Türü: Yeni Yetişkin, Dram
Sayfa Sayısı: 386
Goodreads Puanı: 4.23
Benim Puanım: 3/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku











Arka Kapak

Bir Başka Mavi, hiç kimsenin "birisi" olmasının...
alışılmadık bir dostluğun, umudun iyileşmeye
ve kefaretin aşka dönüşmesinin hikâyesi.

Blue Echohawk kim olduğunu bilmiyordu. Gerçek adından ya da doğum gününden bihaberdi. İki yaşında terk edilmiş, bir başıboş tarafından büyütülmüş ve on yaşına kadar okul yüzü dahi görmemişti. On dokuz yaşına geldiğinde, yaşıtları üniversiteye ya da yeni hayatlarına doğru giderken, Blue hâlâ lise son sınıftaydı. Annesiz, babasız, inançsız ve geleceksiz Blue Echohawk aynı zamanda zorlu bir öğrenciydi. Sertti ve kendi bildiğini okuyordu. Ayrıca son derece çekiciydi. Yani, genç bir İngiliz olan ve sorun çıkaranları kanatları altına almaya meyilli ve Blue'yu çözmeye kararlı tarih öğretmeninin tam tersiydi.

Âşık olmak, kim olduğunuzu bilmediğinizde zor olabilir. Kim olduğunu ve sizinle neden birlikte olmaması gerektiğini tam olarak bilen birine âşık olmak ise imkânsızdır.

Övgüler

"Şimdiye kadar bir karaktere hiç bu kadar bağlanmamıştım. Mendillerinizi kapın ve uzunca bir süre oturmaya hazır olun, çünkü bu kitabı bitirene kadar bırakmak istemeyeceksiniz!
-Read This ~ Hear That-

"Amy Harmon'ın yarattığı hikâyeler ve karakterler, bir şekilde içime işliyor ve kalbimi yıkıp geçiyor."
-Brittany and Bianca Blab Books-

"Bir Başka Mavi'nin duygusal şiddeti okurları sarsacak. Amy Harmon büyüleyici bir hikâyeye imza atıyor ve bir kez daha okurlarını kelimelerin ötesinde etkilemeyi başarıyor."
-Romantic Reading Escape-


Benim Yorumum

Yorum girmeyeli uzun zaman oldu kusura bakmayın ama hiç vaktim yoktu. Sınavlar, ev işleri, misafir falan derken okumaya hiç vakit bulamadım. Sınavlar beni bitirdi zaten umarım iyi olur :) Neyse sonunda senenin ve ayın ilk kitabı bir başka mavi yorumum ile geri döndüm. 

Kısaca bir konuyu anlatayım sonra da yorumuma geçeyim. Blue Echohawk iki yaşlarında Jimmy adında bir adam tarafından terk edilmiş bir şekilde bulunur. Jimmy onu büyütür ama Blue babası sandığı Jimmy’i kaybettiğinde yalnız kalır ve Jimmy'nin ablası yani halası Cherly ile yaşamaya başlar. Kendini Jimmy’den öğrendiği ağaç oymacılığına verir ama bu ona yalnızlığını ve yaşadığı kaybı unutturmaz. Yaşadığı hayat yüzünden okula gidemeyen Blue 19 yaşında hâlâ lise son sınıftadır ve tarih dersine giren Bay Wilson ile tanıştığında ki güzel atışmalarını okumak zevkliydi hayatı değişmeye başlar. 


"Pişmanlıktan kaçmanın bir yolu yok.
Bunun aksini söyleyen olursa kulak asma.
Pişmanlık yaşamın ağızda bıraktığı
kötü tattır." 

Zaten arka kapakta kitabın konusu gibi okuyunca en azından ne okuyacağınız hakkında bir fikir sahibi oluyorsunuz. Ben yazar Amy Harmon'a Tersyüz kitabından sonra vurulmuştum. Yani kalemini, yazış tarzını, kurgu ve karakterleri falan her şeyini yani çok sevmiştim. Tersyüz çok sevdiğim ve unutamayacağım bir kitaptır ki herkese de tavsiye ederim :)

Ama Bir Başka Mavi beni o kadar cezbetmedi. Kitabın sevmediğim yanları oldu söyleyemem kitabı okuyacaklar için spoiler olmasın diye ama keşke olmasaymış dedim. Sevdiğim de çok yanları oldu bu yüzden ortada kaldım 3 puan verdim :)

Ben bir başka mavi de yine yazarın kalemini sevdim o kadar güzel ki su gibi geçiyor zaman ve okudukça okuyası geliyor insanın ama bitince bir durgunluk çöküyor keşke bitmeseydi diye. Kalemi çok güzeldi yani ama bir o kadar güzel olan da duyguyu yansıtması. Bence okura duyguyu çok güzel yansıtıyor ben çok seviyorum o kadar ki gözlerimin dolduğu yerleri bile var. Kurgu da güzel ama keşke farklı bir şekilde işleseymiş de dedim. O yüzden kırdım puanı zaten. Kırmanın diğer bir sebebi de kitabın sonu. Bana sonu aceleci ve karışık geldi. Tesadüfler silsilesi gibiydi ya. O nasıl ordan çıktı, nasıl ya, hadi canım.. diyerek bitti kitap. Domino taşı gibi. Bir hata mahvediyor hayatları.

Karakterlerden en sevdiğim Bay Wilson yani tarih hocasıydı. Çok tatlı bir adamdı ya :)) 22, 23 yaşlarında bir öğretmen ve dersi işleyiş şekli çok hoşuma gitti. Wilson'ın da geçmişte yaşadığı bir takım sorunlar vardı ve bu yüzden Blue ile de ortak noktaları oluyor. Blue'ya yardım ediyor ve onun yanında oluyor. Wilson'ın Blue ile öyle klasik, klişe bir öğretmen öğrenci ilişkisi yok bu yanı güzel.

Alçak bir sesle, "Yaşlı adam ne dedi?" diye sordum. 
"Merak etmememi söyledi.'Kadınlar ağlarlar. Eğer senin yüzünden ağlıyorsa
seni hâlâ seviyor demektir' dedi."
Wilson, yaşlı adamın titrek sesini taklit etmeye çalışmıştı. 
Bana baktı ve muzip bir ifadeyle gülümsedi.
"Ağlamayı bıraktığın zaman endişelenmem gerektiğini söyledi."

Blue karakterinin güçlü oluşunu sevdim. Aldığı kararlar, yaptıkları, davranışları tartışılır tabi ama duruşu yani güçlü oluşu güzeldi. Jimmy'den öğrendiği ağaç oymacılığı sanatını yapması güzeldi. Yazar öyle güzel anlatmış ki oymacılığı benim de bir yapasım geldi yani :) 20 ya da 21 yaşında tam olarak yaşını bilmiyor çünkü Jimmy onu bulduğunda 2, 3 yaşlarındaymış yanında kimlik falan yokmuş. Jimmy ile yaşadığı için ve Jimmy de hep seyahat ettiği için bir yerde uzun süre yaşamadıkları için düzenli bir okul hayatı olmamış. Bu yüzden liseyi geç bitirmek zorunda kalmış.

"Kalbi kırık ve incinmiş hissediyordum. 
O gece Tanrı'ya yalvardım.
İstediğim şeyin sevgi olduğunun farkında bile olmadan 
sevgi için hüngür hüngür ağladım."

Kitabı ne sevdim ne de sevmedim. Duygusu çok güzel ama sevmediğim yanları, olmasaydı dediğim yanları vardı. Akıcı, çabuk okunan bir kitap. Çevirisi güzel evet ama sanırım matbaadan kaynaklı bazı kelimelerde hata var. Kapağı da güzel yani orjinal kapaktan daha güzel. Herkesin bir şeyler öğrenebileceği bir kitap yine de. Çünkü işlenen konu güzel.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...