Follow Us @ozgurkitaplar

kitap cadıları blog turları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap cadıları blog turları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aralık 10, 2016

[ 28. KCY Blog Tur ] İlginç Olmak Üstüne Bir Manifesto - Holly Bourne // Kitap Yorumu

Aralık 10, 2016 0 Comments
Kitap Adı: İlginç Olmak Üstüne Bir Manifesto
Özgün Adı: The Manifesto on How to be Interesting
Yazar: Holly Bourne
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Çeviren: Sevinç Seyla Tezcan
Sayfa Sayısı: 400
Goodreads Puanı: 3,94

Görünen o ki sıkıcıyım. Hiç kimseyim.
Ama hepsi değişmek üzere.
Çünkü bir projeye başlıyorum.
Burada. Şimdi. Kendim için.
Siz de benimle bu yolculuğa
çıkmak isterseniz, buyurun gelin.



Bree popülerlikten çok uzaktır. Zamanının çoğunu hayatından,
okulundan, hiç yanında olmayan anne babasından nefret
ederek geçirir. Bu yüzden de kendini yazmaya vermiştir.

Bir gün Bree'ye kendini dünyaya kapatmaktan vazgeçmesi
ve yazıya aktarmaya değer bir hayat yaşamaya başlaması
gerektiği söylenir. Ve böylece İlginç Olmak Üstüne Bir
Manifesto doğar. Altı adımda kusursuzlar takımının arasına
sızacak, imkânsız bir aşka kapılacak ve hayatının
en büyük hatasını yapacaktır.

                           Bu manifesto her şeyi değiştirecek...                                                                                                                                                                                                                                             "Arkadaş gruplarından dostluklara, bu romanın sayfalarındaki her şey gerçek ve bu yüzden herkes kendinden bir parça bulacak."
-The Guardian-


Benim Yorumum


Sen Benim Diğer Yarımsın kitabı ile sevilen yazar Holly Bourne'nun yeni kitabı İlginç Olmak Üstüne Bir Manifesto Kasım ayında okurla buluştu. Kitaptan biraz bahsedeyim sizlere.

Bree yazar olmak istiyor fakat defalarca yayınevlerinden retler alıyor. Edebiyat öğretmeniyle olan konuşmasında öğretmeninin ona "Bence kendini ve hayatını biraz daha açmalısın. Biraz daha ilginç şeyler yap, Bree... Hakkında bir şeyler okumak isteyeceğin biri ol." demesiyle Bree bir projeye başlıyor. Amacı ilginç olmak. Hakkında bir şeyler okumak isteyeceği kişiye dönüşmek. Böylece ilginç olmak adına, yaptığı bir sürü listenin yanına altı kurallı yeni bir liste ekler: İlginç Olmak Üstüne Bir Manifesto. 



Birinci Kural: Çekici olmak.
İkinci Kural: Diğer çekici insanlarla arkadaş olmak.
Üçüncü Kural: İmkânsız bir aşka kapılmak.
Dördüncü Kural: Kişiliğinden tamamen arınmak, duygusal açıdan harabeye dönüp paramparça olmak.
Beşinci Kural: Sanırım sonunu öğrenmek istiyorsunuz. Bunun
için okumaya devam etmeniz gerekecek...




Bree önemli olmadığını, yalnız olduğunu düşünüyor ve dünyada bir iz bırakmak istiyor. Bu yüzden yazar olmak istiyor bence ve bu kariyeri için İlginç Olmak Üstüne Bir Manifesto listesindekileri uygulayarak ilginç olmaya, popüler olmaya çalışıyor ve bunları açtığı bloga yazıyor. Her ne kadar bu yolculuğa popüler insanların ne kadar yapmacık olduğunu göstereceğim diye çıktıysa da kendisini yolda kaybettiğini ve şaşırdığını söyleyebilirim. 👍 Kitap boyunca popüler insanlara daha çok uyum sağlamak için kendisini nasıl değiştirdiğini ve bu süreçte yaptıklarını okumaktan pek zevk almadım ki bunun ilginç olduğunu da düşünmüyorum. Ayrıca dışlanmış ve kendisini ezik gören birinin, ruj, pahalı kıyafetler ve makyajla birden popülerlik merdiveninde zirveye çıkmasını da gerçek bulamadım.

"Senelerce tek istediğim fark edilmekti. Varlığımı
ispatlamak. Yaşadıklarımın her şeye değmesini istedim,
ve bunu dış güçlerin beni onaylamasıyla sağlamaya
çalıştım. Önemli olduğumu söylemesiyle."

Yazar kitapta güzel ve gerçek şeyleri ele almış olsa da ben vermek istediği mesajı net bir şekilde veremediğini düşünüyorum, daha net verseydi bence daha çok sevilirdi. Buna kitaptaki derinliğin, duygunun eksikliği ve karakteri benimseyemememiz de sebep olmuş olabilir. Ama tabi ki yazar yani Holly Bourne, kitabında gerçek amacından çok fazla sapmadı sadece bu şekilde yazmak istediği için bu şekilde yazdığını düşünüyorum fakat bu karakterin sergilediği davranışları hoş bulduğumu söylemez çünkü saçma hareketlerde bulundu. 😑 Çok iyi bir kitap olduğunu söyleyemem ama bazı yerlerde kitabı sevdim. Her ne kadar karakterleri sevmesem de, Bree'nin hikayesinin aile kısmı ve kitabın 330'lardan sonrası en sevdiğim yerlerdi. Akıcı bir kitap, çabuk bitiyor ama kusurları olduğu bir gerçek. Kitabın ilginç bir farklılığı var evet 😂
Ayrıca kitaptan alıntılar paylaşacağım @ozgurkitaplar instagram hesabıma beklerim hepinizi :) :*

    "İlginç olmak önemli değil. Ama mutlu olmak önemli.
Tıpkı gurur duyduğunuz bir insan olmak gibi."


Yorumum bitti fakat bu kitabı okurken dinlemek isterseniz diye sevdiğim bir kaç şarkı ekleyeceğim :)


Keyifli günler dilerim herkese, mutlu ve huzurlu günler :)

Ağustos 03, 2016

[ 27. KCY Blog Tur ] Program - Suzanne Young // Kitap Yorumu

Ağustos 03, 2016 0 Comments
Kitap: Program
Özgün Adı: The Program #1/3
Yazar: Suzanne Young
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Çeviri: İrem Özdemir
Tür: Genç Yetişkin, Distopya
Sayfa Sayısı: 398
Goodreads Puanı: 4.07


                                                  HASTALIK: İntiharla Sonuçlanan Psikolojik Salgın
TEDAVİ: Silinen Anılar




                                                              Sloane kimsenin gözü önünde ağlamaması gerektiğini bilir; özellikle de intihar salgını tüm ülkeye yayılmışken ve böylesi bir tepki onun tek tedavi olan Program'a yollanmasına sebep olabilecekken. Sloane Program'dan dönen herkesin boş bir sayfaya dönüştüğünün farkındadır. Çünkü depresyonlarıyla birlikte anıları da gitmiştir.

Sürekli gözlenen duygularını gizlemek için elinden geleni yapan Sloane sadece James'le beraberken kendisi olabilmektedir. James ikisini de güvende ve Program'dan uzak tutmaya söz vermiştir, Sloane ise aşklarının her şeye dayanabileceğini düşünmektedir. Ama birbirlerine verdikleri sözlere rağmen gerçeği saklamak gittikçe zorlaşır; ikisi de günden güne zayıflamakta, depresyon sinsice ilerlemektedir.

VE PROGRAM PEŞLERİNDEDİR.


Puanım: 5/5

Ba-yıl-dım. Cidden çok çok güzel bir kitaptı ve okurken inanılmaz keyif aldım. Kitabın konusu bence özgün ve yazarımız Suzanne Young bu hikayeyi çok iyi kullanarak ortaya güzel bir distopya koymuş. Kitaptaki dünya etkileyiciydi diyebilirim ve daha ilk sayfadan insanı içine alıyor ki sonraki sayfaları saymıyorum bile. Karakterlerin arasındaki aşk ve distopya ile uyumu çok iyidi bence. Kusur arıyorum ama kitapta kusur bulamıyorum. İnanılmaz sevdim ve o kadar akıcı ki elinden bırakamıyor insan.

Her ne kadar kitabın içinde karakterlerin duygularını saklaması gerekse de ben o duyguyu aldım ve kitabı okurken duygulara boğuldum :D Demek istediğim duyguların ve hislerin yasak olduğu bu kitapta okur kendi duygularına hakim olamayacak. İlginç bir kitaptı, şaşırtıcı, farklı ve merak uyandıran. Okuduğum en iyi kitaplardan ve favorilerimden birisidir diyebilirim.

"Her sabah o günün hasta olacağım gün olduğunu düşünüyorum.
Denetimcilerin beni işaretleyip götüreceği gün olduğunu.
Ve yataktan çıkmak istemiyorum.
Ama çıkıyorum çünkü seni burada yalnız bırakamam."

Bir kitabı okurken gözlerim doluyorsa ya da ağlıyorsam o kitaba bayılırım tıpkı bu kitapta olduğu gibi. Güldüm, eğlendim, ağladım, şaşırdım okurken inanılmaz keyif aldım ve kitap bittiğinde uzay boşluğuna düştüm. Kitap okunması kolay bir dile sahip ve her bölüm dolu dolu geçti, olaylar çok şaşırtıcıydı. Ve o son. Cidden soru işaretleriyle ve büyük merakla bitireceğiniz bir kitap olacak. İkinci kitabı istiyorum ben ya :D The Treatment yani tedavi anlamına gelen ikinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorum. İngilizcem iyi olsa şu dakika da okurum.

Karakterleri sevdim, herkesin kendine özgü tarzını. Sloane, James, talihsiz çocuk Miller, Lacey ve karmakarışık hissettiğim Realm. Onun dışında Doktor Warren, Roger kitapta onları her okuduğumda bir yumruk atasım bir öldüresim bir dövesim gelen karakterler. Hadi okuyucular toplaşıp şunları bir benzetelim :D
"Sen doğrusun, biliyorsun değil mi?" dedi.
Sen benim için doğru kişisin.
Ve bunu daha önce yaptığımıza
hayatım pahasına bahse girerim.
Çünkü seninle önceden tanıştığımız zamanda
sana aşık olamayacağımı düşünemiyorum bile."

Eğer klasik kurgulardan sıkıldıysanız ve bir distopya arıyorsanız size kesinlikle bu kitabı tavsiye ederim. Distopya severler okumalı zaten bence :D Ama yorumlar yüzünden beklentili başlayıp sevmemezlik etmeyin. Beklentileri atın bir köşeye :) Kitabın kapağı çok güzel değil mi ayrıca. Ben çok sevdim.

Kısaca konudan bahsedeyim.

Gençlerde intihar ülke çapında bir salgın olarak kabul ediliyor. Ülke de her üç gençten biri binalardan atlamaya, bileklerini kesmeye başlıyor ve bu genelde sebepsiz yere oluyor. Psikologlar intiharın davranışsal bir bulaşıcı hastalık olduğunu söylüyor. Kitapta da dediği gibi "Arkadaşların köprüden atlarlarsa sen de mi atlayacaksın?" Onlara göre cevap evet.

Salgının önüne geçmek için bölge okullarda pilot bir uygulama olan Program başlatılıyor. Salgını önleyici yaklaşım. Öğrencilerin duygu ve davranış değişiklikleri takip ediliyor ve herhangi bir tehlike saptanırsa işaretleniyorlar. Yani intihara meyilli davranışlar sergilersen psikologlara değil denetimciler tarafından alınarak Program'a gönderiliyordun. Orası altı hafta kalacakları bir tesis. Tedavi ise anılarının silinmesi. Yani boşalan bir hafıza ve boş bir beyin oluyorlar. Dışarı çıktıkları zaman ise onlara özel bir okula yani geri gelenler için belirlenmiş bir okula gönderiliyorlar.

Sloane abisi Brady'i kaybettiğinde güçsüz düşer. Aynı zamanda Brady sevgilisi James'in de en yakın arkadaşıdır. Birbirlerine verdikleri sözlere rağmen güçlü kalmaya çalışmaları, hastalığa yakalanmama umutları her geçen gün zayıflar.

Bu süper kitabı 3 kişinin kazanabileceği çekilişimiz için facebook ve instagram Kitap Cadıları hesabına bekleriz :)

Mayıs 04, 2016

[ 26. Blog Tur ] Rhett . J. S. Cooper // Kitap Yorumu

Mayıs 04, 2016 0 Comments

Kitap: Rhett
Özgün Adı: Rhett
Yazar: J. S. Cooper
Seri: Rhett 1/2
Yayınevi: Dex Plus
Çeviri: Selma Altınbaş Bursalıoğlu
Tür: Romantik, Kurgu, Yetişkin
Sayfa Sayısı: 256
Goodreads Puanı: 3.61


Adım Rhett.
Kendini beğenmişin tekiyim çünkü öyle olmak için
her şeye sahibim: Yakışıklılık, para, cazibe…

Her kızın birlikte olmak isteyeceği tipim ama hiçbiri beni kendisine bağlayamıyor. Aşk olaylarına girmem. İlişkiye hiç gelemem.


Asla ama asla evlenmeyeceğim. Hızlı yaşarım, günümü gün ederim. Her hafta yatağıma başka bir kızı konuk ederim. Arkadaşlarım bana imreniyor,
düşmanlarım kıskanıyor. Herkes benim hayatımı yaşamak istiyor…
Sonra bir gün o, bana uzaklara gideceğini söyledi.
O benim en yakın arkadaşım. İlk dostum. İlk öpücüğüm.
Hiç sevgili olmadık, çünkü ona âşık değilim.
Gitmesi umurumda değil. Âşık olmadığım için umurumda değil.
Aşk olaylarına girmem, demiş miydim? Adım Rhett, hiçbir şeyin moralimi bozmasına izin vermem. Vermezdim. Bir gecede her şey değişti,
inandığım her şeyi sorgulamaya başladım.                           Birdenbire, Rhett olmak çok anlamsızlaştı.




Bu kez Kitap Cadıları olarak Rhett kitabını yorumluyorum :)

Kitabı okudum, okurken eğlendim, güldüm ve mola tarzı kafamı rahatlatan tatlı bir aşk kitabı oldu. Rhett ve Clementine arasındaki dostluğun aşka geçişi güzeldi, ikiliyi sevdim.


Okuyucuyu sıkmayan, bunaltmayan bir anlatımı vardı ve akıcı bir Young/new adult kitabıydı diyebilirim. Genel bakıldığında güzel ama kitapta biraz daha az yetişkin içerikten bahsedilseydi bence güzel olurdu :/

Ben bazen bunun üstünde bir kitapta çok fazla söz edilince pek sevemiyorum bilmiyorum yani okurken gözüme batıyor yine mi falan diyorum. Bunu sebebi yazarın ne kadar iyi yansıttığına göre de değişir tabi. Ama yani iki kişinin birbirine karşı olan her çekimi seks olarak algılanmamalı bence diyebilirim bu kitap için.

Onun dışında bence güzel bir kitap yani ağır kitaplardan sonra ya da araya sokmak isterseniz bu kitap kafanızı rahatlatacak ideal bir kitap bence ve bu türü sevenler ayrıca kitabı sever tavsiye ederim bu türe ilgi duyanlara ve romantik aşk kitabı arayanlara.


Diyaloglar falan çok hoşuma gitti yani eğlenceli bir kitap ve kapağında ki adam da iyi ama yani şimdi onu Rhett olarak düşününce o gözler falan :D 

Mart 25, 2016

[ 24. Blog Tur ] Her Şey - Nicola Yoon // Kitap Yorumu + Yazar Bilgisi

Mart 25, 2016 0 Comments
Kitap: Her Şey
Özgün Adı: Everything, Eveything
Yazar: Nicola Yoon
Yayınevi: Pena Yayınları
Çeviri: Funda Tatar
Sayfa Sayısı: 344
Goodreads Puanı: 4.04

"En Büyük Risk Hiç Risk Almamaktır."

Bazen en sevdiğim kitapları sondan başa tekrar okurum. Son bölümden başlar ve başa kadar tersten okurum. Bu şekilde okuduğunuzda, kitabın bölümleri de umuttan çaresizliğe, kendini tanımaktan şüpheye doğru gider. Aşk hikâyelerinde çiftler sevgili olarak başlar, sonunda yabancı olurlar. Yetişkinliğe ulaşma kitapları yolunu kaybetme hikâyelerine dönüşür. En sevdiğiniz karakterler yeniden doğar.  Benim hayatım bir kitap olsa ve tersten okunacak olsa, hiçbir şey değişmezdi. Bugünün dünden hiçbir farkı yoktu. Yarın da bugünle aynı olacaktı. Maddy'nin Kitabı'nda, bütün bölümler birbirinin aynısıydı.                                                                                      Olly'ye kadar.





İşte güzeller güzeli tur konuğumuz :)
Çok çok güzel bir kitaptı. Pena Yayınları kitabı çok güzel hazırlamış ayrıca. İç ve dış tasarımı çok güzeldi ve okurken çok eğlendim. Kitabın içindeki çizimler harikaydı ve bu güzel çizimleri yazarımızın kocasının yapmış olmasıda çok tatlı. İki günde bitirdim ve bitmese daha iyidi :D

Kitabın anlatımı çok iyidi. Okunması kolay ve akıcı ilerledi. Kitaba başladım sonra bir baktım bitmiş sonra üzüldüm niye bitti diye sonra sayfalara tekrar göz gezdirdim sonra koyduğum post-it'leri tekrar okudum yani kitabı elimden bırakmamak için ne gerekiyorsa yaptım ama acı son kitap bitti :D 


Kitabı o kadar çok sevdim ki tekrar okurum. Yani kitabın o duygusu, yazarın duyguyu yansıtması süperdi. Olaylar, karaktarler çok iyidi. Konuyu çok sevdim. Yazar favorilerim arasına girdi ve sonraki çıkacak kitabını büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum. Kalemi çok güzeldi, beğendim.

2016 yılının favori kitapları arasına girdi bile. Diyaloglar, mesajlaşmalar çok keyifli ve aynı zamanda hüzünlüydü okurken çok hoşuma gitti. Güldürdü, ağlattı, neşelendirdi, hüzünlendirdi. Bir sürü bir sürü duygu yaşattı bana. Kızdım, hak verdim, sinirlendim, üzüldüm, ağladım sonra güldüm ve bu döngü devam etti :D Ve sonunda da çok iyi şaşırttı. Beklenmedik ve sürpriz oldu yani sonu mükemmeldi. 


Olly karakterine gelirsem bayıldığım karakterlerden olduğunu söyleyebilirim. O enerjik hali ve tatlılığı süperdi. Kelebek etkisi, hayat enerjisiydi adeta. En başından beri Madeline'in yanında durması çok hoştu.
Madeline'in ise kararları ve inatçılığı ayrıca kitapları seven yanı çok güzeldi. Hemşiremiz Carla'da çok tatlıydı.

Biraz kitapta ne okuyacağımızı anlatayım. Madeline'in bir hastalığı var. Balon bebek hastalığı olarakta bilinen ve ender görülen Ağır Kombine İmmün Yetmezliği (AKİY) hastalığı. Yani Madeline'nin Dünya'ya alerjisi var ve dışarı çıkamaz, birine dokunamaz ya da canı herhangi bir şey istediğinde kafasına göre yiyip içemez çünkü her an hastalığı tetiklenebilir. Bu yüzden 18 yıldır evde hapis gibi yaşıyor çünkü evleri son derece sterilize ve Maddy'nin yaşayabileceği şekilde dizayn edilmiş. Madeline için her gün birbirinin aynıydı ta ki yan eve taşınan Olly'i görene kadar. İşte o zaman hayatı değişmeye başlıyor. Ve her ne olursa olsun hayatını kendi istediği gibi yaşamaya karar verdiğinde ise olanlar oluyor.


Şaşırtıcı ve eğlenceli anlatımıyla bu harika kitabı herkese öneririm çünkü bu kitaba bayıldım ya :D Bence sizde seveceksiniz çünkü kitabın çok tatlı bir anlatımı var ve çizimler, diyaloglar ve Olly ile Maddy (madeline) sizi etkileyecek. Ama her kitap için olduğu gibi bu kitap için de beklenti dozunu ayarlayın çünkü beklenti hiç bir zaman iyi değildir.


Tabi ki Olly'i okurken sizde Madeline ve biz gibi kelebek ayaklanmasından bayılacaksınız :D










Biraz da tatlı yazarımız Nicola Yoon'u tanıyalım. Nicola Yoon, Jamaika (ada) ve Brooklyn (Long Island parçası) büyüdü. Şu an çok sevdiği kocası ve kızı ile Los Angeles, CA'da yaşıyor. Her şey, yazarın ilk romanı. The Sun Is Also a Star isimli bir kitabı daha var ama henüz yazılma aşamasında. Umarım kısa zamanda yayın hakları alınıp, ülkemizde de satışa sunulur. :)
Aşka inanan umutsuz bir romantik kendisi. We Need Diverse Books'un (kitaplara ihtiyacımız var) bir üyesi. Eskiden takılar yaparmış ve karoakeyi seviyormuş fakat şarkı söylemezmiş çünkü sesinin kötü olduğunu düşünüyor. Fransa da şarap ve peynir için yaşayabilirim, diyor ve Kore'nin de Kimchi & Galbi'sine bayılıyor. Yazarımızı twitter.com/NicolaYoon ve instagram.com/nicolayoon hesaplarından takip edebilirsiniz.





"Her şeyi istedim, Olly.
Seni ve bütün dünyayı istedim.
Her şeyi istedim."


Aralık 18, 2015

[ 23. KCY Blog Tur ] Konuş Benimle - Laurie Halse Anderson || Alıntılar & Yorum

Aralık 18, 2015 0 Comments
Kitap: Konuş Benimle
Orjinal Adı: Speak
Yazar: Laurie Halse Anderson
Yayınevi: Go! Kitap
Çeviri: Duygu Yücel
Türü: Genç Yetişkin, Gerçekçi Kurgu
Sayfa Sayısı: 299
Goodreads Puanı: 3.98
Benim Puanım: 5/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku |















Arka Kapak




Konuşmak gittikçe zorlaşıyordu. Boğazım sürekli acıyor, dudaklarım kuruyordu. Geceleri uyurken çenemi o kadar sıkıyordum ki sabahları başım ağrıyordu… Ne zaman annemle, babamla ya da öğretmenlerden biriyle konuşmaya çalışsam ya kekeliyor ya da donup kalıyordum. Sorunum neydi benim?

Melinda Sordino’nun bir sırrı var. Ama sırrını paylaşabileceği kimsesi yok. Bütün arkadaşları, hatta tanımadığı insanlar bile ondan nefret ediyor. Ve günden güne içine kapanan Melinda, çareyi susmakta buluyor. Yalnızlaştıkça susuyor, sustukça yalnızlaşıyor. Ta ki O ŞEY’den kaçıp saklanamayacağını, O GECE’yi unutamayacağını anlayana dek…


Ulusal Kitap Ödülü Finalisti
Michael L. Printz Onur Kitabı
Edgar Allan Poe Ödülü Finalisti
Los Angeles Kitap Ödülü Finalisti


Benim Yorumum

Bu kitap hakkında hem çok şey söylemek istiyorum hem de hiç bir şey söylemek istemiyorum. Çünkü o kadar güzel ki övsem yetmez, sussam da yüreğim el vermez. Ben kitabı çok sevdim. Cidden cidden çok sevdim :)


"İletişim kurmakla ya da duyguları ifade etmekle ilgili 
televizyonda duyduğunuz bütün o saçmalıklar 
yalandan ibaret. Aslında kimse 
ne söyleyeceğinizi duymak istemiyor."

Kitabın o duygusu, yazarın anlatım biçimi, olaylar, bakış açıları, karakterler.. her şey o kadar iyidi ki. Kitapta kendimi buldum diyebilirim. Demek istediğim sanki kitabın içindeymişim gibiydi. Çünkü yazar Laurie Halse, kitaptaki o duyguyu, o hissi o kadar iyi yansıtıp o kadar güzel okura lanse etmişti ki kızın, Melinda, yaşadıklarını hissedebildim adeta. Tabi bunlar benim düşüncelerim. Kitabın süper bir anlatımı var. Yazar favorilerim arasına girdi bile. Melinda'nın lise hayatını okurken gözüme kendi lise hayatımdaki benzerlikler geldi. Yazarın lise hayatını gayet iyi ele aldığını söyleyebilirim. Okuduğum en güzel gerçekçi kurgulardan birisi bu kitap.



Kitabın konusunu anlatayım biraz da. Melinda, arkadaşı Rachel'in de olduğu bir partide tecavüze uğrar. Polisi arar fakat yaşadığı travma yüzünden konuşamaz. Polis ise ona merak etmemesini, yer tespiti yaptıklarını söyler ve olay yerine gelir. Partinin polisler tarafından basılması sonucu Melinda'ya bütün arkadaşları sırtını döner ve onu dışlarlar. Melinda'nın ise yaşadığı travma ona ağır gelir ve çareyi susmakta bulur. Gerçekten susar ve konuşmaz. Ruh hali ve davranışları gittikçe kötüye giden Melinda'nın dersleri de düşmeye başlar. Gittikçe daha da dibe batar. Onunla bağ kurabilen tek kişi ise resim öğretmeni Bay Freeman'dır. Melinda'nın yaşadıklarıyla başa çıkmaya çalışmasını ve kendi sesini nasıl bulmaya çalıştığını kitabı okurken anlayacaksınızdır.


Kolay okunulabilen bir kitap ve akıcı. Kendisini okutturuyor. Her ne kadar kolay ve sade bir anlatımı olsa da kitap etkileyici, dürüst, bilgilendirici anlatımı ile güçlü ve gerçekçi bir hikaye. Bence kitabı okuyan herkes Melinda'yı ve iç dünyasını sevecek. Amazon.com konuş benimle için "Sessizliğin altında yatan çığlığı anlatıyor." demiş. O kadar güzel bir söz ki kitabı anlatan en iyi sözlerden birisi.

Kitabın başında yazara kitabı okuyanlardan gelen epostalar ve mesajların bir kısmının olduğu "Dinle" başlıklı bir yazı var ve çok güzel. Kitap bitiminde de yazarın kitap hakkında yaptığı röportaj ayrıca sansür, konu -tecavüz- bilgilerdirme yazıları da bulunuyor. Ben kitabı her yaştan insanın okuyabileceğini düşünüyorum ve tavsiye de ederim.


Bilen vardır belki kitabın bir de filmi var. Kristen Steward'ın başrolde olduğu film de gayet güzel. Filmi olan kitaplar arasında bazen bazı filmler kitaplara çokta benzemiyor ama Speak -Konuş Benimle- filmi bence kitaba uyan bir film. Kitap bitince filmi izledim ve bay boyun ve resim öğretmeni karakterlerini oynayan oyuncuları da çok sevdim. Bence filmide güzel olmuş izlemenizi tavsiye ederim :)

Bizi facebookta Kitap Cadılarının Yolculuğu sayfasında da bulabilirsiniz.
Bu harika kitabı kazanmak için facebook ve instagram çekilişlerine katılabilirsiniz..


Alıntılar


"Birine söylemeliydim belki.
Söyleyip kurtulmalıydım.
İçimden çıkarmalıydım."


"Tek istediğim uyumaktı.
O konuda konuşmamanın, anıları susturmanın
asıl amacı onlardan kurtulmaktı."


Aralık 09, 2015

[ 22. KCY Blog Tur ] Beklenti - Maggie Stiefvater || Playlist & Yorum

Aralık 09, 2015 0 Comments
Kitap: Beklenti
Özgün Adı: Linger
Yazar: Maggie Stiefvater
Seri: The Wolves of Mercy Falls #2/4
Yayınevi: Pegasus
Çeviri: Selim Yeniçeri
Türü: Genç Yetişkin, Fantastik - Paranormal
Sayfa Sayısı: 382
Goodreads Puanı: 3.93
Benim Puanım: 3/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku












Arka Kapak

Kurt kafatasındaki insan gözleri bana suyu hatırlatıyordu: Bahar göğünü yansıtan berrak su mavisi, yağmurda bulanmış bir dere kahverengisi, yazın yosun tutmaya başladığında rengi değişen göl yeşili, karla kaplı bir nehrin grisi. Eskiden yağmurla ıslanmış huşların arasından beni izleyen sadece Sam'in gözleriydi fakat şimdi bütün sürünün bakışlarını üzerimde hissediyordum; bilinen şeylerin, söze dökülmeyen şeylerin ağırlığıyla.


özlem
Grace ve Sam birbirlerine kavuştukları anda, bir daha ayrılmamak için savaşmak zorunda kalacaklarını anlamışlardır. Sam için bu, kurtadam geçmişiyle hesaplaşmak anlamına gelmektedir; Grace içinse gittikçe belirsizleşen bir gelecekle yüzleşmek…

kayıp
Bir anda dünyalarına giren yeni kurt Cole'un geçmişi ızdırap ve tehlikeyle doludur. Genç adam kendi iblisleriyle savaşırken kurt hayatına kucak açmakta ve insanlıkla bağlarını koparmaya çalışmaktadır.

beklenti
Grace, Sam ve Cole için hayat iki kuvvet -kurt ve insan- arasındaki mücadeleden ibarettir; aşk ise iki farklı yüzünü hep aynı anda göstermektedir: yürek parçalayan ve mest eden, özgürleştiren ve tutsak düşüren, kışkırtan ve ürküten… Ama üç gencin dünyaları parçalanırken bile beklentileri hep aşk olacaktır…


Benim Yorumum

Beklenti güzeldi ama ürpertinin o güzel bitişini beklentide bulamadım. Beklenti ürpertiden sonra fazla olmamış bence. Beklenti'nin arka kapağında "Ürperti, hayranların daha fazlasını istemesine sebep olduysa, Beklenti onları kesinlikle yalvartacak." diye bir söz var Romantic Times''tan. Evet ürperti bittikten sonra gerçekten de beklentiyi bir an önce okumak, bitirmek istedik. Ama ürpertinin o güzel duygusunu beklenti de bulamadım. Bunda yeni karakterin etkisi de olabilir. Çünkü neredeyse Sam ve Grace yoktu kitapta.


Cole adında Beck'in dönüştürdüğü yeni bir karakter eklendi kitaba. Cole bence sorunlu bir çocuk. Geçmişiyle alakalı bir takım şeyler yaşamış bu da onu ölmek istemesine itmiş.

Cole ilk kitapta kurtadamlar ve onların dönüşümü ile ilgili bilinen bütün teorileri yok ediyor resmen. Kitabı okuyunca daha iyi anlayacaksınız. Kısaca Beklenti'yi anlatayım.

Ürperti'yi okumayanlar için küçük bir spoiler içerebilir !!!

Sam'e uygulanan tedavinin işe yaraması büyük etki uyandırır çünkü aynı tedavi Jack'te işe yaramamıştır. Jack'in ölümü Isabel'i üzer fakat kurtadamlara karşı bir nefret beslemesine yol açmaz.
Sam ile Grace için ise işler zorlaşır. Sam iyileşmiş olsa da bir gün Grace'in babasına Grace'in odasında ve onun yatağında uyurken yakalanınca işler zorlaşır. Çünkü Grace'in anne ve babası Sam'i onun odasında yakalayınca Grace ile Sam'in görüşmelerini engellemeye başlarlar.

Öte yandan Grace hiçte iyi değildir. Sağlığı gittikçe kötüleşirken kimsenin elinden bir şey gelmez. Çünkü hastalığının tek bir tedavisi vardır ve bu ya onu öldürecek ya da yaşatacak. Fakat işin kötüsü iki şekilde de bir kayıp yaşanacak.

Spoiler etkisi kalkmıştır !!! 

Beklenti'nin sonunu sevdim çünkü üçüncü kitap ebedi için beklentileri yükseltiyor. Ürperti eğer tek kitap olsaydı bence çok daha güzel olurdu. Çünkü Beklenti çok fazla Ürperti'den sonra beklentileri karşılamıyor.
Ürperti'den sonra Beklenti'yi okurken daha fazla heyecanlanırım diye düşünmüştüm ama olmadı. Çok fazla akıcı değildi ama sonlara doğru yani 280-300'lerden sonrası bence güzeldi. Ürperti Grace ve Sam açısından da anlatılmıştı. Beklenti de Sam, Grace, Isabel, Cole açısından anlatıldı. Yani Cole ve Isabel'in de düşüncelerini okuduk.


Beklenti'nin sonu da çok güzeldi. Kitap daha güzel olabilirdi ama yazar değişik bir şekilde kaleme almış Beklenti'yi. Güzel bir sonu vardı evet ama Ürperti'deki o akıcılık Beklenti'de yoktu. Çeviri güzeldi ama. Bu yazarın dilinden kaynaklı bir şey olabilir çünkü ben Beklenti'nin çevirisini Ürperti'nin çevirisinden çok sevdim. Ama bu Ürperti'nin Beklenti'den daha çok akıcı olmasını değiştirmiyor :) 

Kitap sonlara doğru sürükleyici bir hâl aldı sadece. Ama yine de üçüncü kitap Ebedi için merak uyandırıcı bir son yapmış. Ebedi'de nasıl bir sonuç çıkacak merak ediyorum. 

Ayrıca kitabın baskısına tekrar değinmezsem olmaz. Bence çok güzel ya :))

Kitaplara hazırladığımız birbirinden güzel alıntılar için Kitap Cadıları facebook sayfamıza uğrayın derim :)

Kitap çekilişlerimize Rafflecopter uygulamasından, Facebook ve Instagram'dan katılmayı unutmayın!
 
Playlist

Benim turdaki ikinci görevim de playlist hazırlamaktı. Ben de biraz şarkı araştırdım ama zaten çok tatlı olan yazarımız kitapları için bir playlist hazırlamış. Çok güzel parçaların bulunduğu bir playlist ve ben severek dinledim. Yazar sanırım Snow Patrol hayranı :) Eh bende çok severim ki favori şarkım ve severek dinlediğim Snow Patrol - Chasing Cars parçasıdır ^^

Yazarın playlist'ini aşağıdaki resimde bulabilirsiniz. Ama ondan önce sizlere kendim de severek dinlediğim, kitaba da uyduğunu düşündüğüm birkaç şarkı önereceğim :)

∇∇∇
Blue Foundation - Eyes On Fire
David Guetta - She Wolf 
Possibility - Lykke Li
∇∇∇




Aralık 05, 2015

[ 22. KCY Blog Tur ] Ürperti - Maggie Stiefvater || Ön Okuma & Yorum

Aralık 05, 2015 0 Comments
Kitap: Ürperti
Özgün Adı: Shiver
Yazar: Maggie Stiefvater
Seri: The Wolves of Mercy Falls #1/4
Yayınevi: Pegasus
Çeviri: Zarife Biliz
Türü: Genç Yetişkin, Fantastik - Paranormal
Sayfa Sayısı: 400
Goodreads Puanı: 3.78
Benim Puanım: 4/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku












Arka Kapak

Gözlerimi açtım,
sadece Grace ve ben vardık,
artık ondan ve benden başka
hiçbir yerde hiçbir şey yoktu. 
Sanki öpücüğümü ve beni
içinde tutmak istermişçesine
dudaklarını birbirine bastırıyor,
avcumdaki bir kuş kadar
kırılgan bu anı tutuyordu.


soğuk 
Grace senelerce evinin arkasındaki ormanda yaşayan kurtları seyretmiştir. Aralarından bir tanesi, sarı gözlü olan – onun kurdu – ise bakışlarına hep karşılık vermiştir. Birbirlerine tanıdık gelseler de Grace sebebini bilmemektedir. 

sıcak
Sam ikili bir hayat sürdürmektedir. Kurtken, sevdiği kızın sessiz bakışları altında yaşamaktadır. Fakat her sene kısa bir süreliğine tekrar insan olmasına rağmen Grace’le konuşmaya cesaret edememiştir…
şimdiye kadar

ürperti
Grace ve Sam için sevgi, adını koyamadıkları bir his olmuştur. Ancak bir kez dile getirildiğinde görmezden gelinemez bir hal alacaktır. 
Sam insan formunda kalmaya çabalamalı, Grace ise onu yanında tutmaya çalışmalıdır. Fakat bunun için geçmişin yaralarına, şimdiki zamanın kırılganlığına ve 
geleceğin imkânsızlığına göğüs germek zorunda kalacaklardır...



Benim Yorumum

Kitap cadılarından merhabalar :)) Çok güzel bir tura katıldım ve çok güzel bir kitabı inceliyoruz. Kitaptan bir sürü alıntı ve sürprizleri Kitap Cadılarının Yolculuğu sayfasından takip edebilirsiniz.

Ya önce kitabın kapağına bir bakar mısınız lütfen. Ben bayıldım. Kitabın kapağına baktığımda aklıma hep kitaptaki çok sevdiğim bir sahne geliyor, cidden çok güzeldi. Kurt adam severleri neredeler acaba? Çünkü bu kitabı çok seviceksiniz.

Kitap akıcıydı yani ufak tefek çeviri hataları vardı fakat o kadar da göze batmıyor. İlk başları okurken elimden bırakamadım çünkü her sayfasında şimdi ne olucak, nasıl olucak falan demekten elimden düşmedi. Ortalarına doğru kitapta bir durağanlık var ama sonlara doğru o kadar sürükleyici bir hâl alıyor ki çok şaşıracaksınız. O sonu okuduktan sonra zaten meraktan ve Sam aşkınızdan ikinci kitap arayışına giriyorsunuz. 

Sam bir kurt adam ama allahım yani o nasıl bir kurt adam. Sam'i çok sevdim ya. Bir sempatik bir tatlı bir yakışıklı falan var ya :D O sarı gözler falan. Ayrıca Sam'in Grace için yazdığı şiirler çok güzel. Yani Sam'i  ve Grace'i okurken kitaptan daha bir zevk alacaksınız.


Kısaca bir konuya değineyim ben. Grace küçük bir kızken kurtlar tarafından ormana sürüklenir ve saldırıya uğrar. O saldırıdan sonra ise tek hatırladığı sarı gözlü bir kurdun onu kurtardığıdır. Sam -sarı gözlü kurt- ve Grace birbirlerini daha gördükleri ilk andan beri birbirlerine karşı bir çekim hissederler. Sam soğuk havalar yüzünden kışları kurt yazları ise insan olarak yaşıyordur. Ayrıca her kış Sam Grace'in evinin önünde, ormanda, onu izliyordur. Bu böyle 6 yıl sürer. Fakat Grace'in okuldan tanıdığı arkadaşı Jack gizemli bir şekilde ölünce ve bedenide morgtan yok olunca işler karışmaya başlar. Saldırıya uğrayan Jack dönüşüp bir kurta bürününce ormandaki diğer kurtadamların da sırrı yavaş yavaş açığa çıkmaya başlar. İnsanlar korkmaya başlayınca avcılar ve polis işbirliği ile birlikte kurt avına çıkarlar. Bunu duyan Grace'in ise tek düşündüğü ormandaki kurdu Sam'dir.


Bence güzel bir seri. Kitapta hem Grace hem de Sam'in kendi ağızlarından düşüncelerini okuma fırsatı yakalıyorsunuz ve bu geçişler kitapta kötü durmamış. Ben çok sevdim Grace ve Sam'in kendi düşüncelerini okumayı. Ayrıca kitabın sonu da çok güzel. Ben en çok sonunu sevdim başları da güzel ama o son var ya çok süper olmuş. Kesinlikle fantastik kitap severlerine ve kurtadam hayranlarına bu kitabı öneririm.


Kitabın tasarımı, baskısı ve iç kısmı gerçekten çok güzel. Ürperti sayfalarının font renginin mavi olması çok tatlı eh tabi ki beklenti de yeşil renkte. Yani cidden çok güzel bir seri ve tasarım. Pegasus yayınları çok güzel basmış onlara da teşekkür ederiz :) Ayrıca Ürperti ve Beklenti kitabını kazanma şansı yakalayabilirsiniz. Facebook, instagram ve rafflecopter çekilişlerine katılabilirsiniz.

Kitap cadılarındaki görevime geleyim mi artık ˘︶˘ Kitabın ön okuması için aşağıya bakın gençler :) Ve Beklenti yorumumda tekrar görüşmek üzere :D

Ürperti'nin Aldığı Ödüller ve Adaylıklar Listesi

Indies Seçimleri Kitap Ödülü Finalisti
ALA Genç Yetişkin Türünde En İyi Kitap
ALA Okuma Alışkanlığı Olmayanlar İçin En İyi Başlangıç Kitabı
2011 ALA Genç Yetişkinler Türünde En İyi Karton Kapak
Amazon En İyi Gençlik Kitabı Ödülü
Border’s Original Voices Ödülleri Finalisti
Gençlik Dalında Barnes & Noble 2009 En İyi Yirmi Kitap Arasında
CBC Çocukların Seçimi Ödülleri Finalisti
SIBA 2010 Kitap Ödülü Finalisti
Glamour Ödülleri Ses Getiren En İyi Kitap
Midwest Booksellers 2010 Çocuk Edebiyatı Ödülü
Georgia Peach Ödülleri 2011 Kazananı
VOYA: En İyiler Listesi
YALSA Gençlik Dalında En İyiler Listesinde Avustralya Silver Inky Ödülü Kazananı
2011 CO Blue Spruce Genç Yetişkin Kitap Ödülü Adayı
2010-2011 FL Genç Okuyucular Ödülleri Adayı
2010-2011 MD Black-Eyed Susan Kitap Ödülleri Adayı
2010-2011 NC Genç Yetişkin Türünde En İyi Kitaplar Listesinde
2011 NH Flume Genç Okuyucuların Seçimleri Ödülü Adayı
2010 OR Genç Yetişkin Dalında En Sevilen Kitaplar Listesinde
2010-2011 PA Genç Okuyucuların Seçimleri Ödüllerinde Genç Yetişkin Dalı Adayı
2011-2012 TN Volunteer State Ödülleri Genç Yetişkin Dalı Adayı
2011 NCSLMA Genç Yetişkin Kitap Ödülü Adayı
2010-2011 Pennsylvania Genç Okuyucuların Seçimleri Adayı
2010 TAYSHAS En İyi Okuma Listesinde

Ön Okuma