Mart 28, 2015

Keşke Senden Nefret Edebilseydim - Lucy Christopher // Kitap Yorumu


Kitap: Keşke Senden Nefret Edebilseydim
Orjinal Kitap Adı: Stolen: A Letter To My Captor
Yazar: Lucy Christopher
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 304
Çevirmen: Gökhan Yıldırım
Goodreads Puanı: 3.94
Benim Puanım: 5/5





                                         

                                        
Kitap Tanıtımı

Ben seni görmeden önce sen beni gördün.

 Bir kız: Gemma, havalimanında, ailesiyle tatile çıkmak üzere.


Gözlerinde öyle bir bakış vardı ki...

Bir adam: Ty, salaş, bronz tenli, olgun görünümlü, nedense tanıdık, gözleri buz gibi mavi.

Sanki beni istiyormuşsun gibi.

Kız ailesinden uzaklaşıyor. Bir anlığına. Adam onun kahvesinin parasını ödüyor. Ve içine ilaç atıyor.
                                         

Hem de çok uzun süredir. 


Gemma ne olduğunu anlamadan Ty onu alıp götürüyor.                                                 


Kumlara ve sıcağa. 
Boşluğa ve kimsesizliğe. 

Hiçliğe. 

Ve onu sevmesini bekliyor.


Kurbanın, kendisini kaçırana yazdığı bir mektup olan Keşke Senden Nefret Edebilseydim Gemma'nın hayatta kalmaya dair ümitsizlik dolu öyküsü. Gemma'nın bedenini çalan Ty, genç kızın içinde çığlık atan tüm içgüdülere rağmen kalbini de çalmayı başarabilecek mi?



Benim Yorumum

Ailesiyle Vietnam’a gitmek üzere olan Gemma havaalanında Ty ile karşılaşır ve onu görene dek her şey normal gibidir. Ty’ın rahatlatıcı bakışları ve yakışıklı dış görünüşü ilgisini çeker. Ailesinin yanına hemen gitmek istemeyen Gemma kahve parasını ödeyen Ty ile bir masada oturur. Bir şeyler onu rahatsız etse bile artık çok geçtir çünkü farkında bile olmadan ilaçla uyuşturulmuş ve kaçırılmıştır.

Uyandığında kendisini Avustralya’nın unutulmuş bir köşesinde, çölün orta yerinde bulur. Ty, onu kaçırmıştır. Bu garip ve sadece ikisinin olduğu yerde baş başa kalmışlardır. Gemma başta Ty'ın onu öldüreceğini sanıyor ama aksine Ty ona bakıyor ve elinden geldikçe nazikçe davranıyor. Çünkü onu kurtardığını düşünüyor. Fakat Ty'ın tek amacı Gemma'nın onu sevmesini sağlamak.

Gemma defalarca kez kaçmayı denese de başaramıyor,çünkü gerçekten sadece ikisinin bulunduğu bir çölün ortasındalar. Oradan kurtulamayacağını anlayan ve umudunu yitiren Gemma'nın yapacak tek bir şeyi kalıyor,Ty'ı sevmeye çalışmak.

Kitabı dün gece bitirdim ama bende bittim. Kitabı çok çarpıcı ve güzel buldum her ne kadar sabaha kadar ağlasam da. Kitap hakkında kurgusu müthiş ve yazar hiç gitmediği bir çölü anlattığı halde gayet iyi olmuş aklımda canlandırdım resmen. Daha önce bu tarz bir kitap okumamıştım çünkü kitap Gemma'nın Ty'a yazdığı bir mektuptan oluşan hikaye. Çok gerçekçi ve kusursuz bir anlatımı var. Her ne kadar Gemma'nın yaşadığı şeye Stockholm Sendromu deseler de bence değil. Çünkü Gemma Ty'ın asıl yüzünü gördü. Ty aslında gerçekten çok kırılgan ve amacı onun canını acıtmak ya da onu hırpalamak olmadığını anlıyor. Çünkü Ty onu kurtardığını düşünüyor, bunda Ty'ın hayatında yaşadıkları da etkin olabilir tabi.

Bilindik aşk kitaplarından uzaklaşmak istiyorsanız bunu kesinlikle okuyun. Kitap çok çarpıcı, sürükleyici, büyüleyici ve yürek burkan bir anlatıma sahip.



Kitap Alıntıları

“Beni ne kadar tutacaksın?” diye sordum.

Omzunu silktin. “Sonsuza kadar, tabii ki.” 
“Tek düşünebildiğim sendin. Senin bu evde olmanı istiyordum. Kollarını etrafıma dolamanı, yüzünü yüzüme yaklaştırmanı. Kokunu duymayı istiyordum. Ve bunun olamayacağını, olmaması gerektiğini biliyordum. En nefret ettiğim şey buydu. Senin belirsizliğin. Beni kaçırdın, hayatımı tehlikeye attın… ama ben de seni sevdim.” 

         “Ve birini anladığınızda, ondan nefret etmek zordur.” 


                                          
Kitap Görüşleri


“Yıldırımın tüm gerilimi, gök gürültüsünün tüm dehşeti. Büyüleyici, korkutucu ve güzel bir kitap.”
-John Marsden-


“Duygusal açıdan çok saf bir macera. Hapsedilmeye ve ilişkilerin gücüne dair müthiş bir öykü.” 
-Publishers Weekly-


“Sarsıcı, yürek burkucu ve bir o kadar güzel.” 
-School Library Journal-

Özgür Kitaplar. Blogger tarafından desteklenmektedir.