25 Mart 2016 Cuma

[ 24. Blog Tur ] Her Şey - Nicola Yoon // Kitap Yorumu + Yazar Bilgisi

Kitap: Her Şey
Özgün Adı: Everything, Eveything
Yazar: Nicola Yoon
Yayınevi: Pena Yayınları
Çeviri: Funda Tatar
Sayfa Sayısı: 344
Goodreads Puanı: 4.04

"En Büyük Risk Hiç Risk Almamaktır."

Bazen en sevdiğim kitapları sondan başa tekrar okurum. Son bölümden başlar ve başa kadar tersten okurum. Bu şekilde okuduğunuzda, kitabın bölümleri de umuttan çaresizliğe, kendini tanımaktan şüpheye doğru gider. Aşk hikâyelerinde çiftler sevgili olarak başlar, sonunda yabancı olurlar. Yetişkinliğe ulaşma kitapları yolunu kaybetme hikâyelerine dönüşür. En sevdiğiniz karakterler yeniden doğar.  Benim hayatım bir kitap olsa ve tersten okunacak olsa, hiçbir şey değişmezdi. Bugünün dünden hiçbir farkı yoktu. Yarın da bugünle aynı olacaktı. Maddy'nin Kitabı'nda, bütün bölümler birbirinin aynısıydı.                                                                                      Olly'ye kadar.





İşte güzeller güzeli tur konuğumuz :)
Çok çok güzel bir kitaptı. Pena Yayınları kitabı çok güzel hazırlamış ayrıca. İç ve dış tasarımı çok güzeldi ve okurken çok eğlendim. Kitabın içindeki çizimler harikaydı ve bu güzel çizimleri yazarımızın kocasının yapmış olmasıda çok tatlı. İki günde bitirdim ve bitmese daha iyidi :D

Kitabın anlatımı çok iyidi. Okunması kolay ve akıcı ilerledi. Kitaba başladım sonra bir baktım bitmiş sonra üzüldüm niye bitti diye sonra sayfalara tekrar göz gezdirdim sonra koyduğum post-it'leri tekrar okudum yani kitabı elimden bırakmamak için ne gerekiyorsa yaptım ama acı son kitap bitti :D 


Kitabı o kadar çok sevdim ki tekrar okurum. Yani kitabın o duygusu, yazarın duyguyu yansıtması süperdi. Olaylar, karaktarler çok iyidi. Konuyu çok sevdim. Yazar favorilerim arasına girdi ve sonraki çıkacak kitabını büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum. Kalemi çok güzeldi, beğendim.

2016 yılının favori kitapları arasına girdi bile. Diyaloglar, mesajlaşmalar çok keyifli ve aynı zamanda hüzünlüydü okurken çok hoşuma gitti. Güldürdü, ağlattı, neşelendirdi, hüzünlendirdi. Bir sürü bir sürü duygu yaşattı bana. Kızdım, hak verdim, sinirlendim, üzüldüm, ağladım sonra güldüm ve bu döngü devam etti :D Ve sonunda da çok iyi şaşırttı. Beklenmedik ve sürpriz oldu yani sonu mükemmeldi. 


Olly karakterine gelirsem bayıldığım karakterlerden olduğunu söyleyebilirim. O enerjik hali ve tatlılığı süperdi. Kelebek etkisi, hayat enerjisiydi adeta. En başından beri Madeline'in yanında durması çok hoştu.
Madeline'in ise kararları ve inatçılığı ayrıca kitapları seven yanı çok güzeldi. Hemşiremiz Carla'da çok tatlıydı.

Biraz kitapta ne okuyacağımızı anlatayım. Madeline'in bir hastalığı var. Balon bebek hastalığı olarakta bilinen ve ender görülen Ağır Kombine İmmün Yetmezliği (AKİY) hastalığı. Yani Madeline'nin Dünya'ya alerjisi var ve dışarı çıkamaz, birine dokunamaz ya da canı herhangi bir şey istediğinde kafasına göre yiyip içemez çünkü her an hastalığı tetiklenebilir. Bu yüzden 18 yıldır evde hapis gibi yaşıyor çünkü evleri son derece sterilize ve Maddy'nin yaşayabileceği şekilde dizayn edilmiş. Madeline için her gün birbirinin aynıydı ta ki yan eve taşınan Olly'i görene kadar. İşte o zaman hayatı değişmeye başlıyor. Ve her ne olursa olsun hayatını kendi istediği gibi yaşamaya karar verdiğinde ise olanlar oluyor.


Şaşırtıcı ve eğlenceli anlatımıyla bu harika kitabı herkese öneririm çünkü bu kitaba bayıldım ya :D Bence sizde seveceksiniz çünkü kitabın çok tatlı bir anlatımı var ve çizimler, diyaloglar ve Olly ile Maddy (madeline) sizi etkileyecek. Ama her kitap için olduğu gibi bu kitap için de beklenti dozunu ayarlayın çünkü beklenti hiç bir zaman iyi değildir.


Tabi ki Olly'i okurken sizde Madeline ve biz gibi kelebek ayaklanmasından bayılacaksınız :D










Biraz da tatlı yazarımız Nicola Yoon'u tanıyalım. Nicola Yoon, Jamaika (ada) ve Brooklyn (Long Island parçası) büyüdü. Şu an çok sevdiği kocası ve kızı ile Los Angeles, CA'da yaşıyor. Her şey, yazarın ilk romanı. The Sun Is Also a Star isimli bir kitabı daha var ama henüz yazılma aşamasında. Umarım kısa zamanda yayın hakları alınıp, ülkemizde de satışa sunulur. :)
Aşka inanan umutsuz bir romantik kendisi. We Need Diverse Books'un (kitaplara ihtiyacımız var) bir üyesi. Eskiden takılar yaparmış ve karoakeyi seviyormuş fakat şarkı söylemezmiş çünkü sesinin kötü olduğunu düşünüyor. Fransa da şarap ve peynir için yaşayabilirim, diyor ve Kore'nin de Kimchi & Galbi'sine bayılıyor. Yazarımızı twitter.com/NicolaYoon ve instagram.com/nicolayoon hesaplarından takip edebilirsiniz.





"Her şeyi istedim, Olly.
Seni ve bütün dünyayı istedim.
Her şeyi istedim."


6 Mart 2016 Pazar

Gitme - Selvi Atıcı // Kitap Yorumu

Kitap: Gitme
Yazar: Selvi Atıcı
Seri: Kayıp Şehir 3/4
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 494 (ciltli)
Goodreads Puanı: 4.84


"Bugün sana âşık oldum."                                                                                             Nefret ve aşk arasındaki mesafe ne kadardır? Kilometrelerce mi?                   Belki bir adım kadar yakındırlar birbirlerine... Belki de aralarında zerre kadar dahi uzaklık yoktur. Üstelik birbirlerine dönüşmeleri öyle hızlı gerçekleşir ki, hiçbir kalp nasıl sevdiğinden bir anda nefret ettiğini, sonra onu yeniden nasıl sevdiğini anlayamaz.                                                     Sırılsıklam aşık olan bir kadın... Tek gecelik ilişkilerin adamı olan bir erkek...                                                                                                Ve geçirilen tek geceden sonra birbirinden nefret eden ya da belki tamamen âşık olan iki insan...                                                   Gerçekte hissettikleri şeyin ne olduğunu keşfetmeleri ise hiç kolay değil…                                                                                       Gitme, aşkın ve nefretin sınırlarında dolanmanıza neden olacak.




Uzun zaman önce bitirdiğim ama yorumu yapmaya bir türlü fırsat bulamadığım kitabın yorumu ile geldim. Aslında arada başka kitaplarda bitirdim ama bloguma sadece çok sevdiğim kitapları uzun uzun anlatarak yazmaya karar verdim bu yüzden arada okuduğum kitapların yorumlarını instagram ya da goodreads hesaplarımdan takip edebilir istek gönderebilirsiniz.

Selvi Atıcı kalemini çok seviyorum ve böyle tatlı ve güzel aşkları anlatan, kaleme alan yazarlardan bir tanesi olan Selvi Atıcı'nın kitaplarını da okumak çok hoşuma gidiyordu. Yazarın gelecek kitaplarını da büyük bir merakla beklediğimide söylemek isterim.

Gitme benim karakterlerine, kurgusuna, yazılış tarzına, duygusuna yani herşeyini çok sevdiğim bir kitap oldu ki zaten yazarın kalemi sevilmeyecek gibi değil.


"Bana bir gün
Hayat'ını avuçlarının arasında tutacaksın
deselerdi inanmazdım. Koca bir hayat
avuçların arasına nasıl sığabilirdi ki?
...Sığabiliyormuş."


Tunç Mirza Yiğit. Çok tatlı ama ya :** Kendisi serinin ilk kitabı Kimliksiz kitabında Deryal Yiğit'in oğlu ve Deryal kadar hatta daha çok seveceğiniz bir kişi kendisi. Tunç Mirza aşık olduğum karakterlerden her ne kadar kitabın bazı yerlerinde kendisini tokatlamak, yumruklamak istediysem de sonrasında kendisine bayıldığım biri haline geldi. Burda da yazarın kalemine övgüler yağdırmamak imkânsız :)

Ancak bu kadar bir karakteri dövmek, sularda boğmak ve işkence etmek istediğim -Hayat'a yaptıklarından sonra az bile :D- âşık edebilirdi yazar bizi. Nefret ve âşk arasındaki çizgi bu olsa gerek.

"Burnun aktığında burnunu silmek istiyorum.
Ayakların ağrıdığında ovmak istiyorum.
Seni ilgiye boğmak, seni şımartmak istiyorum.
Sana hediyeler almak, imkânım
neyi el veriyorsa ayaklarına sermek,
her sözünü emir kabul etmek istiyorum.
Seni yatağımda, yanımda,
tenimde istiyorum."


Tunç Mirza küçükken yaşadığı bir travma sonrası kendisini sevdiklerinden, ailesinden soyutlar. Çünkü yaşadığı acıyı bir daha yaşamak istemez ve eğer onlardan ayrı kalırsa bu acıyı yaşamayacağına inanır. Fakat Hayat, dengeleri bozar hem de bunu bir anda, tek bir gecede yapar. O gece birbirlerine karşı hissettikleri tutku ve çekim hayatlarını değiştiricek bir nefrete dönüşür. Birbirleriyle zorla evlenmek zorunda kalırlar ve bu birbirlerine karşı pişmanlıklara, geri dönülemez hatalara yol açar. Peki sizce bunların üstesinden nasıl gelecekler? Tunç Mirza ve Hayat arasındaki ilişki nasıl ilerleyecek? Kesin cevabı kitabı okuyarak öğrenebilirsiniz.

Kitap süper ilerliyor, sayfaları çevirirken hangi ara bu kadar okudum dedirtiyor. Okurken çok eğlendim ve keyif aldım. Böyle aşk kitaplarını seviyorum ben ve siz de seviyorsanız alın okuyun derim. Tunç Mirza kesinlikle hepinizin kalbini feth edecek. Çok akıcı ve sonlara doğru bitmesin diye yakınırken bittiğinde tekrar okumak istediğim bir kitap oldu. Bayıldım diyebilirim. Kimliksiz ve Pinokyo'nun Rüyası kitaplarını da çok seviyorum ve gelecek kitaplarını da çok seveceğimi düşünüyorum. Karakterler o kadar iyidi ki, duyguyu süper yansıtmış ve diyecek bir şey bulamıyorum siz hâlâ okumadıysanız hemen başlayın bence :))

Kitabın kapağı da çok tatlıymış. Aslind will gördüğümde biraz kapağı sevemedim gibi oldu ama elime alınca tutuldum :D çok güzel kapak olmuş bence tıpkı Pinokyo'nun Rüyası gibi. Selvi Atıcı kitapları bittiğinde hissettiğim şey en sevdiğim çikolatanın yemek üzereyken elimden alınması gibi ya da kitabın en güzel yerindeyken çalan kapı zili gibi ya da çok sevdiğim bir kitabı almak üzereyken üstümde nakit paranın olmaması gibi ve bunun gibileri. Bitmesin ya yazsın yazsın okuyalım :D



Tunç Mirza'ya hem aynı anda güzel bir dayak atmak isteyip aynı anda sarılmak isteyeceğiniz, Hayat'a üzülüp yaralarını sarmasına yardım etmek isteyeceğiniz muhteşem bir kitap. Dolu dolu duyguları aynı anda yaşayacağınız, ağladığınız, güldüğünüz, üzüldüğünüz, mutlulukla dolduğunuz ve bitmesin diye sayıklayacağınız bir kitap Gitme. Bence bu keyifli yolculuğa çıkmalısınız :)

Yazarın müthiş diğer kitapları Pinokyo'nun Rüyası ve Kimliksiz yorumların için tıklayıp okuyabilirsiniz..

Puanım: 5/5

Ayrıca bu da güzel kitabın Nemesis Kitap tarafından yayınlanan ön okuması :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...