Follow Us @ozgurkitaplar

distopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
distopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mayıs 31, 2017

Parazit - Jessica Shirvington // Kitap Yorumu

Mayıs 31, 2017 0 Comments

Kitap: Parazit
Orijinal Adı: Disruption
Seri: Disruption 1/2
Yazar: Jessica Shirvington
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Aslı Tümerkan
Türü: Distopya, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 368
Goodreads Puanı: 4.24
Puanım: 5/5 


                                 Ya bir mikroçip                      Peki ya, bu mikroçip 
                     mükemmel eşinizi            size ve sevdiklerinize karşı 
                           bulabilseydi?                          kullanılabilseydi?

Dokuz yıl önce Mercer Şirketi hayatı kolaylaştırmak adına bir yol geliştirdi. Başta akıllı telefonların evrimleşmiş versiyonları olarak ortaya çıkan M-Bantlar, sekiz yıl içerisinde zorunlu hale geldi. Artık M-Corp sağlığınızı, sosyal durumunuzu ve aşk hayatınızı kontrol altında tutuyordu. Sadece üç negatif sonuç alma hakkınız vardı, sonra hayatınızı mahvediyorlar, sevdiklerinizi elinizden alıp onları yeraltına, kimsenin bir daha onlardan haber alamayacağı bir yere götürüyorlardı.

İki yıl önce Maggie Stevens, en sevdiği insanlardan birisinin alınıp götürülmesini izledi ve bu olay tüm dünyasını altüst etti.

Şimdiyse onlara karşı savaşmaya hazır. Henüz bunu bilmiyorlar ama Maggie, M-Corp'un en büyük kâbusu. Mercer imparatorluğunun varisi Quentin Mercer da Maggie'nin planının kilit noktası. Ancak iki yıldır üzerinde çalıştığı tehlikeli planın parçaları yerine yavaş yavaş otururken Maggie'nin hesaba katmadığı gerçekler, dünyasını bir kere daha altüst etmek ve uğruna savaştığı her şeyi yok etmek için kuytuda bekliyorlar.

Bozulan sözlerle dolu bir dünyada Maggie'nin tutması gereken sözler en can yakıcı olanlar olabilir mi?

"Bu harikulade kitap ayaklarımı tamamen yerden kesti. Kesinlikle bağımlılık yaratıcı."
-Ya Midnight Reads-
"Heyecan verici, şaşırtıcı ve sürükleyici. Parazit'i elinizden bırakamayacaksınız."
-Booknut101-


Jessica Shirvington'un İki Hayat Arasında kitabını geçen sene okumuştum ve bayılmıştım kitaba. Yazarı çok seveceğimi iki hayat arasında kitabıyla anlamıştım ve Parazit de bu fikrimi tastikledi. Kitap okuyamadığım yani okumak istediğim fakat bir türlü elimin kitaplara gitmediği bir dönemde ilaç gibi geldi bana. Hiç bitmesini istemediğim fakat elimden bırakamadığım için bir günde bitirdiğim ve bittiğinde de büyük bir üzüntü yaşadığım bir kitap oldu. Neden mi? Çünkü ikinci kitabın çevirisi yapılmamıştı 😞 Yabancı Yayınları ikinci kitabı bas lütfenn!!😂

Çok akıcıydı, anlatımı süperdi, sürükleyici, okuru içine çeken ve keyifle okuduğum bir kitaptı. İki Hayat Arasında'nın da çevirmeni olan Aslı Tümerkan bu kitabın çevirisini de muazzam yapmış 😊 Kısacası kitaba bayıldım. Şaşırtıcı ve ters köşe bir son ile kitabı bitiriyorsunuz. Büyük bir merakla bir an önce benim gibi ikinci kitap Corruption'u elinize almak istiyorsunuz ama çevirisi yapılmadığı için okuyamıyorsunuz. Yabancı Yayınları lütfen bizi kavuşturr 😅

Karakterleri çok sevdim. Özellikle distopyalar da güçlü ve kararlı karakterler okumak çok iyi çünkü türe daha uygun oluyor bu tip karakterler ki bu kitapta da Maggie amacından asla sapmayan duruşuyla kitabı sevmemizde büyük bir etken. Quentin'i bence Maggie ile tanışmadan önceki haliyle daha çok severiz diye düşünüyorum yani bu okuduğumuz haliyle de tatlı bir karakter ama bence bu kitapta daha çok Maggie'nin yaptığı plan doğrultusunda Quentin'i inandırdığı gerçekler ile bunlara inanan Quentin'i okuduk. Yani demek istediğim aslında bazı şeylere inandığı için kendini bastırmış kısmen Maggie'nin yaratmak istediği bir Quentin okuduk ama Quentin biraz daha farklı bence. Bilmiyorum demek istediğimi anlatabildim mi ama 🙈
Gus ise bence çok eğlenceli bir karakterdi ve onu daha fazla okumak isterdim. Özellikle Maggie ile olan diyaloglarında. Umarım ikinci kitapta Gus'u daha çok görebiliriz ve daha çok kendisi gibi olan Quentin ile tanışabiliriz ki kitabın sonunda yazar bunun müjdesini verdi bence 👍

Söylemeden geçemeyeceğim bir diğer şey de kitabın tasarımı. Cidden çok hoş. Hem iç hem de dış kapak tasarımı, rengi, sayfaların yapısı çok güzel. Yabancı Yayınları çok iyi iş çıkarmış her zaman ki gibi 😍💕

Yani kısacası kitabı çok sevdim ve okumak isterseniz bir şans verin derim ama tabi ki büyük beklentilerle başlamayın çünkü her zaman beklentiler insanı hayal kırıklığına uğratır. 💭
Ayrıca yazarın diğer kitaplarını okumayı da çok istiyorum keşke onlarda çevirilse 🙏



Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Ağustos 28, 2015

Kurucunun Kızı - Amy Engel || Kitap Yorumu

Ağustos 28, 2015 0 Comments



Kitap: Kurucunun Kızı
Orjinal Adı: The Book of Ivy
Yazar: Amy Engel
Seri: The Book of Ivy
Seri Sayısı: 1/2
Yayınevi: Yabancı
Tür: Distopya, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 270 (Ciltli)
Goodreads Puanı: 4.25
Benim Puanım: 5/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku







Arka Kapak

Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı. 

Bu yıl benim sıram gelmişti. 

Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan'ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. 

Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. 

Çünkü Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım… 


Övgüler

"Bir oturuşta okudum. İ-NA-NIL-MAZ-DI! O nasıl bir sondu öyle?!" 
- Wendy Higgins, Tatlı Şeytan ve Tatlı Tehlike romanlarının yazarı-

"Etkileyici ve ince düşünülmüş bir dünya, merak uyandırıcı bir başlangıç, cesur bir kahraman."
- Kırkus Reviews-

"Güçlü karakterler, karmaşık ilişkiler, politik entrikalar ve ihanet, kitabı elinizden bırakmanıza engel olacak; daha fazlası için sabırsızlanacaksınız!"
-School Library Journal-

"Kurucunun Kızı'nda bir distopyada arayacağınız her şey var: tüyler ürpertici bir olay örgüsü, heyecan verici karakterler ve her kelimesi özenle yazılmış bir hikâye."
-Insightful Minds Reviews-


Yorumum

Merak uyandıran bir başlangıç ve Çıldırtan bir son. Cidden. O son nedir? Neden bittin ama sen ya! Allah'ım gerçekten meraktan, üzüntüden, heyecandan donup kaldım. Kitaba 5 puan verdim. 20, 50, 100 üzerinden de versem yine tam puan alırdı. Tek kelime ile inanılmazdı. Kurgu mükemmel. Karakterler müthiş. İnce düşünülmüş olaylar ve daha da fazlası. En sevdiğim distopyalar arasına girmemesi imkansızdı ki girdi de. Kitap mükemmel gerçekten süper, harika. Yani bu kelimelerle anlatılmayacak kadar çok sevdim kitabı. İçimdekileri, aklımdakileri anlatmak için çok fazla kelime hazinem olması gerekir ki olsa da doğru kelimeleri bulabileceğimden şüpheliyim. Bütün övgüleri hakeden bir kitap.

Ivy. 16 yaşında cesur, güçlü süper bir karakter. Kendisinin de dediği gibi Bishop'u öldürmek için görevlendirilen biri. Kitap onun ağzından anlatılıyor.

"Okuması kolay birisin Ivy ama kitabın karmakarışık."

Bishop. Bishop, adını söyleyince bile içime bir mutluluk doluyor. Gözlerim kalp şeklinde, kalbim atış hızını kestiremediğim bir heyecanla atarken okudum Bishop'u. Mükemmel bir karakter. 18 yaşında ve Ivy ile evlenmek zorunda kalan bir genç. Aslında Ivy'nin yerine onun ablası Callia ile evlenmesi gerekiyordu fakat 16 yaşında evlenmek istemeyen Bishop düğünü erteleyerek iki yıl sonra Ivy ile evlenir. 

Önce bir konuyu anlatayım. Yaşanan bir nükleer savaş dünyayı neredeyse yok etmiş. Ivy’nin büyükbabası Samuel Westfall ve yanında savaştan kurtulan insanlar ile birlikte buldukları savaştan çok fazla zarar görmeyen bir alanda yaşamaya çalışmışlar fakat hiç bir şey kolay olmamış. Aralarında çıkan iç savaş sonucu yönetim Başkan Lattimer'ın babası Alexander Lattimer tarafından ele geçirilmiş. Yaşadıkları yerin kurucusu Westfall'lar olduğu için onun soyuna Kurucu unvanı, Lattimer'lerin soyuna ise Başkan unvanı verilmesi kararlaştırılmış. Barışı sağlamak ve iki toplumu da dengede tutmak için kazanan tarafın erkeklerinin kaybeden tarafın kızlarıyla evlendirildiği bir sistem oluşturulmuş. Bu yıl sıra Ivy’ye gelir ve başkanın oğluyla evlenmesi gerekiyordur. Çoğu için bu evlilik eşlerini mutlu etmek ve onlara bir çocuk vermektir. Fakat Ivy babasının yönetimi ele geçirmesi ve demokrasiyi geri getirmesi için yapılan planda görevi Bishop Lattimer’i mutlu edip ona çocuk vermek değil onu öldürmektir. Ama işler beklenildiği gibi olmuyor. Çünkü Bishop Lattimer Ivy’nin ailesinin ona söylediği gibi kötü, acımasız, zalim biri gibi görünmüyor ya da en azından çok iyi bir oyuncu. Böyle bir durumda ikileme düşen Ivy ne yapması gerektiği konusunda bir seçim yapmak zorunda kalıyor.

Dediğim gibi mükemmel bir kitap. İlk kitabı Kurucunun Kızı olan Amy Engel'in kalemine bayıldım. Gerçekten ortaya süper etkileyici ve her bir ayrıntısıyla mükemmel bir dünya çıkarmış ortaya.

Ve kitabın hiç sevmediğim, bir kaşık suda boğmak istediğim, olsun bu ya öldürün dediğim kişisi Mark. Aptal adam. Pisliğin teki. Kitapta yaptığı o hayvanlık yok mu öldürseydiler daha iyidi. Ve Ivy'nın ablası Callie. Yok böyle itici bir karakter. Hiç sevmedim. Bunun geçtiği yerleri okudukça kıza olan nefretim daha da arttı. Bu iki karakter gerçekten gözümde pislikler. Ivy'nin babasını da pek sevdiğim söylenemez hani.




Her şeyiyle güzel bir kitaptı. Akıcı. Merak uyandırıcı. Cesur ve güçlü karakterler. Etkileyici. Müthiş.

"Mutlu musun Ivy? diye sordu beni şaşırtarak. Tüm hayatım boyunca kimsenin bana bu soruyu yönelttiğini hatırlamıyordum."

Okumadıysanız kesinlikle öneririm ama ikinci kitabı beklemenizi tavsiye ederim. Yabancı yayınları ikinci kitabı Kasım'da çıkarıcak diye biliyorum. Kesinlikle ikinci kitap The Revolution of Ivy dört gözle beklediğim bir kitap. 

Temmuz 31, 2015

Ölüm Emri - James Dashner // Kitap Yorumu

Temmuz 31, 2015 0 Comments

Kitap: Labirent Ölüm Emri
Özgün Adı: The Kill Order
Yazar: James DashnerSeri: Maze Runner 0,5 (4)
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 397
Türü: Distopya, Yeni Yetişkin
Goodreads Puanı: 3,71
Benim Puanım: 3/5





Arka Kapak

Ani bir patlamayla sonun geldiğini sandılar. 

İsyan kurulmadan, Kayran inşa edilmeden ve Thomas, Labirent'e girmeden önce bir güneş patlaması dünyayı vurmuş, insan nüfusunun çoğunu öldürmüştür.

Ancak en kötü günler henüz yaşanmadı.

Mark ve Trina o yıkımdan sağ çıkmayı başarmıştır. Ama şimdi bir virüs hızla yayılmaktadır; insanları cinnete ve cinayete sürükleyen bir virüs. 

Tedavi yok. Kaçış yok. 

İki genç, hayatta kalmayı başarabilirlerse insanlığın geri kalanını kurtarmanın bir yolunu bulabileceklerine de ikna olurlar. Çünkü bu yeni, yıkılmış dünyada her yaşamın bir bedeli vardır. Ve bazıları için ölünüz, dirinizden daha değerlidir. 

Son aslında sadece bir başlangıçtır.


"Geçmişi ve geleceği bugünle harmanlayan Ölüm Emri hem distopya türünün klasik eserlerini anımsatıyor hem de Dashner'ın çok satan Labirent üçlemesinin temelini sağlamlaştırıyor."
-Kirkus Reviews-


Benim Yorumum

Seri bitti. Hala inanılmaz geliyor. Gerçi ben bu seride en çok ölümcül kaçış ve alev deneylerini sevdim gerisi benim için boş gibiydi. Ölüm emrini okurken sorularıma cevap alabileceğimi sandım ama umduğum gibi olmadı. Ben bu seride gereksiz ölümlere alıştım özellikle son isyan kitabından sonra. Keske James daha az gereksiz ölüm yapsaydı yani bazı ölümler falan saçma geliyor özellikle son isyan ölümleri hâlâ bana sinir bozucu geliyor.

Ayrıca cevapsız sorularda var. Mesela Dünya neden birden güneş patlamasına maruz kaldı anlamadım. Kitapta daha çok Işıl yani önceki kitaplarda da adı geçen Işıl virüsünün geçmişi üzerinde çok fazla durulmuş. Keske biraz da İsyanın üzerinde durulsaydı.

Işıl yani insanların delirmesine neden olan virüs PSK yani Patlama Sonrası Koalisyonu için üretilen virüs. Amaçları patlamadan sonra azalan kaynakların tükenmesini önlemek için nüfusun yarısını ortadan kaldırmak için bu virüsü yaymak. Fakat işler umdukları gibi gitmiyor çünkü virüs tehlikeli bir hâl alıyor. 

Kitapta eski karakterleri göremiyoruz zaten. Sadece ilk birinci bölümde ve son bölümde eski karakterlerden iki kişiyi görüyoruz. İpucu vereyim mesela kitabın temelini oluşturan iki karakter ;) 

Bu kitapta yeni kişiler görüyoruz. Çünkü kitapta 12 yıl öncesine dönüyorlar. Mark, Trina, Deedee, Alec, Lana, Darnell, Misty, Toad gibi kişiler giriyor. Bunlar Güneş Patlamasından sağ çıkan insanlardan bir kaçı ve yaşamak için yaptıkları kamp alanına bir gün kayaç saldırıyor ve rastgele insanları öldürüyorlar. Buradan sağ kurtulanlar bu insanların amacını araştırmaya başlıyorlar. 

Tabi ki her zaman ki gibi akıcı bir kitap oldu. James gerçekten yazdığı kitapların hepsinde akıcı ve sürükleyici geçmesini sağlıyor. Kitap olmasa da olurdu tabiki çünkü seri hakkında zaten çok fazla bir bilgi yok. Keşke kitap Thomas ve Teresa aynı zamanda Minho, Newt falan olsaydı ama olmadı başka karakterler vardı. Artık karakterlerin bir anda ölmesine alıştık diğer kitaplarından. James klasiği oldu bu resmen. Yani güzel bir seriydi bitti. Önerir miyim son iki kitaptan biraz düşünceli olduğum için kararsız kalırım. Bu kitaba da 3 verdim zaten onu da ilk kitapların hatrına. Keşke seri ölümcül kaçış ve alev deneyleri gibi olsaydı çünkü son isyan ve ölüm emrinde beklediğimi bulamadım.

Sadece Thomas, Minho ve Newt arkadaşlığını özleyeceğim :( Ah thomas :**



Haziran 28, 2015

Son İsyan - James Dashner // Kitap Yorumu

Haziran 28, 2015 0 Comments
Kitap: Labirent Son İsyan
Orjinal Adı: The Death Cure
Yazar: James Dashner
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Seri: Maze Runner
Seri Sayısı: 3/4
Tür: Genç Yetişkin, Distopya
Sayfa Sayısı: 384
Goodreads Puanı: 3.79
Benim Puanım: 3/5
Satın Almak İçin: D&R, Kitapyurdu, Okuoku.com





Arka Kapak

Her şeyin sonu geldi! 

İSYAN, Thomas'ın her şeyini almıştır: hayatını, anılarını ve sonunda arkadaşı olan Kayranlıları. Ama artık sona ermiştir. Son bir testin ardından Deneyler tamamlanmıştır. 

Kurtulan olacak mı? 

Ama İSYAN, Thomas'ın onların düşündüğünden çok daha fazlasını hatırladığını bilmemektedir. Ve Thomas artık söyledikleri tek kelimeye bile inanmayacaktır! 

Gerçek dehşet verici olacak. 

Thomas Labirent'i yenmiş, Alev'de hayatta kalmıştır. Arkadaşlarını kurtarmak için her türlü riski göze alacaktır. Ancak bu kâbusu sona erdirecek tek şey, gerçeğin ta kendisidir. 

Artık yalan yok. 



"James Dashner'ın kitaplarına başlamadan önce derin bir nefes alın."
-Deseret News-

"Hayranlarının Sineklerin Tanrısı, Açlık Oyunları ve Lost'un birleşimi olarak tanımladığı, olağanüstü bir hayatta kalma hikâyesi."
-EW.com -

"Son sayfasına kadar heyecan bitmiyor."
- Kirkus Reviews -

"Müthiş bir macera; sürükleyici, zekice."
-Newsday -

"Merak uyandıran, mutlaka okunması gereken bir seri."
- Seventeen.com -

"Nefes kesici, sinematografik bir macera."
-Publishers Weekly -

"Çığlıklara değer."
- Romantic Times -

New York Times Bestseller'ı, USA Today Bestseller'ı, Book Sense Bestseller'ı, Kirkus Reviews Yılın En İyi Gençlik Kitabı, ALA-YALSA En iyi Genç Yetişkin Romanı, ALA-YALSA Seçkisi



Yorumum


Uzun zamandır okumak istediğim fakat seriyi bitirmemek için hep geciktirdiğim kitap bitti. Üzgün müyüm üzgünüm ama bu iki sebepten dolayı olan bir üzgünlük. Birincisi, serinin bitmesine bir kitap kaldı ve ben hâlâ inanamıyorum bittiğine. Kitabı okurken ağzımdan düşmeyen sözler nasıl biter, nasıl bir son bu, öldüreceğim ben bu adamı ya, aptal, yok artık be, inanmıyorum falan diyerekten kitabı bitirdim. Keşke bitmeseydi ama olsun. İkinci sebep ise kitabın sonları. O kadar sürükleyici bir kitaptı ki sevmemek imkansız ama bazı olaylar yok artık dedirtti. Bazı ölümler sinir bozucuydu. Gereksiz ölümler vardı. Özellikle iki kişinin ölümü bana nasıl olur ya dedirtti. Tamam birisinin öleceği hakkında üzülerek söylüyorum ki spoiler yedim ve bu çok kötü :( ama diğeri gereksizdi bence. 


Ben bu seriye bayılıyorum ki zaten favori distopyalarımdan. Ölümcül kaçış ile başlayan serüven beni alev deneyleriyle kendisine hayran bıraktı. Son isyanında öyle olmasını umuyordum ki bazı olaylar gerçekleşti. Hadi ama James, nasıl yaptın sen o sonu öyle. Diyeceğim o ki şaka gibi bir sondu ama güzelde kitaptı. Ayrıca bu kitabın çevirisini diğer kitaplara göre pek sevemedim sanki bir eksiklik var gibiydi. Kısacası kitap gereksiz ölümler, cevapsız sorular ve yuh dedirtecek kısımlarla geçti.

Bu kitapta, Alev Deneylerinden kurtulan Thomas ve arkadaşları tekrar İsyan tarafından kaçırılıp bir odaya hapsedilirler. Ve son isyan Thomas'ın o odada uyanmasıyla başlıyor. Terese ile olan iletişimini de kaybeden Thomas delirmemek için içindeki nefrete tutunuyor. Bir gün kapının açılıp Fare Adamın içeri girerek testlerin tamamlandığını ve son bir aşamanın kaldığını söylüyor ve Thomas'ı arkadaşlarıyla görüştürüyor. Arkadaşlarıyla görüşen Thomas onlarla birlikte bir kaçış planı yapıyor ve olaylar başlıyor.

Dediğim gibi seriyi bitirmemek isterdim ama bu seriyi okumamak imkansız. Kitabın arkasında yazan "James Dashner'ın kitaplarına başlamadan önce derin bir nefes alın." yazısı çok doğru her ne kadar bu kitapta ona biraz sinir olsam da. Yakında Ölüm Emrine başlayacağım ve umarım o kitapta cevapsız sorulara cevap bulabiliriz.

İlk iki kitabın yorumu için Ölümcül Kaçış-Alev Deneyleri tıklayabilirsiniz. 


"Doğru şeyi yapıyorsun... yapıyoruz."
"Artık doğru ya da yanlış olduğunu düşünmüyorum. Yalnızca korkunç ve 'o kadar da korkunç olmayan' var."