Follow Us @ozgurkitaplar

Ağustos 18, 2016

Kitap Alışverişi // Babil.com

Ağustos 18, 2016 0 Comments
Babil.com alışverişim geldi ve en sevdiğim yanı hızlı olması, kitaplarda hasar olmaması ve paketleme garanti kartı olması. Kitapları her seferinde balonlu poşetlere sarıp güzelce koruyarak göndermeleri çok güzel :) Ben bugüne kadar yaptığım bütün alışverişlerimden memnun kaldım.

Yanında gelen defterler ve ayraçlar ise çok tatlı. Defterler o kadar güzel ki yazmaya kıyamıyorum ya resmen :Dd




Bu ay çok merak ettiğim Geçmişin Kırıkları kitabını aldım. Kapağı çok güzel ya :) Kitabın çıkacağını gördüğümde listeme eklemiştim zaten ama yorumlarını da okuyunca kesin karara vardım.

Ve 
Arka Kapak dergisinin yeni sayısını aldım içinde çok güzel şeyler var şimdiden söyleyeyim derginin içeriklerine bayılıyorum. Bu ay konu George Orwell. Bu ayki kapakta çok şirin ve şimdiden bir kaç bölümü okudum yakında fotoğraflarıyla atarım buraya :) Derginin çok güzel yanları var bu yüzden bence herkes dergiye bir şans vermeli ✔


Ve İş Bankası Kültür Yayınlarının Babil.com aracılığıyla incelemem için gönderdiği Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabı. Çok merak ettiğim ve almak için fırsat kolladığım bir kitaptı ve buldum. En yakın zamanda hepsini okumak istiyorum :)


Bilgilendirme...


Babil.com'un harika ve güzel bir uygulaması var ve adı hediye kutusu.

Hediye kutusunda 30, 60, 100 tl üstü alışverişlerde istediğinizi seçip alabileceğiniz bir bant çıkıyor. Örneğin defter, Arka Kapak eski sayıları, ingilizce kitaplar, babil.com kupaları, kumaş kitap kılıfları ve başka şeyleri de içeren bir bant açılıyor. Bence bir göz atıp bakabilirsiniz ki 9.90 kampanyaları da yapılıyor ve güzel kitapları 9.90'a kolayca alabilirsiniz. :)





Böyle tatlı bir alışverişin daha sonuna geldik...
Herkese keyifli günler dilerim :))

Ayrıca beni diğer hesaplarımda da görmek ve takip etmek isterseniz diye aşağıya not düşüyorum :)
Hoşçakalın, Kendinize iyi bakın..


Ağustos 03, 2016

[ 27. KCY Blog Tur ] Program - Suzanne Young // Kitap Yorumu

Ağustos 03, 2016 0 Comments
Kitap: Program
Özgün Adı: The Program #1/3
Yazar: Suzanne Young
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Çeviri: İrem Özdemir
Tür: Genç Yetişkin, Distopya
Sayfa Sayısı: 398
Goodreads Puanı: 4.07


                                                  HASTALIK: İntiharla Sonuçlanan Psikolojik Salgın
TEDAVİ: Silinen Anılar




                                                              Sloane kimsenin gözü önünde ağlamaması gerektiğini bilir; özellikle de intihar salgını tüm ülkeye yayılmışken ve böylesi bir tepki onun tek tedavi olan Program'a yollanmasına sebep olabilecekken. Sloane Program'dan dönen herkesin boş bir sayfaya dönüştüğünün farkındadır. Çünkü depresyonlarıyla birlikte anıları da gitmiştir.

Sürekli gözlenen duygularını gizlemek için elinden geleni yapan Sloane sadece James'le beraberken kendisi olabilmektedir. James ikisini de güvende ve Program'dan uzak tutmaya söz vermiştir, Sloane ise aşklarının her şeye dayanabileceğini düşünmektedir. Ama birbirlerine verdikleri sözlere rağmen gerçeği saklamak gittikçe zorlaşır; ikisi de günden güne zayıflamakta, depresyon sinsice ilerlemektedir.

VE PROGRAM PEŞLERİNDEDİR.


Puanım: 5/5

Ba-yıl-dım. Cidden çok çok güzel bir kitaptı ve okurken inanılmaz keyif aldım. Kitabın konusu bence özgün ve yazarımız Suzanne Young bu hikayeyi çok iyi kullanarak ortaya güzel bir distopya koymuş. Kitaptaki dünya etkileyiciydi diyebilirim ve daha ilk sayfadan insanı içine alıyor ki sonraki sayfaları saymıyorum bile. Karakterlerin arasındaki aşk ve distopya ile uyumu çok iyidi bence. Kusur arıyorum ama kitapta kusur bulamıyorum. İnanılmaz sevdim ve o kadar akıcı ki elinden bırakamıyor insan.

Her ne kadar kitabın içinde karakterlerin duygularını saklaması gerekse de ben o duyguyu aldım ve kitabı okurken duygulara boğuldum :D Demek istediğim duyguların ve hislerin yasak olduğu bu kitapta okur kendi duygularına hakim olamayacak. İlginç bir kitaptı, şaşırtıcı, farklı ve merak uyandıran. Okuduğum en iyi kitaplardan ve favorilerimden birisidir diyebilirim.

"Her sabah o günün hasta olacağım gün olduğunu düşünüyorum.
Denetimcilerin beni işaretleyip götüreceği gün olduğunu.
Ve yataktan çıkmak istemiyorum.
Ama çıkıyorum çünkü seni burada yalnız bırakamam."

Bir kitabı okurken gözlerim doluyorsa ya da ağlıyorsam o kitaba bayılırım tıpkı bu kitapta olduğu gibi. Güldüm, eğlendim, ağladım, şaşırdım okurken inanılmaz keyif aldım ve kitap bittiğinde uzay boşluğuna düştüm. Kitap okunması kolay bir dile sahip ve her bölüm dolu dolu geçti, olaylar çok şaşırtıcıydı. Ve o son. Cidden soru işaretleriyle ve büyük merakla bitireceğiniz bir kitap olacak. İkinci kitabı istiyorum ben ya :D The Treatment yani tedavi anlamına gelen ikinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorum. İngilizcem iyi olsa şu dakika da okurum.

Karakterleri sevdim, herkesin kendine özgü tarzını. Sloane, James, talihsiz çocuk Miller, Lacey ve karmakarışık hissettiğim Realm. Onun dışında Doktor Warren, Roger kitapta onları her okuduğumda bir yumruk atasım bir öldüresim bir dövesim gelen karakterler. Hadi okuyucular toplaşıp şunları bir benzetelim :D
"Sen doğrusun, biliyorsun değil mi?" dedi.
Sen benim için doğru kişisin.
Ve bunu daha önce yaptığımıza
hayatım pahasına bahse girerim.
Çünkü seninle önceden tanıştığımız zamanda
sana aşık olamayacağımı düşünemiyorum bile."

Eğer klasik kurgulardan sıkıldıysanız ve bir distopya arıyorsanız size kesinlikle bu kitabı tavsiye ederim. Distopya severler okumalı zaten bence :D Ama yorumlar yüzünden beklentili başlayıp sevmemezlik etmeyin. Beklentileri atın bir köşeye :) Kitabın kapağı çok güzel değil mi ayrıca. Ben çok sevdim.

Kısaca konudan bahsedeyim.

Gençlerde intihar ülke çapında bir salgın olarak kabul ediliyor. Ülke de her üç gençten biri binalardan atlamaya, bileklerini kesmeye başlıyor ve bu genelde sebepsiz yere oluyor. Psikologlar intiharın davranışsal bir bulaşıcı hastalık olduğunu söylüyor. Kitapta da dediği gibi "Arkadaşların köprüden atlarlarsa sen de mi atlayacaksın?" Onlara göre cevap evet.

Salgının önüne geçmek için bölge okullarda pilot bir uygulama olan Program başlatılıyor. Salgını önleyici yaklaşım. Öğrencilerin duygu ve davranış değişiklikleri takip ediliyor ve herhangi bir tehlike saptanırsa işaretleniyorlar. Yani intihara meyilli davranışlar sergilersen psikologlara değil denetimciler tarafından alınarak Program'a gönderiliyordun. Orası altı hafta kalacakları bir tesis. Tedavi ise anılarının silinmesi. Yani boşalan bir hafıza ve boş bir beyin oluyorlar. Dışarı çıktıkları zaman ise onlara özel bir okula yani geri gelenler için belirlenmiş bir okula gönderiliyorlar.

Sloane abisi Brady'i kaybettiğinde güçsüz düşer. Aynı zamanda Brady sevgilisi James'in de en yakın arkadaşıdır. Birbirlerine verdikleri sözlere rağmen güçlü kalmaya çalışmaları, hastalığa yakalanmama umutları her geçen gün zayıflar.

Bu süper kitabı 3 kişinin kazanabileceği çekilişimiz için facebook ve instagram Kitap Cadıları hesabına bekleriz :)

Temmuz 20, 2016

Leo - Mia Sheridan // Kitap Yorumu

Temmuz 20, 2016 0 Comments
Kitap: Leo
Özgün Adı: Leo
Yazar: Mia Sheridan
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Hanife Albayrak
Türü: Yeni Yetişkin, Romantik
Sayfa Sayısı: 285
Goodreads Puanı: 4,08
Benim Puanım: 4/5

Başka Dilde Aşk'ın yazarı Mia Sheridan'dan
yepyeni bir aşk romanı...
                                                                                                  kayıp aşklara ve                                      yeni başlangıçlara...


 Evie ve Leo, koruyucu aileleri vasıtasıyla tanışmışlar ve sıkı bir dostluk kurmuşlardı. Büyüdükçe, aralarındaki bu dostluk yerini daha yoğun bir duyguya, yani aşka bırakmış ve on sekiz yaşına girdiklerinde birlikte bir hayat kurmaya yemin etmişlerdi.
Ergenlik çağındayken Leo birden evlat edinilip başka bir şehre taşınmış ancak Evie'ye bulduğu ilk fırsatta onunla iletişime geçeceğine dair söz vermişti. Ne var ki Evie ondan bir daha haber alamamıştı.
Sekiz yıl sonra Evie şansını döndürüp kendine bir hayat kurmuştu. Bir işi, arkadaşları vardı ve mutluydu. Ardından gizemli bir adam ortaya çıktı, onu Leo'nun gönderdiğini iddia ediyordu. Ve bu adamla aralarındaki elektrik inanılmazdı! Yine de, Evie bu ateşli yabancıya güvenebilir miydi? Ve bu yabancı, Leo'yla olan bağlantısı ve onun ortadan kayboluşu hakkında Evie'ye yalan söylüyor olabilir miydi?


Yorumum

Kitabı bitireli uzun zaman olsa da yorumum anca gelebildi :) Leo benim sevdiğim kitaplar arasına olduğunu söyleyebilirim :) Mia Sheridan'ın kalemine bayılıyorum. Başka Dilde Aşk kitabıyla zaten kalbimi fethetmişti ama Leo da çok güzeldi. Tabi ki Başka Dilde Aşk kitabı kadar iyi değildi ama zaten yazar Leo'yu Başka Dilde Aşk kitabından önce yazmış.

''Sana sonsuza kadarın sadece bir kelime,
sonsuz bir zaman dilimi ölçümü olmadığını,
kalbine sonsuza kadar değer vereceğim
bir yer olduğunu kanıtlayacağım.'' 

Kitap çok akıcı gerçekten Başka Dilde Aşk kitabı da çok akıcıydı ve bu süper bir şey. Kitaptaki her karakteri çok sevdim, aralarındaki ilişki çok güzeldi. kitabın konusu da güzel. Baya duygulu. Zaten yazarın kitaplarındaki o duyguyu güzel yansıtmasını, konuyu güzel ele almasını çok seviyorum ve bence başarılıda bu konuda.

Olaylar kolay tahmin edilebilirdi evet ama bence bu kitaptan bir şey kaybettirmedi. Okuru çok güzel bağladı kitaba. Kitapta geçmişe gidilip geliniyordu ve bu güzel ayarlanmıştı. Bazı şeyler dışında gayet güzel ve tatlı bir kitaptı. Biraz cinsellik vardı ve bazı yerlerde daha sonra olsaydı daha hoş olurdu ama olsundu. Keyif veren bir kitap ve okunması güzel oluyor. İnsanın kafasını rahatlatıyor ve bir yandan umarım benim de böyle tatlı bir aşkım olur dedirtiyor :D Kısacısı sevdiğim bir kitap oldu ama Başka Dilde Aşk kitabından sonra. O kitap başka :)

"Bütün dünya bir sirk gibi. Bazen neyi sergileyeceğini sen seçersin, bazen bu senin için seçilir. Arenayı kükreyip bağırarak, ateşten atlayacak kadar cesur olmadığımı düşünerek yeterince dolandım. Ama bütün zaman boyunca Evie sürekli orada sakince duruyordu.
"Ateşin yok olmasını sağlayamam," dermiş gibi duruyordu.
"Yanmayacağını garanti edemem. Ama bu halkayı senin için tutabilirim. Sabit ve güçlü bir şekilde durabilirim, çünkü sana inanıyorum. Çünkü sen benimsin."


Satın Almak İçin: D&R | Okuoku | Babil.com

Temmuz 19, 2016

Kore Dizi Önerileri // Yabancı Diziler

Temmuz 19, 2016 0 Comments

Adı: Uncontrollably Fond - 함부로 애틋하게
Tür: Dram, Romantik
Yönetmen: Park Hyun-Suk
Senarist: Lee Kyoung-Hee
Yayıncı: KBS2
Bölüm Sayısı: 20
Bölüm Süresi: 60 Dakika
Yapım Yılı: 2016
Yayın Tarihi: 6 Temmuz 2016 - 8 Eylül 2016
Yayın Günleri ve Saati: Çarşamba & Perşembe - 22:00
Dili: Korece
Ülke: Güney Kore

Oyuncular

Kim Woo-Bin – Shin Joon-Young
Bae Suzy – No Eul
Lim Ju-Hwan – Choi Ji-Tae
Lim Ju-Eun – Yoon Jung-Eun
Yu Oh-Seong – Choi Hyu-Joon
Jin Kyung – Shin Young-Ok
Choi Moo-Sung – Jang Jung-Sik
Jung Soo-Kyo – Jang Kook-Young
Lee Seo-Won – No Jik

Konu

Temmuz 11, 2016

Lola ve Komşu Çocuk - Stephanie Perkins // Kitap Yorumu

Temmuz 11, 2016 0 Comments
Özgün Adı: Lola and the Boy Next Door
Seri: Anna and the French Kiss #2/3
Yazar: Stephanie Perkins
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Aslı Tümerkan
Türü: Genç Yetişkin, Romantik
Sayfa Sayısı: 320 (ciltli)
Goodreads Puanı: 4.02
Lola ve Komşu Çocuk, hem tatlı bir aşk hem gerçekçi bir dostluk hem de John Green ve Rainbow Rowell sevenlerin zevkle kucak açacağı bir kendini bulma hikâyesi.
                                                                    Geçmişinde kalan çocuk, gelecekteki aşkın olabilir mi?                     Henüz kendini geliştirme aşamasındaki tasarımcı Lola Nolan modaya inanmıyordu... O, kostümlere inanıyordu. Kıyafet ne kadar parıltılı, eğlenceli ve farklı, yani etkileyiciyse o kadar iyiydi. Ve Lola'nın hayatı, özellikle de seksi rockçı erkek arkadaşı varken mükemmele gayet yakındı.

Ta ki Bell ikizleri olarak da bilinen Calliope ve Cricket mahalleye tekrar taşınıp Lola'nın derinlere gömdüğünü düşündüğü acı verici geçmişini günyüzüne çıkarana kadar.                                                                                                                                                                                                        New York Times Çoksatan:
-2012 YALSA En İyi Genç Edebiyatı
-2013 ALA Rainbow Seçkisi
-2012 The Inky Awards Silver Inky Ödülü Adayı
-2011 Goodreads Choice Award En İyi Genç Yetişkin Romanı Adayı


Puanım; 3

Kitabı bir ara yarım bırakmak zorunda kaldım ama devam ettim ve etmesem de olurmuş yani dedim. Ya ben kitabı eh, idare eder düzeyde sevdim yani bir Cricket Bell olmasa okunmazdı bence kitap.

Hoşuma giden bazı şeyler oldu, komik bulduğum ve ilginç yanları var. Farklı bir kitap öncelikle alışılmış bir genç yetişkin/romantik türünde bir kitap değil. Dili, yazım şekli farklı ama kitabı çok sevemedim ya böyle bir şey eksikmiş gibi bilmiyorum böyle bir tuhaftı kitap çok benimseyemedim diyebilirim içime sinmedi :/

Öncelikle kitapta fazla olay yok ve durağan geçiyor bu da beni biraz sıktı. Karakterler iyidi diyebilirim ama Lola'ya gıcık olduğumu söylemeliyim hani sonlara doğru biraz daha iyidi belki ama ben Lola karakterini sevemedim. Farklı stili onu farklı yaptı ama hareketleri, davranışları bana böyle saçma geldi. Lola ve Calliope dışında bütün karakterler güzeldi ama o ikisi bana gıcık geldi sevmedim. Özellikle kitaptaki bazı olaylar bana saçma ve yersiz geldi gerçekçi bulamadım kitabı okuyacaklar için spoiler olmaması açısından örnek vermesem daha iyi.

Max ise bende soru işareti. Yazar Max'ı neden birden çift karakterli bir insanmış gibi yazmış ki. Yani başlarda sevdiğim ama sonlara doğru tokat atılası bir karakter olmasını istemezdim ama oldu. Ki Max olayı da olmasa kitapta olay yok. Kızabileceğimiz, nefret edeceğimiz ve kitapta aksiyon yaratacak bir karakter olmadığı için boşluğu Calliope yalanıyla, Max ise Lola'ya davranışı ile doldurdu gibi oldu. Ama benim için basit oldu. Bir türlü heyecan yakalayamadım kitaba karşı. Kitap güzel ve tatliş bir hikaye evet ama tuzsuz ya da baharatsız yemek gibi bana tat vermedi. Kitabın içi kapak tasarımı kadar canlı değildi :D Mükemmel bir tasarım yani kitabım baskısı çok çok güzel. Yabancı Yayınları gerçekten çok güzel işler ortaya çıkarıyor. Süper bir kapaktı ama içinin eksikliğini kapatamadı.

Kitabın bu kadar çok övülmesi de ister istemez bir beklenti oluşturuyor ve okuyacağım kitabın mükemmel olduğunu düşündürüyor en azından bana çünkü aşırı derecede övüldüğünü herkes biliyordur. Ama okuduğumda değişik oldu yani benim açımdan umduğumu bulamadım ve sıkıldım. Aslında orijinal bir kitap ve güzel de bir kitap ama bir şeyi eksikmiş gibi geldi, tam benimseyemedim hikâyeyi, olaylar basit geldi falan bilmiyorum belki bunda sonunu biliyor oluşum da etkili çünkü kitabın ismi belli, mutlu son olacağı belliydi yani. Kitabı okuyacaksanız eğer kesinlikle beklentisiz başlayın, sıradan bir hikaye okur gibi. Bu kadar çok sevilen kitabın bir sevmeyen olarak yorumunu yapmam zor oldu ama bunlar benim düşüncem sadece umarım okuyup seversiniz benim aksime.

Cricket kitabı parlatan karakter bence o olmasa ne olurdu bilemem ayrıca :D

Temmuz 09, 2016

Yolum Aşka Düştü - Meral Kır // Kitap Yorumu

Temmuz 09, 2016 0 Comments
Kitap: Yolum Aşka Düştü
Seri: Sancaktarlar Serisi #3/4
Yazar: Meral Kır
Yayınevi: Aspendos
Türü: Romantik, Polisiye
Sayfa Sayısı: 456
Goodreads Puanı: 4.47
Benim Puanım: 5/5

"Bir daha dünyaya gelirse âşık olacağı adamı insan ırkından seçmeye karar veren, şaşkın akademisyen Sena Tekin ve önce Sena'yı öpüp sonra, "Pardon, ben senin ağabeyin sayılırım," diyen Ahmet Sancaktar'dan soluksuz okuyacağınız bir roman…


Aşk Zor Oyunları Severdi Ama Bu Bir Oyun Değildi.
Bu, Tutkuya Yenik Düşenler İle
Yolu Aşka Düşenlerin Savaşıydı.

Severek yaptığı bir işe, harika bir nişanlıya ve güzel dostlara sahip olan Sena'nın tüm hayatı televizyonda izlediği bir haberle alt üst olur. Özenle kurduğu dünyası yavaş yavaş yıkılırken, hayatını geri alacağına dair tüm umutlarını kaybetmenin eşiğine gelir.
Ancak Sena'yı asıl korkutansa, yıllardır âşık olduğu Ahmet Sancaktar'ın onu korumak için her şeyi göze almasıdır. Çünkü artık genç kızın hem hayatı hem de kalbi tehlikededir… 

Ünlü ve zengin Sancaktar Ailesi'nin hırçın, asabi ve ukala olarak tanınan üyesi Ahmet Sancaktar'ın sevdikleri için yapamayacağı şey yoktur. Ancak girdiği amansız kovalamacanın içinde Sena'yı korumak için yaptıkları kendisini bile şaşırtırken, Ahmet'i asıl korkutan şey ise ayağına dolanan aşktır. Karanlıktaki düşmanla savaşmak mı, yoksa aşka karşı gelmek mi daha zordu?
Yaşayıp görmekten başka şansı yoktu…


Benim Yorumum

Ya bayıldım :D Meral Kır okuduğum ikinci kitabıyla da kalbimi fethetti ve en sevdiğim türk yazarlar arasına girdi. Cidden çok güzel kalemi var, kitabı okurken elimden bırakmak istemedim ama bitsinde istemedim çom güzel vakit geçirdim okurken.

İlk Aşkın Kokusunu Aldım kitabını okumuştum ve çok sevmiştim iyi ki Yolum Aşka Düştü kitabını da almışım çünkü çok sevdim :D

Bir kere çok güzel bir yazım tarzı ve kalemi var. Kitabın içinde ne ararsan buluyorsun yani gizem, gerilim, polisiye, aşk, romantik her şey var ve çok iyi uyum içindeler. Okuru bunaltmayan ve sıkmayan anlatımı, merak uyandıran yanı, akıcılığı, her sayfasında biraz daha şaşırtması, güzel karakterlerin güzel aşkları süperdi.

"Sevgi için çok uzun cümleler kurmaya,
onlarca kelimeler sarf etmeye gerek yoktu.
Bazen küçük bir bakış,
kalbinin söylemek istediklerini
senin yerine anlatabilirdi."

Ahmet'e ve Sena'ya bazı yerlerde kızıp hak verdim ve yaşadıklarını büyük bir keyifle okudum her ne kadar hoş olmayan şeyler de yaşansa da aralarında ikisine bayıldım. Özellikle sonda Sena'nın yaptığı aşk itirafı çok güzeldi yani o ortamda falan okurken ben bile heyecanlandım. Tıpkı Aşkın Kokusunu Aldım kitabında olduğu gibi bu kitapta da bolca şaşırtıcı şey oldu. Ummadığımız karakterlerden neler çıktı resmen.

Kısacası kitabı çok sevdim ve okuduğumda keyif aldım. Meral Kır'ın Aşkı Seçtim ve Aylardan Aşk kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum ve umarım Mehmet Sancaktar'ın hikayesini de kaleme döker de bizde okuruz :)

Kitap seri diye ilk kitabını önce alayım gibi düşüncelere girmenize gerek yok çünkü birbirinden bağımsız bir seri bu. Her kitapta farklı karakterler var ama hepsi Sancaktar ailesinin bir üyesi. Aşağıya hangi kitapta hangi karakterler var yazacağım zaten :) Bence bu yaz sıcağında kitabı okurken güzel dakikalar geçirebilirsiniz. Aslında bu konudan Aşkın Kokusunu Aldım kitabına yaptığım yorumda bahsetmiştim ama burada da bahsedeyim dedim.

Aylardan Aşk - Tanem ve Yağız
Aşkı Seçtim - Asya ve Doruk
Yolum Aşka Düştü - Ahmet ve Sena
Aşkın Kokusunu Aldım - Serra ve Barış

Serimizdeki karakterler bu şekilde ve ben Mehmet Sancaktar'ın hikayesini okumak için şimdiden sabırsızlanıyorum :D Bence romantik aşk kitabını polisiye ile birleştiren yazarımız Meral Kır'ı hepiniz seveceksiniz çünkü gerçekten güzel ve sizi kitabın içine çeken kalemiyle çok iyi bir yazar..


Temmuz 07, 2016

Aşkın Kokusunu Aldım - Meral Kır // Kitap Yorumu

Temmuz 07, 2016 0 Comments

Kitap: Aşkın Kokusunu Aldım
Seri: Sancaktarlar Serisi #4/4
Yazar: Meral Kır
Yayınevi: Aspendos
Türü: Romantik, Polisiye
Sayfa Sayısı: 471
Goodreads Puanı: 4.65
Benim Puanım: 4/5


Aşktan kaçan bir kadın... Aşktan yanarak vazgeçmiş bir adam... Yaralarını sarmalarına engel olan yalanlar ve geçmişten gelen büyük sırlar...
                                                                                                                                         
Hiçbir aşk bu kadar imkânsız olmamış ve hiç kimse aşkı bu kadar çok istememişti.
Futboldaki büyük başarılarını antrenörlüğüne de taşıyan Barış Dağlı için hayat, tek ailesi olan Fırat'tan ibaretti. Onu korumak adına, ustaca kullandığı kelimeleriyle karşısındakini çileden çıkaran Serra Sancaktar'ı hayatına dâhil etmeye karar verdiğinde genç kadının menekşe kokusunu hesaba katmamıştı. Üstelik artık kalbi gibi takımı da tehlikedeydi. Hırsına yenilen oyuncusunun ölümünün ardındaki sırlar, karanlık geçmişi yeniden aydınlattığında Barış'ın önce kalbini, sonra da Serra'yı kurtarması gerekecekti.

Güçlü ve başarılı Serra Sancaktar, etrafına ördüğü duvarların arasında örnek bir hayat yaşarken kendini büyük bir skandalın içinde bulmuştu. Üstelik onu, ailesi için bir tehdit olarak gören Serra, hayatını kâbusa çevirmeye kararlı olan Barış Dağlı'nın puslu gözlerine baktığı andan itibaren artık eski Serra değildi.

Her zorluğa direnen Serra'nın gücü bir tek aşka yetmediğinde, kırılan kalbinin parçalarını toplaması hiç kolay olmamıştı. Çünkü tüm bencilliği ve hainliğiyle, başka bir kadının yaktığı bu adama âşıktı.

Soluksuz okuyacağınız bir macera ve her satırında size kendini hissettirecek amansız bir aşk hikâyesi...



Benim Yorumum

Bir kitapta hiç bu kitapta şaşırdığım kadar şaşırdığımı hatırlamıyorum. Cidden cidden o kadar çok şaşırtıcı şey oldu ki kitabı 'vay canına' diyerek kapattım :D

Öncelikle kitabı sevdim. Kurgu ve olaylarını akışı, akıcılığı, karakterler, sıkmayan anlatımı çok iyi idi. Ayrıca bu benim okuduğum ilk Meral Kır kitabım ve evet yazarın kalemi çok güzel. Her sayfayı ayrı bir heyecanla çevirttiriyor insana. Her bölüme bu sefer ne açığa çıkacak, şimdi ne olacak, ne yapacaklar diyerek başladım ve kitabın sonunda da vay be dedirttirdi.

Kitapta gizem çok güzel kullanılmış sırlar var yani bir sürü şok edici gerçekler var ve bence kitabı okuyacak olan herkes ters köşe olacaktır. Aksiyon, romantik, gizem, polisiye, gerilim her şeyi yaşadım diyebilirim kitapta.

"Aşktan kaçmaya çalışmak,
yağmurun altında koşmak gibiydi.
Aslında hızlandıkça daha çok ıslanırsın
ama sen bunu ancak sırılsıklam olduğunda fark edersin"

Barış ve Serra'nın diyaloglarını sevdim. Başlarda Serra neden böyle davranıyor, niye böyle yapıyor falan dedim ama gerçek ortaya çıkınca anladım ki bu daha kitabın sadece bir kısmıymış. Klasik bir aşk kitabı değil ve okuru tahmin edilmesi zor olaylar bekliyor ve iddia ediyorum kitabı okuyacak olan herkes bunu kolayca tahmin edemeyecek ve bol bol şaşıracak :D

Her karakterin ayrı bir hikayesi var ve hepsi beni etkiledi ama Barış'ın hikayesi vay be dedirten cinsten neler yaşamış be dedim. Ayrıca bence herkes Barış'ı ve Serra'yı sevecek. Kitapta sadece bazı karakterlerin yaşı ile diyaloglar arasındaki tuhaflık hoşuma gitmedi onun dışında her şeyi süperdi diyebilirim. Bölüm sonlarındaki çiçekler ve anlamları yazılan kısımlar da çok hoştu. Mehmet ve Ahmet'in hikayelerini de çok merak ediyorum zaten yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım hatta Yolum Aşka Düştü Ahmet Sancaktar'ın kitabını aldım bile :D

Kitap seri diye ilk kitabnı önce alayım gibi düşüncelere girmenize gerek yok çünkü birbirinden bağımsız bir seri bu. Her kitapta farklı karakterler var ama hepsi Sancaktar ailesinin bir üyesi. Aşağıya hani kitapta hangi karakterler var yazacağım zaten :) Bence bu yaz sıcağında kitabı okurken keyifli ve eğlenceli dakikalar geçirebilirsiniz.

Aylardan Aşk - Tanem ve Yağız
Aşkı Seçtim - Asya ve Doruk
Yolum Aşka Düştü - Ahmet ve Sena
Aşkın Kokusunu Aldım - Serra ve Barış

Serimizdeki karakterler bu şekilde ve ben Mehmet Sancaktar'ın hikayesini de okumak için sabırsızlanıyorum :D Bence romantik aşk kitabını polisiye ile birleştiren yazarımız Meral Kır'ı hepiniz seveceksiniz çünkü gerçekten güzel ve sizi kitabın içine çeken kalemiyle çok iyi bir yazar..


Alıntılar

"Sevmek, tüm yol boyunca yüreğinde umut taşımak, imkânsızlıklara inat yürümektir. Geçtiğin yolda gördüğün her ağaca küçük umutlar bağlamak, geri dönerken o umutları teker teker toplamaksa aşktı."


🍃🍂


"Konuşmayı da susmak kadar iyi bilmek lazım, susmazsan sessizliğin içindeki feryadı duyamazsın."


🍂🍃


"Sessizlik en büyük düşmandı. Sustuklarını haykırır, unutmak istediklerini sana hatırlatır, içinde bastırmaya çalıştığın tüm sözleri duymana sebep olurdu."


🍂🍃


"Anılar unutmak için yaşanmıyordu; yaşamaya devam etmek için unutuluyordu. Ama anılar leke tutar, unutsan bile mutlaka izi kalırdı..."



Satın Almak İçin; D&R | Okuoku | Babil.com

Haziran 13, 2016

Yabancı Şahmeran - Öznur Yıldırım // Kitap Yorumu

Haziran 13, 2016 1 Comments
Kitap: Şahmeran
Seri: Yabancı 1/3
Yazar: Öznur Yıldırım
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 600
Goodreads Puanı: 4.22
Benim Puanım: 3,5


Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum.

Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu.

Konuşmadı, konuşmadım.
Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik.
Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım.
Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Rengi, kan rengiydi.
Rengi, kaybın rengiydi.
Rengi, bir cinayetin rengiydi. 



Benim Yorumum

Yabancı içinde bir çok çelişkiyi barındıran ama kendisini okutturduğunu düşündüğüm bir kitap. Wattpad döneminde de takip ederdim ama şimdi kitap halinde okuyunca bir bütün oldu ve düşüncelerim tam olarak oturdu. Evet kitabı seviyorum o betimlemeler ve Öznur'un kalemi bence gayet iyi.

Ama bazı editöryel hatalar, kelime ve cümle tekrarları, mantık hataları, bazı yerlerde gereksiz sözcük, cümle kalabalığı gibi şeyler güzel gözükmedi ve bir nebze akıcılığı da etkiledi. Kitapta bir şeyler yüzeysel kaldı mesela karakterlerde daha derine inilebilirdi. Baştan sona Gece ve Uygar var ama etkisiz eleman gibiler. Umay, Doğa'nın annesi, Atalay, Kutay, Egemen... yani karakterleri daha çok görmeyi, tanımayı, okumayı isterdim.

Onun dışında Doğa ve Ediz'in kendi içlerinde çok fazla çelişkiye düşmelerini de sevmedim. Birbirlerine davranış şekilleri ve Ediz'in değişken ruh halide garipti. Birbirleriyle bir şeyler paylaşıp 2, 3 bölüm sonra birbirlerini öldürecek gibi düşman olmalarını anlamsız buldum :/ Bu bence kurguda daha iyi ayarlanabilirdi çünkü bir öyle bir böyle olmaları bana hoş gözükmedi. Bir bölüm diğer bölümlerden bağımsız gibi her bölümde farklı Ediz ve Doğa var gibiydi.

"Sen Şahmeran'sın.
Hatta ondan da yüce.
Bir duvarın arkasında,
kimsenin bilmediği
bir yerde saklanıyorsun.
En güzel şeyler o duvarın arkasında.
Sadece sen varsın ve o duvardan 
bir ışık süzüyor.
Bu duvar bir kuyunun dibinde.
Ve ben o kuyunun dibinde
karanlıkta kalmış, zavallı bir adamım."

Ve Ediz'in bazı davranışlarını fazla ağır ve yersiz buldum tamam babanı öldüren adamın kardeşi ama bu kadar da olmaz ki masum bir insan sonuçta babanı o öldürmedi. Doğa ise yaşadıkları yüzünden ilgiye ve sevgiye ihtiyaç duyuyor bir süre sonra bu Ediz'e karşı yakın hissetmesine neden oluyor ama bunun kitapta biraz daha sonraları olması daha iyi olurdu sonuçta aileni öldürmekle tehdit eden ve sana davranış şekli belki olan bir adam var karşında bu kadar çabuk ona karşı bir şeyler hissedip düşünmesi olmadı bence.


Kitabın eksiklikleri var evet ama Öznur'un kalemi bence çok daha iyi işlere gebe olacak gibi. Ayrıca Şahmeran hikayesi gerçekten çok etkileyiciydi.

Wattpad'de yayınlanıp kitap olan iyi işlerden biri bence. Çok sağlam bir kurgu olmasa da Öznur'un betimlemeleri gerçekten etkileyiciydi ve bence kitabın en iyi yanlarından biri oldu. Serinin daha iyi olacağını ve daha olgun bir kalem okuyacağımızı düşünüyorum çünkü Öznur'un kalemi gittikçe daha sağlam bir hal alıyor, bu yüzden devam kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum.