Follow Us @ozgurkitaplar

Temmuz 09, 2016

Yolum Aşka Düştü - Meral Kır // Kitap Yorumu

Temmuz 09, 2016 0 Comments
Kitap: Yolum Aşka Düştü
Seri: Sancaktarlar Serisi #3/4
Yazar: Meral Kır
Yayınevi: Aspendos
Türü: Romantik, Polisiye
Sayfa Sayısı: 456
Goodreads Puanı: 4.47
Benim Puanım: 5/5

"Bir daha dünyaya gelirse âşık olacağı adamı insan ırkından seçmeye karar veren, şaşkın akademisyen Sena Tekin ve önce Sena'yı öpüp sonra, "Pardon, ben senin ağabeyin sayılırım," diyen Ahmet Sancaktar'dan soluksuz okuyacağınız bir roman…


Aşk Zor Oyunları Severdi Ama Bu Bir Oyun Değildi.
Bu, Tutkuya Yenik Düşenler İle
Yolu Aşka Düşenlerin Savaşıydı.

Severek yaptığı bir işe, harika bir nişanlıya ve güzel dostlara sahip olan Sena'nın tüm hayatı televizyonda izlediği bir haberle alt üst olur. Özenle kurduğu dünyası yavaş yavaş yıkılırken, hayatını geri alacağına dair tüm umutlarını kaybetmenin eşiğine gelir.
Ancak Sena'yı asıl korkutansa, yıllardır âşık olduğu Ahmet Sancaktar'ın onu korumak için her şeyi göze almasıdır. Çünkü artık genç kızın hem hayatı hem de kalbi tehlikededir… 

Ünlü ve zengin Sancaktar Ailesi'nin hırçın, asabi ve ukala olarak tanınan üyesi Ahmet Sancaktar'ın sevdikleri için yapamayacağı şey yoktur. Ancak girdiği amansız kovalamacanın içinde Sena'yı korumak için yaptıkları kendisini bile şaşırtırken, Ahmet'i asıl korkutan şey ise ayağına dolanan aşktır. Karanlıktaki düşmanla savaşmak mı, yoksa aşka karşı gelmek mi daha zordu?
Yaşayıp görmekten başka şansı yoktu…


Benim Yorumum

Ya bayıldım :D Meral Kır okuduğum ikinci kitabıyla da kalbimi fethetti ve en sevdiğim türk yazarlar arasına girdi. Cidden çok güzel kalemi var, kitabı okurken elimden bırakmak istemedim ama bitsinde istemedim çom güzel vakit geçirdim okurken.

İlk Aşkın Kokusunu Aldım kitabını okumuştum ve çok sevmiştim iyi ki Yolum Aşka Düştü kitabını da almışım çünkü çok sevdim :D

Bir kere çok güzel bir yazım tarzı ve kalemi var. Kitabın içinde ne ararsan buluyorsun yani gizem, gerilim, polisiye, aşk, romantik her şey var ve çok iyi uyum içindeler. Okuru bunaltmayan ve sıkmayan anlatımı, merak uyandıran yanı, akıcılığı, her sayfasında biraz daha şaşırtması, güzel karakterlerin güzel aşkları süperdi.

"Sevgi için çok uzun cümleler kurmaya,
onlarca kelimeler sarf etmeye gerek yoktu.
Bazen küçük bir bakış,
kalbinin söylemek istediklerini
senin yerine anlatabilirdi."

Ahmet'e ve Sena'ya bazı yerlerde kızıp hak verdim ve yaşadıklarını büyük bir keyifle okudum her ne kadar hoş olmayan şeyler de yaşansa da aralarında ikisine bayıldım. Özellikle sonda Sena'nın yaptığı aşk itirafı çok güzeldi yani o ortamda falan okurken ben bile heyecanlandım. Tıpkı Aşkın Kokusunu Aldım kitabında olduğu gibi bu kitapta da bolca şaşırtıcı şey oldu. Ummadığımız karakterlerden neler çıktı resmen.

Kısacası kitabı çok sevdim ve okuduğumda keyif aldım. Meral Kır'ın Aşkı Seçtim ve Aylardan Aşk kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum ve umarım Mehmet Sancaktar'ın hikayesini de kaleme döker de bizde okuruz :)

Kitap seri diye ilk kitabını önce alayım gibi düşüncelere girmenize gerek yok çünkü birbirinden bağımsız bir seri bu. Her kitapta farklı karakterler var ama hepsi Sancaktar ailesinin bir üyesi. Aşağıya hangi kitapta hangi karakterler var yazacağım zaten :) Bence bu yaz sıcağında kitabı okurken güzel dakikalar geçirebilirsiniz. Aslında bu konudan Aşkın Kokusunu Aldım kitabına yaptığım yorumda bahsetmiştim ama burada da bahsedeyim dedim.

Aylardan Aşk - Tanem ve Yağız
Aşkı Seçtim - Asya ve Doruk
Yolum Aşka Düştü - Ahmet ve Sena
Aşkın Kokusunu Aldım - Serra ve Barış

Serimizdeki karakterler bu şekilde ve ben Mehmet Sancaktar'ın hikayesini okumak için şimdiden sabırsızlanıyorum :D Bence romantik aşk kitabını polisiye ile birleştiren yazarımız Meral Kır'ı hepiniz seveceksiniz çünkü gerçekten güzel ve sizi kitabın içine çeken kalemiyle çok iyi bir yazar..


Temmuz 07, 2016

Aşkın Kokusunu Aldım - Meral Kır // Kitap Yorumu

Temmuz 07, 2016 0 Comments

Kitap: Aşkın Kokusunu Aldım
Seri: Sancaktarlar Serisi #4/4
Yazar: Meral Kır
Yayınevi: Aspendos
Türü: Romantik, Polisiye
Sayfa Sayısı: 471
Goodreads Puanı: 4.65
Benim Puanım: 4/5


Aşktan kaçan bir kadın... Aşktan yanarak vazgeçmiş bir adam... Yaralarını sarmalarına engel olan yalanlar ve geçmişten gelen büyük sırlar...
                                                                                                                                         
Hiçbir aşk bu kadar imkânsız olmamış ve hiç kimse aşkı bu kadar çok istememişti.
Futboldaki büyük başarılarını antrenörlüğüne de taşıyan Barış Dağlı için hayat, tek ailesi olan Fırat'tan ibaretti. Onu korumak adına, ustaca kullandığı kelimeleriyle karşısındakini çileden çıkaran Serra Sancaktar'ı hayatına dâhil etmeye karar verdiğinde genç kadının menekşe kokusunu hesaba katmamıştı. Üstelik artık kalbi gibi takımı da tehlikedeydi. Hırsına yenilen oyuncusunun ölümünün ardındaki sırlar, karanlık geçmişi yeniden aydınlattığında Barış'ın önce kalbini, sonra da Serra'yı kurtarması gerekecekti.

Güçlü ve başarılı Serra Sancaktar, etrafına ördüğü duvarların arasında örnek bir hayat yaşarken kendini büyük bir skandalın içinde bulmuştu. Üstelik onu, ailesi için bir tehdit olarak gören Serra, hayatını kâbusa çevirmeye kararlı olan Barış Dağlı'nın puslu gözlerine baktığı andan itibaren artık eski Serra değildi.

Her zorluğa direnen Serra'nın gücü bir tek aşka yetmediğinde, kırılan kalbinin parçalarını toplaması hiç kolay olmamıştı. Çünkü tüm bencilliği ve hainliğiyle, başka bir kadının yaktığı bu adama âşıktı.

Soluksuz okuyacağınız bir macera ve her satırında size kendini hissettirecek amansız bir aşk hikâyesi...



Benim Yorumum

Bir kitapta hiç bu kitapta şaşırdığım kadar şaşırdığımı hatırlamıyorum. Cidden cidden o kadar çok şaşırtıcı şey oldu ki kitabı 'vay canına' diyerek kapattım :D

Öncelikle kitabı sevdim. Kurgu ve olaylarını akışı, akıcılığı, karakterler, sıkmayan anlatımı çok iyi idi. Ayrıca bu benim okuduğum ilk Meral Kır kitabım ve evet yazarın kalemi çok güzel. Her sayfayı ayrı bir heyecanla çevirttiriyor insana. Her bölüme bu sefer ne açığa çıkacak, şimdi ne olacak, ne yapacaklar diyerek başladım ve kitabın sonunda da vay be dedirttirdi.

Kitapta gizem çok güzel kullanılmış sırlar var yani bir sürü şok edici gerçekler var ve bence kitabı okuyacak olan herkes ters köşe olacaktır. Aksiyon, romantik, gizem, polisiye, gerilim her şeyi yaşadım diyebilirim kitapta.

"Aşktan kaçmaya çalışmak,
yağmurun altında koşmak gibiydi.
Aslında hızlandıkça daha çok ıslanırsın
ama sen bunu ancak sırılsıklam olduğunda fark edersin"

Barış ve Serra'nın diyaloglarını sevdim. Başlarda Serra neden böyle davranıyor, niye böyle yapıyor falan dedim ama gerçek ortaya çıkınca anladım ki bu daha kitabın sadece bir kısmıymış. Klasik bir aşk kitabı değil ve okuru tahmin edilmesi zor olaylar bekliyor ve iddia ediyorum kitabı okuyacak olan herkes bunu kolayca tahmin edemeyecek ve bol bol şaşıracak :D

Her karakterin ayrı bir hikayesi var ve hepsi beni etkiledi ama Barış'ın hikayesi vay be dedirten cinsten neler yaşamış be dedim. Ayrıca bence herkes Barış'ı ve Serra'yı sevecek. Kitapta sadece bazı karakterlerin yaşı ile diyaloglar arasındaki tuhaflık hoşuma gitmedi onun dışında her şeyi süperdi diyebilirim. Bölüm sonlarındaki çiçekler ve anlamları yazılan kısımlar da çok hoştu. Mehmet ve Ahmet'in hikayelerini de çok merak ediyorum zaten yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım hatta Yolum Aşka Düştü Ahmet Sancaktar'ın kitabını aldım bile :D

Kitap seri diye ilk kitabnı önce alayım gibi düşüncelere girmenize gerek yok çünkü birbirinden bağımsız bir seri bu. Her kitapta farklı karakterler var ama hepsi Sancaktar ailesinin bir üyesi. Aşağıya hani kitapta hangi karakterler var yazacağım zaten :) Bence bu yaz sıcağında kitabı okurken keyifli ve eğlenceli dakikalar geçirebilirsiniz.

Aylardan Aşk - Tanem ve Yağız
Aşkı Seçtim - Asya ve Doruk
Yolum Aşka Düştü - Ahmet ve Sena
Aşkın Kokusunu Aldım - Serra ve Barış

Serimizdeki karakterler bu şekilde ve ben Mehmet Sancaktar'ın hikayesini de okumak için sabırsızlanıyorum :D Bence romantik aşk kitabını polisiye ile birleştiren yazarımız Meral Kır'ı hepiniz seveceksiniz çünkü gerçekten güzel ve sizi kitabın içine çeken kalemiyle çok iyi bir yazar..


Alıntılar

"Sevmek, tüm yol boyunca yüreğinde umut taşımak, imkânsızlıklara inat yürümektir. Geçtiğin yolda gördüğün her ağaca küçük umutlar bağlamak, geri dönerken o umutları teker teker toplamaksa aşktı."


🍃🍂


"Konuşmayı da susmak kadar iyi bilmek lazım, susmazsan sessizliğin içindeki feryadı duyamazsın."


🍂🍃


"Sessizlik en büyük düşmandı. Sustuklarını haykırır, unutmak istediklerini sana hatırlatır, içinde bastırmaya çalıştığın tüm sözleri duymana sebep olurdu."


🍂🍃


"Anılar unutmak için yaşanmıyordu; yaşamaya devam etmek için unutuluyordu. Ama anılar leke tutar, unutsan bile mutlaka izi kalırdı..."



Satın Almak İçin; D&R | Okuoku | Babil.com

Haziran 13, 2016

Yabancı Şahmeran - Öznur Yıldırım // Kitap Yorumu

Haziran 13, 2016 1 Comments
Kitap: Şahmeran
Seri: Yabancı 1/3
Yazar: Öznur Yıldırım
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 600
Goodreads Puanı: 4.22
Benim Puanım: 3,5


Sen cennetin varlığından gurur duy, ben cehennemi istiyorum.

Yağan kar şiddetini gitgide artırıyor, koyu renk saçlarıma tutunan kar tanelerinin sayısı çoğalıyordu.

Konuşmadı, konuşmadım.
Sessizlik... Aramızda her daim geçerli olan bir alfabeydi sessizlik.
Ben de bu alfabeye bir kez daha boyun eğdim ve uzun, titreyen parmaklarımı avuçlarımın içine bastırdım.
Elimi yanıma indirdiğimde avuçlarımda eriyen kar yere damladı...

Rengi, kan rengiydi.
Rengi, kaybın rengiydi.
Rengi, bir cinayetin rengiydi. 



Benim Yorumum

Yabancı içinde bir çok çelişkiyi barındıran ama kendisini okutturduğunu düşündüğüm bir kitap. Wattpad döneminde de takip ederdim ama şimdi kitap halinde okuyunca bir bütün oldu ve düşüncelerim tam olarak oturdu. Evet kitabı seviyorum o betimlemeler ve Öznur'un kalemi bence gayet iyi.

Ama bazı editöryel hatalar, kelime ve cümle tekrarları, mantık hataları, bazı yerlerde gereksiz sözcük, cümle kalabalığı gibi şeyler güzel gözükmedi ve bir nebze akıcılığı da etkiledi. Kitapta bir şeyler yüzeysel kaldı mesela karakterlerde daha derine inilebilirdi. Baştan sona Gece ve Uygar var ama etkisiz eleman gibiler. Umay, Doğa'nın annesi, Atalay, Kutay, Egemen... yani karakterleri daha çok görmeyi, tanımayı, okumayı isterdim.

Onun dışında Doğa ve Ediz'in kendi içlerinde çok fazla çelişkiye düşmelerini de sevmedim. Birbirlerine davranış şekilleri ve Ediz'in değişken ruh halide garipti. Birbirleriyle bir şeyler paylaşıp 2, 3 bölüm sonra birbirlerini öldürecek gibi düşman olmalarını anlamsız buldum :/ Bu bence kurguda daha iyi ayarlanabilirdi çünkü bir öyle bir böyle olmaları bana hoş gözükmedi. Bir bölüm diğer bölümlerden bağımsız gibi her bölümde farklı Ediz ve Doğa var gibiydi.

"Sen Şahmeran'sın.
Hatta ondan da yüce.
Bir duvarın arkasında,
kimsenin bilmediği
bir yerde saklanıyorsun.
En güzel şeyler o duvarın arkasında.
Sadece sen varsın ve o duvardan 
bir ışık süzüyor.
Bu duvar bir kuyunun dibinde.
Ve ben o kuyunun dibinde
karanlıkta kalmış, zavallı bir adamım."

Ve Ediz'in bazı davranışlarını fazla ağır ve yersiz buldum tamam babanı öldüren adamın kardeşi ama bu kadar da olmaz ki masum bir insan sonuçta babanı o öldürmedi. Doğa ise yaşadıkları yüzünden ilgiye ve sevgiye ihtiyaç duyuyor bir süre sonra bu Ediz'e karşı yakın hissetmesine neden oluyor ama bunun kitapta biraz daha sonraları olması daha iyi olurdu sonuçta aileni öldürmekle tehdit eden ve sana davranış şekli belki olan bir adam var karşında bu kadar çabuk ona karşı bir şeyler hissedip düşünmesi olmadı bence.


Kitabın eksiklikleri var evet ama Öznur'un kalemi bence çok daha iyi işlere gebe olacak gibi. Ayrıca Şahmeran hikayesi gerçekten çok etkileyiciydi.

Wattpad'de yayınlanıp kitap olan iyi işlerden biri bence. Çok sağlam bir kurgu olmasa da Öznur'un betimlemeleri gerçekten etkileyiciydi ve bence kitabın en iyi yanlarından biri oldu. Serinin daha iyi olacağını ve daha olgun bir kalem okuyacağımızı düşünüyorum çünkü Öznur'un kalemi gittikçe daha sağlam bir hal alıyor, bu yüzden devam kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum.

Mayıs 19, 2016

Tehlikeli Yalanlar - Becca Fitzpatrick // Kitap Yorumu

Mayıs 19, 2016 0 Comments

Kitap: Tehlikeli Yalanlar
Özgün Adı: Dangerous Lies
Yazar: Becca Fitzpatrick
Yayınevi: Pegasus Yayınevi
Çeviri: Sevinç Seyla Tezcan
Türü: Genç Yetişkin, Romantik
Sayfa Sayısı: 384
Goodreads Puanı: 3.86


Tehlikeden korunmak için kurduğunuz yalanlarla örülü hayatta gerçek aşkı bulsaydınız hangisinden vazgeçerdiniz? HAYATINIZDAN MI, AŞKINIZDAN MI?                                                                                                                                                                                                               Stella Gordon'ın hayatı bir yalandan ibaret.

Stella, Nebraska, Thunder Basin'de yaşasa da kendini oraya ait hissetmemektedir. Bir uyuşturucu satıcısının işlediği bir cinayet davasının kilit tanığı olarak, tanık koruma programına alınmıştır. Kasaba halkı ise Stella'nın gerçekte kim olduğunu bilmez. Gerçek kimliğini açıklamak istediği çocuk, Chet Falconer bile… Doğruları söylemenin, güvenli cennetine tehlike getirmekten başka bir sonuç doğurmayacağının farkındadır.

Genç kız her ne kadar dikkat çekmemeye çalışsa da, tehlike hızla yaklaşmaktadır. Suçluların tanıklardan kurtulma yolları vardır ve Stella'nın tek bir hatası, soğukkanlı katilleri kapısına kadar getirecektir.                                                                                                                                                                                        "Okuyucuları şaşırtacak sonuyla, gerilim maskesi ardına saklanmış, muhteşem bir roman." 
-Publishers Weekly-                                                                                                     
"Bir dram, gerilim ve aşk hikâyesi… Hepsi bir arada. Sırların karakterleri nereye sürükleyeceğini öğrenmek için yanıp tutuşacaksınız."
-School Library Journal-



Benim Yorumum

Becca, kitaplarını çok severek okuduğum bir yazar. Hush Hush serisi ve Siyah Buz kitaplarını çok severim ama Tehlikeli Yalanlar beni çok tatmin etmedi :/

Becca'nın kalemi çok güzel ve kendisini okutturuyor yani her kitabında bir şekilde okuru kendisine bağlıyor bence.
Genel olarak baktığımda Tehlikeli Yalanlar da güzeldi ve okurken keyif aldım ama beni heyecanlandırmadı. Belki bunun nedeni kitapta çok fazla derine inilmemesidir. Biraz yüzeysel kaldı bazı şeyler sanki.

İçi boş karakterler vardı mesela yaptıklarını anlamsız bulduğum ki bunun en önemli örneği amaçsız çocuğumuz Trigger -_-
Bir ara okurken "niye böyle yaptı ki" dediğim oldu :))

Ayrıca Reed'i biraz okusak iyi olurdu ama iki, üç mektup dışında yok. Yazdığı mektuplar çok sempatik, romantik, güzel ama bir anda ilişkiyi öyle bir noktaya getirdi ki yazar ne olduğunu anlamadım. Chet'le Stella'yı sevgili yapayım ama Reed'i Stella bırakmış gibi görünmesin amacı varmış gibi ya da Stella'nın Reed'e olam bağlılığını bu şekilde kaldırmak amacı gibi sanki bazı engelleri ortadan kaldırmak için yük Reed'e kaldı.

"Reed haklıydı, önemsemek zayıflıktı.
Önemsediğiniz zaman yükünüz artıyordu.
Kaybedecek şeyleriniz oluyordu."

Baştan sona yazar Reed'i çok değiştirdi bu yüzden de Stella'nın onu düşünerek yaptıkları, engellediği duyguları anlamsız geldi. Reed hakkında olanlar bence gereksizdi Stella ile yaşadıklarına bakarsam eğer.

Kitap çok düşünülmüş gibi yazım aşamasında ama kapağı kapattığımda yazılmak için yazılmış duygusu verdi bana. Kitap çok etkilemedi beni. Genelinde sevdim, okunması güzel.

Stella'nın ayakları üstüne sağlam basması ve Chet en güzel şey kitapta ve tabi ki Carmina en sevdiklerim oldu. Stella'nın annesine me kadar gıcık olduğumu tahmin edemezsiniz.


"Ben de senin başının belaya girmesinden korkuyorum.
Canını yaktığını düşünmek beni öldürüyor.
Kimse ne Trigger ne de bir başkası, sana o şekilde dokunamaz.
Her yerin haraptı, Stella," derken sesi yükseldi.
"Bu beni nasıl etkilemez?
Nasıl hesabını sormam?
Birini sevdiğin zaman, onu kollarsın.
Onun mücadelesine ortak olursun."

Mayıs 04, 2016

[ 26. Blog Tur ] Rhett . J. S. Cooper // Kitap Yorumu

Mayıs 04, 2016 0 Comments

Kitap: Rhett
Özgün Adı: Rhett
Yazar: J. S. Cooper
Seri: Rhett 1/2
Yayınevi: Dex Plus
Çeviri: Selma Altınbaş Bursalıoğlu
Tür: Romantik, Kurgu, Yetişkin
Sayfa Sayısı: 256
Goodreads Puanı: 3.61


Adım Rhett.
Kendini beğenmişin tekiyim çünkü öyle olmak için
her şeye sahibim: Yakışıklılık, para, cazibe…

Her kızın birlikte olmak isteyeceği tipim ama hiçbiri beni kendisine bağlayamıyor. Aşk olaylarına girmem. İlişkiye hiç gelemem.


Asla ama asla evlenmeyeceğim. Hızlı yaşarım, günümü gün ederim. Her hafta yatağıma başka bir kızı konuk ederim. Arkadaşlarım bana imreniyor,
düşmanlarım kıskanıyor. Herkes benim hayatımı yaşamak istiyor…
Sonra bir gün o, bana uzaklara gideceğini söyledi.
O benim en yakın arkadaşım. İlk dostum. İlk öpücüğüm.
Hiç sevgili olmadık, çünkü ona âşık değilim.
Gitmesi umurumda değil. Âşık olmadığım için umurumda değil.
Aşk olaylarına girmem, demiş miydim? Adım Rhett, hiçbir şeyin moralimi bozmasına izin vermem. Vermezdim. Bir gecede her şey değişti,
inandığım her şeyi sorgulamaya başladım.                           Birdenbire, Rhett olmak çok anlamsızlaştı.




Bu kez Kitap Cadıları olarak Rhett kitabını yorumluyorum :)

Kitabı okudum, okurken eğlendim, güldüm ve mola tarzı kafamı rahatlatan tatlı bir aşk kitabı oldu. Rhett ve Clementine arasındaki dostluğun aşka geçişi güzeldi, ikiliyi sevdim.


Okuyucuyu sıkmayan, bunaltmayan bir anlatımı vardı ve akıcı bir Young/new adult kitabıydı diyebilirim. Genel bakıldığında güzel ama kitapta biraz daha az yetişkin içerikten bahsedilseydi bence güzel olurdu :/

Ben bazen bunun üstünde bir kitapta çok fazla söz edilince pek sevemiyorum bilmiyorum yani okurken gözüme batıyor yine mi falan diyorum. Bunu sebebi yazarın ne kadar iyi yansıttığına göre de değişir tabi. Ama yani iki kişinin birbirine karşı olan her çekimi seks olarak algılanmamalı bence diyebilirim bu kitap için.

Onun dışında bence güzel bir kitap yani ağır kitaplardan sonra ya da araya sokmak isterseniz bu kitap kafanızı rahatlatacak ideal bir kitap bence ve bu türü sevenler ayrıca kitabı sever tavsiye ederim bu türe ilgi duyanlara ve romantik aşk kitabı arayanlara.


Diyaloglar falan çok hoşuma gitti yani eğlenceli bir kitap ve kapağında ki adam da iyi ama yani şimdi onu Rhett olarak düşününce o gözler falan :D 

Mart 25, 2016

[ 24. Blog Tur ] Her Şey - Nicola Yoon // Kitap Yorumu + Yazar Bilgisi

Mart 25, 2016 0 Comments
Kitap: Her Şey
Özgün Adı: Everything, Eveything
Yazar: Nicola Yoon
Yayınevi: Pena Yayınları
Çeviri: Funda Tatar
Sayfa Sayısı: 344
Goodreads Puanı: 4.04

"En Büyük Risk Hiç Risk Almamaktır."

Bazen en sevdiğim kitapları sondan başa tekrar okurum. Son bölümden başlar ve başa kadar tersten okurum. Bu şekilde okuduğunuzda, kitabın bölümleri de umuttan çaresizliğe, kendini tanımaktan şüpheye doğru gider. Aşk hikâyelerinde çiftler sevgili olarak başlar, sonunda yabancı olurlar. Yetişkinliğe ulaşma kitapları yolunu kaybetme hikâyelerine dönüşür. En sevdiğiniz karakterler yeniden doğar.  Benim hayatım bir kitap olsa ve tersten okunacak olsa, hiçbir şey değişmezdi. Bugünün dünden hiçbir farkı yoktu. Yarın da bugünle aynı olacaktı. Maddy'nin Kitabı'nda, bütün bölümler birbirinin aynısıydı.                                                                                      Olly'ye kadar.





İşte güzeller güzeli tur konuğumuz :)
Çok çok güzel bir kitaptı. Pena Yayınları kitabı çok güzel hazırlamış ayrıca. İç ve dış tasarımı çok güzeldi ve okurken çok eğlendim. Kitabın içindeki çizimler harikaydı ve bu güzel çizimleri yazarımızın kocasının yapmış olmasıda çok tatlı. İki günde bitirdim ve bitmese daha iyidi :D

Kitabın anlatımı çok iyidi. Okunması kolay ve akıcı ilerledi. Kitaba başladım sonra bir baktım bitmiş sonra üzüldüm niye bitti diye sonra sayfalara tekrar göz gezdirdim sonra koyduğum post-it'leri tekrar okudum yani kitabı elimden bırakmamak için ne gerekiyorsa yaptım ama acı son kitap bitti :D 


Kitabı o kadar çok sevdim ki tekrar okurum. Yani kitabın o duygusu, yazarın duyguyu yansıtması süperdi. Olaylar, karaktarler çok iyidi. Konuyu çok sevdim. Yazar favorilerim arasına girdi ve sonraki çıkacak kitabını büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum. Kalemi çok güzeldi, beğendim.

2016 yılının favori kitapları arasına girdi bile. Diyaloglar, mesajlaşmalar çok keyifli ve aynı zamanda hüzünlüydü okurken çok hoşuma gitti. Güldürdü, ağlattı, neşelendirdi, hüzünlendirdi. Bir sürü bir sürü duygu yaşattı bana. Kızdım, hak verdim, sinirlendim, üzüldüm, ağladım sonra güldüm ve bu döngü devam etti :D Ve sonunda da çok iyi şaşırttı. Beklenmedik ve sürpriz oldu yani sonu mükemmeldi. 


Olly karakterine gelirsem bayıldığım karakterlerden olduğunu söyleyebilirim. O enerjik hali ve tatlılığı süperdi. Kelebek etkisi, hayat enerjisiydi adeta. En başından beri Madeline'in yanında durması çok hoştu.
Madeline'in ise kararları ve inatçılığı ayrıca kitapları seven yanı çok güzeldi. Hemşiremiz Carla'da çok tatlıydı.

Biraz kitapta ne okuyacağımızı anlatayım. Madeline'in bir hastalığı var. Balon bebek hastalığı olarakta bilinen ve ender görülen Ağır Kombine İmmün Yetmezliği (AKİY) hastalığı. Yani Madeline'nin Dünya'ya alerjisi var ve dışarı çıkamaz, birine dokunamaz ya da canı herhangi bir şey istediğinde kafasına göre yiyip içemez çünkü her an hastalığı tetiklenebilir. Bu yüzden 18 yıldır evde hapis gibi yaşıyor çünkü evleri son derece sterilize ve Maddy'nin yaşayabileceği şekilde dizayn edilmiş. Madeline için her gün birbirinin aynıydı ta ki yan eve taşınan Olly'i görene kadar. İşte o zaman hayatı değişmeye başlıyor. Ve her ne olursa olsun hayatını kendi istediği gibi yaşamaya karar verdiğinde ise olanlar oluyor.


Şaşırtıcı ve eğlenceli anlatımıyla bu harika kitabı herkese öneririm çünkü bu kitaba bayıldım ya :D Bence sizde seveceksiniz çünkü kitabın çok tatlı bir anlatımı var ve çizimler, diyaloglar ve Olly ile Maddy (madeline) sizi etkileyecek. Ama her kitap için olduğu gibi bu kitap için de beklenti dozunu ayarlayın çünkü beklenti hiç bir zaman iyi değildir.


Tabi ki Olly'i okurken sizde Madeline ve biz gibi kelebek ayaklanmasından bayılacaksınız :D










Biraz da tatlı yazarımız Nicola Yoon'u tanıyalım. Nicola Yoon, Jamaika (ada) ve Brooklyn (Long Island parçası) büyüdü. Şu an çok sevdiği kocası ve kızı ile Los Angeles, CA'da yaşıyor. Her şey, yazarın ilk romanı. The Sun Is Also a Star isimli bir kitabı daha var ama henüz yazılma aşamasında. Umarım kısa zamanda yayın hakları alınıp, ülkemizde de satışa sunulur. :)
Aşka inanan umutsuz bir romantik kendisi. We Need Diverse Books'un (kitaplara ihtiyacımız var) bir üyesi. Eskiden takılar yaparmış ve karoakeyi seviyormuş fakat şarkı söylemezmiş çünkü sesinin kötü olduğunu düşünüyor. Fransa da şarap ve peynir için yaşayabilirim, diyor ve Kore'nin de Kimchi & Galbi'sine bayılıyor. Yazarımızı twitter.com/NicolaYoon ve instagram.com/nicolayoon hesaplarından takip edebilirsiniz.





"Her şeyi istedim, Olly.
Seni ve bütün dünyayı istedim.
Her şeyi istedim."


Mart 06, 2016

Gitme - Selvi Atıcı // Kitap Yorumu

Mart 06, 2016 0 Comments
Kitap: Gitme
Yazar: Selvi Atıcı
Seri: Kayıp Şehir 3/4
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 494 (ciltli)
Goodreads Puanı: 4.84


"Bugün sana âşık oldum."                                                                                             Nefret ve aşk arasındaki mesafe ne kadardır? Kilometrelerce mi?                   Belki bir adım kadar yakındırlar birbirlerine... Belki de aralarında zerre kadar dahi uzaklık yoktur. Üstelik birbirlerine dönüşmeleri öyle hızlı gerçekleşir ki, hiçbir kalp nasıl sevdiğinden bir anda nefret ettiğini, sonra onu yeniden nasıl sevdiğini anlayamaz.                                                     Sırılsıklam aşık olan bir kadın... Tek gecelik ilişkilerin adamı olan bir erkek...                                                                                                Ve geçirilen tek geceden sonra birbirinden nefret eden ya da belki tamamen âşık olan iki insan...                                                   Gerçekte hissettikleri şeyin ne olduğunu keşfetmeleri ise hiç kolay değil…                                                                                       Gitme, aşkın ve nefretin sınırlarında dolanmanıza neden olacak.




Uzun zaman önce bitirdiğim ama yorumu yapmaya bir türlü fırsat bulamadığım kitabın yorumu ile geldim. Aslında arada başka kitaplarda bitirdim ama bloguma sadece çok sevdiğim kitapları uzun uzun anlatarak yazmaya karar verdim bu yüzden arada okuduğum kitapların yorumlarını instagram ya da goodreads hesaplarımdan takip edebilir istek gönderebilirsiniz.

Selvi Atıcı kalemini çok seviyorum ve böyle tatlı ve güzel aşkları anlatan, kaleme alan yazarlardan bir tanesi olan Selvi Atıcı'nın kitaplarını da okumak çok hoşuma gidiyordu. Yazarın gelecek kitaplarını da büyük bir merakla beklediğimide söylemek isterim.

Gitme benim karakterlerine, kurgusuna, yazılış tarzına, duygusuna yani herşeyini çok sevdiğim bir kitap oldu ki zaten yazarın kalemi sevilmeyecek gibi değil.


"Bana bir gün
Hayat'ını avuçlarının arasında tutacaksın
deselerdi inanmazdım. Koca bir hayat
avuçların arasına nasıl sığabilirdi ki?
...Sığabiliyormuş."


Tunç Mirza Yiğit. Çok tatlı ama ya :** Kendisi serinin ilk kitabı Kimliksiz kitabında Deryal Yiğit'in oğlu ve Deryal kadar hatta daha çok seveceğiniz bir kişi kendisi. Tunç Mirza aşık olduğum karakterlerden her ne kadar kitabın bazı yerlerinde kendisini tokatlamak, yumruklamak istediysem de sonrasında kendisine bayıldığım biri haline geldi. Burda da yazarın kalemine övgüler yağdırmamak imkânsız :)

Ancak bu kadar bir karakteri dövmek, sularda boğmak ve işkence etmek istediğim -Hayat'a yaptıklarından sonra az bile :D- âşık edebilirdi yazar bizi. Nefret ve âşk arasındaki çizgi bu olsa gerek.

"Burnun aktığında burnunu silmek istiyorum.
Ayakların ağrıdığında ovmak istiyorum.
Seni ilgiye boğmak, seni şımartmak istiyorum.
Sana hediyeler almak, imkânım
neyi el veriyorsa ayaklarına sermek,
her sözünü emir kabul etmek istiyorum.
Seni yatağımda, yanımda,
tenimde istiyorum."


Tunç Mirza küçükken yaşadığı bir travma sonrası kendisini sevdiklerinden, ailesinden soyutlar. Çünkü yaşadığı acıyı bir daha yaşamak istemez ve eğer onlardan ayrı kalırsa bu acıyı yaşamayacağına inanır. Fakat Hayat, dengeleri bozar hem de bunu bir anda, tek bir gecede yapar. O gece birbirlerine karşı hissettikleri tutku ve çekim hayatlarını değiştiricek bir nefrete dönüşür. Birbirleriyle zorla evlenmek zorunda kalırlar ve bu birbirlerine karşı pişmanlıklara, geri dönülemez hatalara yol açar. Peki sizce bunların üstesinden nasıl gelecekler? Tunç Mirza ve Hayat arasındaki ilişki nasıl ilerleyecek? Kesin cevabı kitabı okuyarak öğrenebilirsiniz.

Kitap süper ilerliyor, sayfaları çevirirken hangi ara bu kadar okudum dedirtiyor. Okurken çok eğlendim ve keyif aldım. Böyle aşk kitaplarını seviyorum ben ve siz de seviyorsanız alın okuyun derim. Tunç Mirza kesinlikle hepinizin kalbini feth edecek. Çok akıcı ve sonlara doğru bitmesin diye yakınırken bittiğinde tekrar okumak istediğim bir kitap oldu. Bayıldım diyebilirim. Kimliksiz ve Pinokyo'nun Rüyası kitaplarını da çok seviyorum ve gelecek kitaplarını da çok seveceğimi düşünüyorum. Karakterler o kadar iyidi ki, duyguyu süper yansıtmış ve diyecek bir şey bulamıyorum siz hâlâ okumadıysanız hemen başlayın bence :))

Kitabın kapağı da çok tatlıymış. Aslind will gördüğümde biraz kapağı sevemedim gibi oldu ama elime alınca tutuldum :D çok güzel kapak olmuş bence tıpkı Pinokyo'nun Rüyası gibi. Selvi Atıcı kitapları bittiğinde hissettiğim şey en sevdiğim çikolatanın yemek üzereyken elimden alınması gibi ya da kitabın en güzel yerindeyken çalan kapı zili gibi ya da çok sevdiğim bir kitabı almak üzereyken üstümde nakit paranın olmaması gibi ve bunun gibileri. Bitmesin ya yazsın yazsın okuyalım :D



Tunç Mirza'ya hem aynı anda güzel bir dayak atmak isteyip aynı anda sarılmak isteyeceğiniz, Hayat'a üzülüp yaralarını sarmasına yardım etmek isteyeceğiniz muhteşem bir kitap. Dolu dolu duyguları aynı anda yaşayacağınız, ağladığınız, güldüğünüz, üzüldüğünüz, mutlulukla dolduğunuz ve bitmesin diye sayıklayacağınız bir kitap Gitme. Bence bu keyifli yolculuğa çıkmalısınız :)

Yazarın müthiş diğer kitapları Pinokyo'nun Rüyası ve Kimliksiz yorumların için tıklayıp okuyabilirsiniz..

Puanım: 5/5

Ayrıca bu da güzel kitabın Nemesis Kitap tarafından yayınlanan ön okuması :)