Follow Us @ozgurkitaplar

yabancı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yabancı yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekim 07, 2018

Işıltı - Paula Weston » Refaim 3 « // Kitap Yorumu

Ekim 07, 2018 0 Comments
Orjinal Adı: Shimmer
Yazar: Paula Weston
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Türü: Fantastik, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 352
Goodreads Puanı: 4,27
Benim Puanım: 4/5
Gaby Winters hayatının daha karmaşık hale gelebileceğini sanmıyordu, fakat fazlasıyla yanılıyordu.

O, sandığı gibi on dokuz yaşındaki kaygısız genç kız değildi. O bir Refaim'di, düşmüş meleklerin soyundan geliyordu. Öldüğünü sandığı ikiz kardeşi hayattaydı. Şimdiyse Rafa; seksi ve sinir bozucu Rafa, Gaby'nin peşindeki iblislere tutsak düşmüştü ve acı çekiyordu.

Gaby'nin tek seçeneği kendi içinde ikiye ayrılan Düşmüşlerin birlikte hareket etmesini sağlamaktı, yoksa Rafa'nın hiç şansı kalmayacaktı.

Bu, zamana ve tarihin gerçeklerine karşı bir yarıştı ve şimdiden çok geç kalınmış olabilirdi…

Becca Fitzpatrick'in Hush, Hush serisini sevdiyseniz, bu seri tam size göre.Gölgeler serisinin üçüncü kitabı Işıltı'da tehlike büyüyor, riskler giderek artıyor…

“Gizem, aşk ve soluksuz macera.”
-The Reader's Den
Yazar okuru meraktan öldürmek için kitapların sonlarını daha bir müthiş yazıyor 👌 Sis güzel bir bitiş yapınca hemen Işıltı'ya başladım. Bu seriyi çok seviyorum ve bu fikrim Işıltı'da da değişmedi.

Işıltı, Gölgeler ve Sis'e göre daha sakin, durağan ilerliyor olsa da akıcılığından bir şey kaybetmedi ve sonlara doğru da yine heyecanı arttırdı.

Seri o kadar akıcı ki okumaya başladığım gibi bitirdim bu bir artı ama zaman bakımından olayların bu kadar kısa bir zamanda gerçekleşmesi okunduğunda biraz tuhaf gözüküyor ve bana göre tek eksisi bu oldu. Kitaplardaki olaylar bu kadar kısa bir zamanda gerçekleşmek yerine günlere dağılsaydı daha iyi olurdu.

Yine de seriyi seviyorum ve eğer sizde Gölgeler'i okuyup sevdiyseniz ve devam kitaplarına geçecekseniz hepsini yanınızda bulundurun derim çünkü serinin sonları okuru meraktan öldürmek için yazılmış yani kitap bitince ve o sonu okuyup yanınızda devamını bulamayınca sinir krizi geçirmenizi istemem 🙈



Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler hepinize 😇

Eylül 24, 2018

Sis - Paula Weston » Refaim 2 « // Kitap Yorumu

Eylül 24, 2018 0 Comments
Orjinal Adı: Haze
Yazar: Paula Weston
Seri: The Rephaim Series 2/4
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Türü: Fantastik, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 376
Goodreads Puanı: 4,19
Benim Puanım: 5/5

Gaby Winters'ın kâbusları artık sona ermişti. Ancak hâlâ bilmediği ve inanamadığı çok şey vardı. Eski hayatının büyük bir kısmını hâlâ hatırlayamıyordu. Bir zamanlar Refaimler'in, yani saniyeler içinde ülke değiştirebilen kanatsız yarı-meleklerin en iyi dövüşçülerinden biri olduğuna hâlâ inanmıyordu. Ve iblislerin var olduğuna... Ve Rafa'nın yanında kaldığına... Ama en önemlisi, ikiz kardeşi Jude'un hâlâ hayatta olduğuna bir türlü inanamıyordu.

Gaby'nin öğrenmesi gereken çok şey, yenmesi gereken daha çok düşman vardı. En önemlisi ise, tüm korkularına rağmen erkek kardeşini bulmalıydı. Macera daha yeni başlıyor, tehlikeli karanlık giderek yaklaşıyor...

"Korkutucu, ateşli ve merak uyandırıcı."
-Claudia Gray, Evernight Akademisi romanının yazarı.-
"Yeni ve taze bir soluk… Tüm paranormal kurgu hayranları mutlaka okumalı!"
-Wondrous Reads-
Kitaptaki o akıcılık, düşmeyen temposu, eğlenceli diyalogları, aksiyonu çok çok güzeldi. Kitaba bir başlayınca elimden bırakamadım ve bitti bu ne kadar üzüntü verse de üçüncü kitap Işıltı'yı elime bir an önce almak için hiç vakit kaybetmedim ama serinin bitmesine son bir kitap var ve bu aynı zamanda heyecan veriyorken üzüyor da. Çünkü ben henüz Rafa ve Gaby'den ayrılmak istemiyorum 😍

"Aramızın karmaşık olduğunu biliyorum ama seni öylece bırakıp gidebileceğime inanıyor musun gerçekten?" Bu kez bakışlarını kaçırmadı. "Sen gerçekten gitmene izin vereceğime inanıyor musun?"

Karakterlerin her birini çok sevdim. Ancak kitabın sonunda aramıza katılan Jude ve Rafa ile Gabe üçlüsünün arasında geçenleri hala öğrenemedik ve geçmişte ne olduğunu ki çok merak ediyorum aşırı ve bu beni kitaba daha fazla bağladı. Giderek daha heyecanlı bir hâl almaya başlıyor seri ve şimdiden Işıltı'da okuyacaklarım için içim kıpır kıpır.

İlk kitap Gölgeler'de kitabın dilini pek sevmemiştim çünkü şimdiki zamanla yazılmıştı ve bu kitapta pek sevdiğim bir şey değil ama alışmaya çalıştım ve ilerledikçe de kitapta o kadar tuhaf durmadı. Bu kitapta dili gözüme hiç batmadı ve gayet iyi ilerledi. Yani ben bu seriye bayıldım cidden çok güzeldi ya hele o son °.° Hâlâ okumayan varsa ve düşmüş melekler, refaimler, iblisler, zebaniler, gizemler, aksiyonlar istiyorsanız bu seriye başlayın derim.



Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Eylül 15, 2018

Warcross - Marie Lu // Kitap Yorumu

Eylül 15, 2018 0 Comments
Kitap: Warcross 1/2
Yazar: Marie Lu
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Onur Kınacı Birler
Sayfa Sayısı: 356 (ciltli)
Goodreads Puanı: 4.22
Benim Puanım: 5/5
Kime güveneceğinize karar vermek oynayacağınız en büyük kumar olacak.

On yıl önce başlayan bu tutku artık bazıları için gerçekten kaçmak için bir seçenek, bazıları içinse kâr etmek için bir kaynak haline gelmişti. İki yakasını bir araya getirmek için çabalayıp duran Emika Chen bir ödül avcısı olarak çalışıyor, yasadışı olarak bahis oynayan Warcross oyuncularının peşine düşüyordu. Ancak ödül avcılığı kolay bir iş değildi, rekabet fazlaydı ve ayakta kalmak giderek zorlaşıyordu. Kolay para kazanabilmek için Emika bir risk alarak Warcross Şampiyonası’nın açılış oyununu hacklemişti; bir glitch ile oyuna sızarak istemeden de olsa kendisini oyunun ortasında bulmuş ve bir gecede herkesin konuştuğu kişi haline gelmişti.

Tutuklanacağına neredeyse emin olan Emika, oyunun yaratıcısı, genç milyarder Hideo Tanaka’dan bir çağrı aldığında şaşkına dönmüştü: Üstelik kendisine reddedilmesi neredeyse imkânsız bir teklif sunulmuştu. Bir güvenlik sorununu ortaya çıkarabilmek için Hideo’nun bu seneki şampiyonada bir ajana ihtiyacı vardı ve bu iş için Emika’yı istiyordu. Hiç vakit kaybetmeden Tokyo’ya götürülen Emika, kendisini her zaman hayalini kurduğu geleceğin içinde bulmuştu. Fakat kısa süre içinde Warcross evreninin düşündüğünden çok daha tehlikeli olduğunu anlayacaktı…

Efsane ve Genç Elitler serilerinin #1 New York Times çoksatan yazarı Marie Lu’dan yepyeni bir bilimkurgu gerilim romanı.
Yazarın okuduğum ilk kitabı Warcross. Marie Lu'nun diğer kitaplarını henüz okumamıştım ama bu kitaptan sonra okumazsam büyük hata yaparım çünkü yazara da kitaba da bayıldım. Karakterler, konu, anlatış, süper akıcı olması her şey çok güzeldi. Aslında kitaba başladığımda yazarın anlattığı dünyaya yani gerçek dünya, warcross ve kara evren  geçişlerine tam olarak girmekte zorlandım ama kitabın ustaca anlatılışı
ile kitap ilerledikçe anlatılan dünyaya daha iyi adapte olabildim.
Kitaptaki duyguları sanki o anlarda bende oradaymışım da o anları yaşıyormuşum gibi hissettim. Çok güzeldi.   

"Her kilitli kapının bir anahtarı vardır."
"Her sorunun bir çözümü vardır"
--sf: 31
Emika'yı takımıyla daha fazla okumak isterdim ama onları  sevmem için bana bu da yetti, oyunlarda onlar kazanınca sanki ben kazanmışçasına onlarla mutlu oldum :) Hideo, Emika, Asher, Roshan, Hammie, her bir karakter ayrı güzel ve sarılası karakterlerdi ve takımın dronu Wikki de
çok mu çok sevimliydi :)

Kısacası ben kitabı çok sevdim özellikle kitap okuyamadığım bu dönemde ilaç gibi geldi. Bence sizde Emika ve Hideo ile bir an önce tanışmalısınız. Şimdi tek yapmam gereken ikinci kitabı büyük bir sabırsızlıkla beklemek neyseki 21 Eylül'de raflarda :D 

Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Mayıs 30, 2018

Gölgeler - Paula Weston « Refaim 1 « // Kitap Yorumu

Mayıs 30, 2018 0 Comments
Orjinal Adı: Shadow
Yazar: Paula Weston
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Türü: Fantastik, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 336
Goodreads Puanı: 3,98
Benim Puanım: 5/5
AŞK. KABUSLAR. MELEKLER. SAVAŞ.

Gaby Winters yaklaşık bir yıl önce ikiz kardeşi Jude'u bir trafik kazasında kaybetmişti. Kazadan sonra bedeni iyileşmişti ama acısı hâlâ ilk günkü gibi tazeydi ve kâbusları bitmiyordu: Her gece kâbuslarında iblislerle ve cehennemin diğer yaratıklarıyla savaşıyordu.

Ve sonra karşısına Rafa çıktı. Rafa, sadece kâbuslarında sık sık gördüğü çocuk değildi, aynı zamanda ikiz kardeşi Jude'la da bir geçmişleri olduğunu iddia ediyordu. Gaby, hayatı ve kendi hakkında bildiğini düşündüğü gerçeklerin sadece birer yalan olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı ve bulması gereken gerçekler kâbuslarındaki gölgelerde gizliydiler. Rafa kimdi? Refaimler kimlerdi? Ve en önemlisi Gaby kime güvenebilirdi?

"Sıkı, zekice yazılmış ve farklı… Okuduğum en iyi melek temalı kitaptı!"
--Alpha Reader
Düşmüş melekler, refaimler, iblisler, zebaniler, gizemler, aksiyonlar sevenler buraya 😍 Ölümcül oyuncaklar ve kaçınılmaz'dan sonra bu tür okumayalı uzun zaman olmuştu ve okumak iyi geldi.

Kitabı sevdim ama diline alışmak zaman alıyor biraz çünkü şimdiki zamanda anlatılıyor ve okurken biraz garip oluyor çünkü şimdiki zamanda geçen kitapları sevmiyorum dili tuhaf geliyor ama şimdiki zamanda yazıldığı halde akıcılığından hiç bir şey kaybetmemesi çok büyük artı. Seri olduğu için karakterler hakkında pek bir şey söyleyemem çünkü serinin diğer kitaplarından sonra bir bütün olarak karakterlere bakmak daha iyi bence ama Rafa'yı sevdiğimi ve Gaby'nin de tatlı olduğunu ve Daniel'in şimdiden gözümden düştüğünü -yani o yaptığı davranış kocaman bir eksi üstelik geçmişleri olduğu halde- söyleyebilirim. Kitabın dili dışında göze batan başka bir şeyi yok bence eğer diline alışabilirseniz bu kitabı seversiniz ki aksiyonu kitabı okura bağlıyor zaten. Onun dışında eğlenceli, gizemli ve aksiyonlu bir ilk kitap ve okurken de keyif aldım ki hemen ikinci kitaba geçtim bile. Altta hafiften bir konuyu anlattım okumak isterseniz eğer :)

Gaby ve ikiz kardeşi Jude bir kaza geçirir ve kardeşi Jude o kazada ölür. Gaby Jude'un ölümünün acısını atlatamadığı gibi o günden sonra cehennem yaratıklarıyla savaştığı tuhaf kabuslar görmeye başlıyor ki bu kabuslarda onunla birlikte Matt de iblisler ile savaşıyor. Aynı zamanda bu kabusları hikaye şeklinde bir blog sayfasında paylaşıyor. Fakat bir gün bir barda Rafa ile karşılaşınca işler giderek karmaşık bir hâl almaya başlıyor çünkü Rafa aslında rüyalarındaki Matt. Gaby aslında bildiği şeylerin yanlış olduğunu öğrendiğinde ve kendini bilmediği tehlikelerin içinde bulduğunda işlerin hiçte göründüğü gibi olmadığını fark edecek.


Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Mayıs 31, 2017

Parazit - Jessica Shirvington // Kitap Yorumu

Mayıs 31, 2017 0 Comments

Kitap: Parazit
Orijinal Adı: Disruption
Seri: Disruption 1/2
Yazar: Jessica Shirvington
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Aslı Tümerkan
Türü: Distopya, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 368
Goodreads Puanı: 4.24
Puanım: 5/5 


                                 Ya bir mikroçip                      Peki ya, bu mikroçip 
                     mükemmel eşinizi            size ve sevdiklerinize karşı 
                           bulabilseydi?                          kullanılabilseydi?

Dokuz yıl önce Mercer Şirketi hayatı kolaylaştırmak adına bir yol geliştirdi. Başta akıllı telefonların evrimleşmiş versiyonları olarak ortaya çıkan M-Bantlar, sekiz yıl içerisinde zorunlu hale geldi. Artık M-Corp sağlığınızı, sosyal durumunuzu ve aşk hayatınızı kontrol altında tutuyordu. Sadece üç negatif sonuç alma hakkınız vardı, sonra hayatınızı mahvediyorlar, sevdiklerinizi elinizden alıp onları yeraltına, kimsenin bir daha onlardan haber alamayacağı bir yere götürüyorlardı.

İki yıl önce Maggie Stevens, en sevdiği insanlardan birisinin alınıp götürülmesini izledi ve bu olay tüm dünyasını altüst etti.

Şimdiyse onlara karşı savaşmaya hazır. Henüz bunu bilmiyorlar ama Maggie, M-Corp'un en büyük kâbusu. Mercer imparatorluğunun varisi Quentin Mercer da Maggie'nin planının kilit noktası. Ancak iki yıldır üzerinde çalıştığı tehlikeli planın parçaları yerine yavaş yavaş otururken Maggie'nin hesaba katmadığı gerçekler, dünyasını bir kere daha altüst etmek ve uğruna savaştığı her şeyi yok etmek için kuytuda bekliyorlar.

Bozulan sözlerle dolu bir dünyada Maggie'nin tutması gereken sözler en can yakıcı olanlar olabilir mi?

"Bu harikulade kitap ayaklarımı tamamen yerden kesti. Kesinlikle bağımlılık yaratıcı."
-Ya Midnight Reads-
"Heyecan verici, şaşırtıcı ve sürükleyici. Parazit'i elinizden bırakamayacaksınız."
-Booknut101-


Jessica Shirvington'un İki Hayat Arasında kitabını geçen sene okumuştum ve bayılmıştım kitaba. Yazarı çok seveceğimi iki hayat arasında kitabıyla anlamıştım ve Parazit de bu fikrimi tastikledi. Kitap okuyamadığım yani okumak istediğim fakat bir türlü elimin kitaplara gitmediği bir dönemde ilaç gibi geldi bana. Hiç bitmesini istemediğim fakat elimden bırakamadığım için bir günde bitirdiğim ve bittiğinde de büyük bir üzüntü yaşadığım bir kitap oldu. Neden mi? Çünkü ikinci kitabın çevirisi yapılmamıştı 😞 Yabancı Yayınları ikinci kitabı bas lütfenn!!😂

Çok akıcıydı, anlatımı süperdi, sürükleyici, okuru içine çeken ve keyifle okuduğum bir kitaptı. İki Hayat Arasında'nın da çevirmeni olan Aslı Tümerkan bu kitabın çevirisini de muazzam yapmış 😊 Kısacası kitaba bayıldım. Şaşırtıcı ve ters köşe bir son ile kitabı bitiriyorsunuz. Büyük bir merakla bir an önce benim gibi ikinci kitap Corruption'u elinize almak istiyorsunuz ama çevirisi yapılmadığı için okuyamıyorsunuz. Yabancı Yayınları lütfen bizi kavuşturr 😅

Karakterleri çok sevdim. Özellikle distopyalar da güçlü ve kararlı karakterler okumak çok iyi çünkü türe daha uygun oluyor bu tip karakterler ki bu kitapta da Maggie amacından asla sapmayan duruşuyla kitabı sevmemizde büyük bir etken. Quentin'i bence Maggie ile tanışmadan önceki haliyle daha çok severiz diye düşünüyorum yani bu okuduğumuz haliyle de tatlı bir karakter ama bence bu kitapta daha çok Maggie'nin yaptığı plan doğrultusunda Quentin'i inandırdığı gerçekler ile bunlara inanan Quentin'i okuduk. Yani demek istediğim aslında bazı şeylere inandığı için kendini bastırmış kısmen Maggie'nin yaratmak istediği bir Quentin okuduk ama Quentin biraz daha farklı bence. Bilmiyorum demek istediğimi anlatabildim mi ama 🙈
Gus ise bence çok eğlenceli bir karakterdi ve onu daha fazla okumak isterdim. Özellikle Maggie ile olan diyaloglarında. Umarım ikinci kitapta Gus'u daha çok görebiliriz ve daha çok kendisi gibi olan Quentin ile tanışabiliriz ki kitabın sonunda yazar bunun müjdesini verdi bence 👍

Söylemeden geçemeyeceğim bir diğer şey de kitabın tasarımı. Cidden çok hoş. Hem iç hem de dış kapak tasarımı, rengi, sayfaların yapısı çok güzel. Yabancı Yayınları çok iyi iş çıkarmış her zaman ki gibi 😍💕

Yani kısacası kitabı çok sevdim ve okumak isterseniz bir şans verin derim ama tabi ki büyük beklentilerle başlamayın çünkü her zaman beklentiler insanı hayal kırıklığına uğratır. 💭
Ayrıca yazarın diğer kitaplarını okumayı da çok istiyorum keşke onlarda çevirilse 🙏



Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Nisan 05, 2017

Yağmurla Gelen Mutluluk - Amber L. Johnson // Kitap Yorumu

Nisan 05, 2017 0 Comments
Kitap: Yağmurla Gelen Mutluluk
Özgün Adı: Puddle Jumping
Seri: Puddle Jumping #1/2
Yazar: Amber L. Johnson
Yayınevi: Yabancı
Çeviren: Filiz Şakar
Türü: Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 174
Goodreads Puanı: 4.33
Benim Puanım: 4/5


Yağmurla Gelen Mutluluk, farklılıkların aslında ne kadar abartıldığını ve sevginin karşısında hiçbir şeyin duramayacağını bir kez daha gözler önüne seriyor...



Söz konusu aşksa, sıradan diye bir şey yoktur.

Herkes Colton Neely'nin özel olduğunu düşünüyordu.

Lilly Evans ise büyüleyici olduğunu...

Çocukluk arkadaşlarıyken bir kaza yüzünden yolları ayrılmıştı. Yıllar sonra buluştuklarında ise Lilly, Colton'ın ne kadar özel olduğunu ve onu daha fazla tanımak istediğini keşfedecekti. Ve Colton'ı tanıdıkça, ona daha çok bağlanacaktı.

Ancak Lilly, sevgisini kelimelerle ifade etmekte dahi zorlanan bu çocukla ilişkisini dilediği gibi yürütebilecek miydi?

"Bir gün oğlumun yaşamasını isteyeceğim türden bir aşk hikâyesi."
-Qwen Salsbury, Çoksatan The Plan kitabının yazarı-


Benim Yorumum

"Sanırım bazen gerçekler karşımızda duruyor ama inanmak istemiyoruz. Her şeyi olmasını istediğimiz gibi görüyoruz. Bazen, inkar ederek yaşamayı seçiyoruz."
– sf: 32 
~ * ~
Çok güzel, çok gerçek, çok anlamlı, çok sevimli ve çok duygusal bir kitap. Okunmaya değer ve akıcı ki zaten 170 sayfalık kısa bir kitap. Kitap güzeldi fakat çeviri çok kötüydü ve bazı hatalar da yer alıyordu kitapta sanırım editör hatası çünkü kelimelerin yazımında sorun vardı. Bir çok kitap çeviri hatalarından dolayı kötü oluyor bu yüzden çevirilere daha çok dikkat edilirse güzel olurdu böylece yazarın anlatmak istediklerini ve duyguyu daha net alırdık.


Karakterleri çok iyidi zaten bütün karakterlerin üstünde çok fazla durmuyoruz en çok Lilly, Colton, Harper ve Colton'un annesini görüyoruz. Karakterlerin hislerini yazarın güzel yansıttığını düşünüyorum ki çeviri daha iyi olsaydı kitapta hüngür hüngür ağlayacağıma emindim ama maalesef değildi sanırım orijinal dilde okununca daha iyi hissedilebilir. Yani tatlı ve gerçek karakterlerin bulunduğu sevimli bir kitap okudum, sonuna bayıldım yani böyle bir son ile bitirilmesi beni etkiledi çünkü bir ara şüpheye düşmüştüm :) Yani kitabı sevdim tavsiye de ederim.
Ayrıca kitabın kapağına ve iç tasarımına bayıldım süper olmuş. 💕




Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Aralık 04, 2016

Kaleydoskop Kalpler - Claire Contreras // Kitap Yorumu

Aralık 04, 2016 0 Comments
Adı: Kaleydoskop Kalpler
Özgün Adı: Kaleidoscope Hearts
Yazar: Claire Contreras
Seri: #1/3
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviren: Halime Yazıcı
Sayfa Sayısı: 376
Goodreads Puanı: 4.07
Benim Puanım: 2/5

Erkek kardeşimin en yakın arkadaşıydı o.

Kaderimizde birbirimize ait olmak yoktu.

Bu şeyi içimizden söküp atacağımızı ve hayatımıza devam edeceğimizi düşünmüştüm.

Birimiz öyle yaptı.
Terk edip gitti.

Şimdi döndü ve bana, beni bir çırpıda yiyip bitirecekmiş gibi
bakıyor. Ve öfkeyle birleşen tüm duygularım şimdi bambaşka
bir şeye dönüşüyor, beni ölesiye korkutan bir şeye…

Geçen sefer kalbimi kırmıştı.
Bu sefer kalbimi tamamen yok edecek, biliyorum.




Benim Yorumum

Kitabı alırken çok umutluydum ve güzel bir new adult kitabı okuyacağımı zannediyordum ama öyle olmadı. Kitap hayal kırıklığına uğrattı beni çünkü ortalara doğru gayet güzel bir şekilde ilerledi ama sonra kitap kendisini tekrar etmeye başladı. Aynı şeyleri okudum yani Oliver Elle'nin kalbini kırdı ama barıştılar sonra tekrar kırdı tekrar barıştılar üstelik hep aynı sebep yüzünden oldu bu "sen benim en yakın arkadaşımın kardeşisin bu yüzden uzak olmalıyız" düşüncesi. Kitap Estella'nın ölen nişanlısının ardından abisinin evine taşınması ve orada geçmişte aşık olduğu Oliver ile tekrar karşılaşmasıyla başlıyor. Aileleri yüzünden birbirleriyle olamayan çiftler çok klişe artık evet ama bunu güzel işlerse yazar, konuyu daha etkileyici yaparsa, çok sevilen bir hikâye ortaya çıkabilirdi ama kaleydoskop kalpler bunu başaramadı bence, beni hiç etkileyen ve sevebileceğim bir kitap olmadı :(

"Dokunulmanın ve layıkıyla öpülmenin nasıl bir his olduğunu bana o öğretmişti. Daha sonra, büyürken bağlandığınız birisinin aniden hayatınızdan çıkıvermesinin yaşattığı acıyı da o öğretmişti. Öğretmeyi unuttuğu tek şey, kalbimi kırdıktan sonra yerinde bıraktığı, artık kalp sayılamayacak kadar harabeye dönüşmüş olan şeyin göğsümü sıkıştırmasıyla nasıl baş edeceğimdi.

Kitapta güzel cümleler, diyaloglar var ama bütün olarak bakılırsa kayda değer pek bir şey göremedim ben. Karakterler ise bence çok gıcıktı. Cidden bazen çok sinir bozucu davranışları oldu, kendi yaptıkları davranışları tekrar etmeleri falan ayrıca kendi söyledikleri cümlelerle de çeliştiler yani hiç bir karakteri sevemedim ben kitapta. Özellikle Estelle'nin kardeşi Vic sevdiğim bir kardeş yolunda gayet iyi giderken sonlarda yaptığı hata çok saçma geldi çünkü baştan sona savunduğu düşünceyi kendi elleriyle çürütmesi saçmalıktı. Karakterleri tam böyle ne tatlı dedim seveceğim tuttu sonra tek bir hareketle itici gelmeye başladılar. En azından Elle'nin babası tatlıydı :D


Kitap akıcıydı, çevirisi ve kapağı da güzeldi ama bu kadardı. Etkileyici bulmadım, sevmedim, heyecanlandırmadı beni. Kitap bir anda tersyüz oldu, güzel ilerledikten sonra tepetaklak oldu resmen. Estelle ile kötü bir şekilde ayrılan Oliver'ın ona tekrar aynı şeyleri yaşatmasına ramak kala vazgeçip ona tekrar geri dönmesi aşkının inandırıcılığını bitirdi bende. Aynı şekilde Estelle de bence seviyorsa aşkını daha iyi göstermeliydi çünkü bu sadece birlikte olmakla gösterilmiyor, birbirlerine daha fazla tutunmalıydılar. Yani madem bu kadar tutkulu seviyorsunuz, aşıksınız birbirinize neden o zaman bu gitmeler :D Birbirlerini gözden çıkarıp durmaları, benim aşklarını inandırıcı bulmama engel oldu. Zaten karakterlerin duygularını yazarın iyi yansıtamadığını düşünüyorum ve karakterlerin yaptıkları davranışların daha sağlam bir temele dayanması gerekiyordu bence, konuyu yavan bir şekilde işlemiş.

"Hayatına devam etmenin en iyi yolunun olayları
akışına bırakmak olduğunu söylüyorlardı. Sanki
üç yıllık acı tatlı hatıralarınızı unutmak ya da
tamamen silmek bir günde yapabileceğiniz bir şeymiş gibi."


Bu arada çeviri için Halime Yazıcı'ya teşekkürler çünkü cidden kitabın en iyi yönüydü su gibi akması :)
Ayrıca kitaptan alıntılar paylaşacağım (en azından güzel cümleler vardı :D) instagram hesabımdan link aşağıda beklerim hepinizi :) :*


Keyifli bir hafta dilerim herkese, mutlu ve huzurlu günler :)

Kasım 20, 2016

İki Hayat Arasında - Jessica Shirvington // Kitap Yorumu

Kasım 20, 2016 0 Comments
Adı: İki Hayat Arasında
Özgün Adı: Between the Lives
Yazar: Jessica Shirvington
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 318
Goodreads Puanı: 4.2
Benim Puanım: 5/5

Mükemmel Hayat Mı?                 Sen seç.
Yoksa Mükemmel Aşk Mı?


                                                               Sabine herkes gibi değildi. Kendini bildi bileli, iki hayatı vardı. Her yirmi dört saate                                                    bir Değişim geçiriyor ve her günü                                                    iki kere yaşıyordu.


          Mükemmel Hayat             Mükemmel Aşk
        Wellesley'de, Sabine             Roxbury'de Sabine'in bambaşka bir
  istediği her şeye sahipti:             hayatı vardı: maddi zorluklar çeken
          cazibeli arkadaşlar,             bir aile, serseri arkadaşlar ve sırrı
      şık kıyafetler, başarılı             ortaya çıktığında başına gelen
bir okul yaşamı, herkesin             korkunç olaylar... Ama sonra
birlikte olmak istediği bir             Ethan'la tanıştı. Yakışıklı ve ilgi
sevgili ve göz kamaştırıcı            çekiciydi; üstelik Sabine, daha
                     bir gelecek...            önce hiç kimse için böyle şeyler
                                                      hissetmemişti.

     
Tüm istediği tek bir hayat yaşamak olan Sabine,
bu nihayet mümkün gibi göründüğünde,
amacına ulaşmak için bir dizi tehlikeli deney
yapmaya başlamıştı. Ama kendisine inanan tek adamı
ve geri kalan her şeyi riske atmayı göze alabilecek miydi?




Çok çok güzeldi. Bayıldım. Önce yazarın kalemini çok sevdiğimi söylemeliyim. Kitabın kurgusu, olay örgüsü, karakterleri, iki hayat arasında ki geçişler, duygusu, akıcılığı mükemmeldi. Kitapta sevmediğim tek bir şey yok her şey beni etkiledi. Farklı bir kitap yani içinde fantastik öğelerin, aşkın, gerçekçiliğin birbiriyle birleştirilmesi kitaba farklı bir tat katmış ve çok güzel olmuş.

Kitap su gibi aktı bir anda bitti süper akıcıydı. Kitabın çevirisini Aslı Tümerkan yapmış çok güzel olmuş :) Özellikle ilk 100 sayfadan sonra kitap okuru daha çok içine çekiyor zaten sonra bırakamıyorsunuz en azından ben bırakamadım :D Her bir karakteri sevdim. Sabine'nin kardeşi Maddie'yi çok göremesekte çok şekerdi. Sabine ve Ethan çok çok güzeldi. Güçlü karakterler gördükçe daha çok hoşuma gidiyor bir kitap bu da öyleydi.

Ethan'ın sırrının ortaya çıkması ise bence Sabine için bir dönüm noktası. Zaten sonlarda o sırrı tahmin edersiniz ki ben öğrendiğimde şaşırdım ama daha çok etkileyici bulduğum bir andı. Gerçi kitabın tamamı kalbimi fethetti :D Yani her duyguyu sonuna kadar hissettiğim farklı ve güzel bir kitap oldu.

"Bu dünyada sen olmazsan paylaştığımız her anın hatırası kaybolacak. Sadece başkaları bizi gördüğü için varız. Varlığımın bir parçası..." yutkundu, "... önemli bir parçası, sadece sen burada onu gördüğün için var."

Sonda peçetelerinizi yanınızda tutun :( Etkileyici ve muhteşem bir kitap arıyorsanız size bir günde bitebilecek ama hiç bitmesin isteyeceğiniz İki Hayat Arasında'yı öneririm.

Kitaptan alıntılar paylaşacağım görmek isterseniz @ozgurkitaplar instagram hesabıma beklerim :)

Keyifli günler..

Ekim 26, 2016

Isla ve Mutlu Son - Stephanie Perkins // Kitap Yorumu

Ekim 26, 2016 0 Comments

Özgün Adı: Isla and the Happily Ever After
Seri: Anna and the French Kiss 3/3
Yazar: Stephanie Perkins
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Aslı Tümerkan
Türü: Genç Yetişkin, Romantik
Sayfa Sayısı: 328 (ciltli)
Goodreads Puanı: 4.13


Aşk onları bir yaz günü, asla uyumayan şehrin sokaklarında yakalamıştı… ama ya ona sahip çıkmak düşündükleri kadar da kolay değilse?

Romantizme umutsuzca inanan Isla, lise birinci sınıftan beri kendini çizdiği karikatürler arasında kaybetmiş Josh'a âşıktı. Yaz tatili esnasında Manhattan'da yaşanan tesadüfi bir karşılaşma sonrasında Isla belki de aşkın o kadar da uzakta olmadığını fark etmişti. Ancak yeni okul yılının başlamasıyla Isla ve Josh, her genç çiftin karşılaştığı güçlüklerle yüz yüze gelmek zorunda kalmışlardı: ailevi sorunlar, gelecek kaygısı ve birbirlerinden ayrılmak zorunda kalabilecekleri gerçeği.

Bu içinizi ısıtacak, tatlı aşk hikâyesi New York sokaklarını, Paris'in büyülü havasını ve Barcelona'nın ateşli atmosferini yansıtırken, sevilen başka iki çifti de yeniden okurla buluşturuyor:
Anna ve Etienne, Lola ve Cricket.

New York Times Bestseller
Junior Library Guild Seçkisi
2014 Amazon, En İyi Kitaplar Seçkisi
2014 Goodreads Okur Ödülleri: En İyi Genç Yetişkin Romanı Adayı
2014 Barnes & Noble, En İyi Genç Yetişkin Romanı Seçkisi
2014 Romantic Times Book Reviews, En İyi Genç Yetişkin Romanı Ödülü



Puanım: 4

Lola ve Komşu Çocuk benim okuduğum ilk Stephanie Perkins kitabıydı ve Lola'da benim fazla sevmediğim bir kitap olmuştu ama yazarın kalemi ilgi çekici. Isla ve Mutlu Son bence Lola'dan daha güzeldi. Ayrıca Isla, Lola'dan daha fazla sevdiğim bir karakter oldu ve bu kitaplardaki yan karakter de gerçekten çok hoş. Sadece kitapta sevmediğim bir kaç şey var yani keşke öyle olmasaymış ve olmasa daha iyi olacak dediğim yerler var onun dışında keyifli bir kitaptı. Eğlenceli ve gerçekçi. Akıcı ve kolay okunuyor. Yani kitabın diline alışında daha kolay oluyor.

Josh'un okul hayatını çizgi roman yapması ve çizime duyduğu ilgi çok güzeldi ama bence çizimlerinden ve çizgi romanından bir kaç şey kitapta yer alsaydı muhteşem olurdu. Yani daha önce bir kaç kitapta karakterlerin çizimleri yer aldı mesela Her Şey Nicola Yoon gibi ya da Andrew Brawley'nin Sıradışı Hikayesi ama Isla'da yer almamasına üzüldüm, alsa süper olurdu, Josh'un çizimlerini görmek çok isterdim.

Stephanie Perkins, karakterleri dış görünüşleri ve kişilikleriyle gerçekçi yazması seride en sevdiğim şey oldu. Bence bu çok güzel yani sanki gerçek hayatta, herhangi bir yerde, karşılaşabilirmişim gibi hissettirdi ve bu çok hoştu bence. Ayrıca Perkins'in sonda yaptığı çiftleri bir araya toplaması ve arkadaş olmaları da çok hoşuma gitti, Anna ve Etienne, Lola ve Cricket, Isla ve Josh'u bir arada okumak güzeldi :)

Bence Lola ve Komşu Çocuk kitabını sevdiyseniz Isla'yı da seversiniz. Kitaptan alıntılar görmek istiyorsanız sizleri instagram hesabım ozgurkitaplar 'a beklerim alıntıları paylaştım bile :)

Temmuz 20, 2016

Leo - Mia Sheridan // Kitap Yorumu

Temmuz 20, 2016 0 Comments
Kitap: Leo
Özgün Adı: Leo
Yazar: Mia Sheridan
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Hanife Albayrak
Türü: Yeni Yetişkin, Romantik
Sayfa Sayısı: 285
Goodreads Puanı: 4,08
Benim Puanım: 4/5

Başka Dilde Aşk'ın yazarı Mia Sheridan'dan
yepyeni bir aşk romanı...
                                                                                                  kayıp aşklara ve                                      yeni başlangıçlara...


 Evie ve Leo, koruyucu aileleri vasıtasıyla tanışmışlar ve sıkı bir dostluk kurmuşlardı. Büyüdükçe, aralarındaki bu dostluk yerini daha yoğun bir duyguya, yani aşka bırakmış ve on sekiz yaşına girdiklerinde birlikte bir hayat kurmaya yemin etmişlerdi.
Ergenlik çağındayken Leo birden evlat edinilip başka bir şehre taşınmış ancak Evie'ye bulduğu ilk fırsatta onunla iletişime geçeceğine dair söz vermişti. Ne var ki Evie ondan bir daha haber alamamıştı.
Sekiz yıl sonra Evie şansını döndürüp kendine bir hayat kurmuştu. Bir işi, arkadaşları vardı ve mutluydu. Ardından gizemli bir adam ortaya çıktı, onu Leo'nun gönderdiğini iddia ediyordu. Ve bu adamla aralarındaki elektrik inanılmazdı! Yine de, Evie bu ateşli yabancıya güvenebilir miydi? Ve bu yabancı, Leo'yla olan bağlantısı ve onun ortadan kayboluşu hakkında Evie'ye yalan söylüyor olabilir miydi?


Yorumum

Kitabı bitireli uzun zaman olsa da yorumum anca gelebildi :) Leo benim sevdiğim kitaplar arasına olduğunu söyleyebilirim :) Mia Sheridan'ın kalemine bayılıyorum. Başka Dilde Aşk kitabıyla zaten kalbimi fethetmişti ama Leo da çok güzeldi. Tabi ki Başka Dilde Aşk kitabı kadar iyi değildi ama zaten yazar Leo'yu Başka Dilde Aşk kitabından önce yazmış.

''Sana sonsuza kadarın sadece bir kelime,
sonsuz bir zaman dilimi ölçümü olmadığını,
kalbine sonsuza kadar değer vereceğim
bir yer olduğunu kanıtlayacağım.'' 

Kitap çok akıcı gerçekten Başka Dilde Aşk kitabı da çok akıcıydı ve bu süper bir şey. Kitaptaki her karakteri çok sevdim, aralarındaki ilişki çok güzeldi. kitabın konusu da güzel. Baya duygulu. Zaten yazarın kitaplarındaki o duyguyu güzel yansıtmasını, konuyu güzel ele almasını çok seviyorum ve bence başarılıda bu konuda.

Olaylar kolay tahmin edilebilirdi evet ama bence bu kitaptan bir şey kaybettirmedi. Okuru çok güzel bağladı kitaba. Kitapta geçmişe gidilip geliniyordu ve bu güzel ayarlanmıştı. Bazı şeyler dışında gayet güzel ve tatlı bir kitaptı. Biraz cinsellik vardı ve bazı yerlerde daha sonra olsaydı daha hoş olurdu ama olsundu. Keyif veren bir kitap ve okunması güzel oluyor. İnsanın kafasını rahatlatıyor ve bir yandan umarım benim de böyle tatlı bir aşkım olur dedirtiyor :D Kısacısı sevdiğim bir kitap oldu ama Başka Dilde Aşk kitabından sonra. O kitap başka :)

"Bütün dünya bir sirk gibi. Bazen neyi sergileyeceğini sen seçersin, bazen bu senin için seçilir. Arenayı kükreyip bağırarak, ateşten atlayacak kadar cesur olmadığımı düşünerek yeterince dolandım. Ama bütün zaman boyunca Evie sürekli orada sakince duruyordu.
"Ateşin yok olmasını sağlayamam," dermiş gibi duruyordu.
"Yanmayacağını garanti edemem. Ama bu halkayı senin için tutabilirim. Sabit ve güçlü bir şekilde durabilirim, çünkü sana inanıyorum. Çünkü sen benimsin."


Satın Almak İçin: D&R | Okuoku | Babil.com