Follow Us @ozgurkitaplar

Ekim 20, 2015

Senin Yerinde Olsaydım - Lisa Renee Jones || Kitap Yorumu

Ekim 20, 2015 2 Comments
Kitap: Senin Yerinde Olsaydım
Orjinal Adı: If I Were You
Yazar: Lisa Renee Jones
Seri: Inside Out (Kayıp Günlükler Serisi) 1/6 (9 Novella)
Yayınevi: Arkadya Bitter
Tür: Yetişkin Kurgu, Erotik, Gizem
Çeviri: Hülya Bakça
Sayfa Sayısı: 328
Goodreads Puanı: 4.16
Benim Puanım: 4/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku











Arka Kapak

Bu sayfalar, bir kadının yasaklı dünyasına açılan gizemli bir kapı. Kapının ardında ise sıradan birinin asla hayal edemeyeceği bir dünya saklı; acının zevkle, korkunun aşkla karıştığı bir dünya. Tutkunun önüne ne gelirse yakıp küle çevirdiği o ilkel ateşin ve aşkın en saf hali gizli bu satırlarda. Ne duyarsan duy ya da ne görürsen gör devam edebilecek, bana hazzın ve acının en büyüklerini yaşatan gizemli adamın kim olduğunu çözebilecek kadar cesur musun? Benim yerimde olsaydın, cevabın ne olurdu?

Sıradan bir lise öğretmeni olan Sara McMillan'ın cevabı evetti. Ta ki bir rastlantı sonucu okuduğu o günlükteki kayıp kadını bulmaya çalışırken, git gide hiç tanımadığı o kadına benzediğini, onun hayatını yaşamaya başladığını fark edene kadar. Rebecca'yı içine çekip yutan, parlak ışıklarla dolu sanat dünyası, Sara'ya boyun eğecek miydi? Yoksa onun da sonu bu ateşli, gizemli ama bir o kadar da tehlikeli adamın kollarında mı gelecekti?

Kimdi bu adam? Peki, ya ben kimdim? Korku, nasıl böyle baştan çıkarıcı olabilirdi?


Öğrenmeye hazır mısın?


Övgüler

"Lisa Renee Jones yalnızca iyi ve akıcı bir kitap yazmakla kalmamış, kalemi öylesine erotik ve ateşli ki adeta sayfalar yanıyor."
-Laura, The Revolving Bookcase-

"Bu sayfaların arasında heyecan yüklü, gerilim dolu ve yakıcı bir hikâye saklı. Damarlarınıza kadar sızıp, hiç çekinmeden okunmayı emredecek kadar da etkili!"
-Shauni, Tea and Book and Bodice Rippers-

"İnanılmaz bir kitap. Her satırda, her cümlede kalbinizin yerinden çıkacak kadar hızlı atmasına neden olacak. Lisa Renee Jones erotizmi ve gizemi kaleminde ustalıkla eriterek, sizi hiç ummadığınız yerlerinizden vurmayı başarıyor. İddia ediyorum nefessiz kalacaksınız."
-A Romantic Book Affairs-


Benim Yorumum

Bilindiği gibi Arkadya Bitter aramıza yeni katılan bir yayınevi. Çıkardığı iki kitap var ve ikiside yetişkinler için ve bundan sonrakiler de yetişkinler için olucak gibi. Bitter adı çok uyuyor ayrıca. Senin Yerinde Olsaydım kitabını beğendim ikinci çıkardığı kitap Tutku Oyunları'nı da beğenmiştim. Kitabın kurgusu bence güzel ve gizem unsuru da çok iyi olmuş. Çeviri de süperdi. Akıcı ve sürükleyici bir kitap oldu. Önce size kısaca bir konudan bahsedeyim.

Sara McMillan bir öğretmen ama sanat aşığı. Sanatın para getirmediğini düşünerek öğretmen olmuş ama sanata olan tutkusu görülmeye değer. Bir gün arkadaşı Ella'nın unuttuğu günlüğü okur ve günlüğün içindekiler onu şok eder. Günlüğün sahibini arkadaşı zanneder ama arkadaşının günlüğü bir açık arttırmadan aldığını öğrenir. Günlükte okudukları yüzünden sahibinin tehlikede olduğunu düşünür ve onu bularak eşyalarını ona vermeyi ve endişesini gidermeyi kendine görev edinir. Onu bulmak için ipuçlarından yararlanarak bulduğu resim galerisinde şans eseri ise alınır. Galeride tanıştığı ve resimlerini sevdiği Chris Merit ve galerinin sahibi Mark işini hiçte kolaylaştırmıyor. 


Kitaptaki her bir karakter ayrı bir gizem. Rebecca -günlüğün sahibi- olayı ilk kitapta haliyle çözülmüyor ve daha kafa karıştırıcı bir hal alıyor. Rebecca'yı arayan Sara'nın ise geçmişi hiçte masum değil. Yani Sara'nın geçmişinde de gizem var. Kitaptaki gizem bence çok güzeldi zaten kitabı okutturan da bu bence. Erotik kısımlar var tabi ki ama ben daha çok kitaptaki olaylara ve gizemi çözmeye yoğunlaştığım için gözüme o kadar batmadı. 

Bazı gerçekleri öğreniyoruz evet mesela Chris hakkında bilgi veriliyor. Şaşırdım ben yani altında böyle bir olay bekliyordum ama bir kısmını bekliyordum. Mark içinde bir ipucu var ama dediğim gibi kitap ilerledikçe kafa karışıklığı da artıyor.

Ve kitabın sonu! Orada bitirilir mi ama ya. İkincisi çıksın bittercim lütfen ya çabuk çıksın :D 

Kitabın çevirisi güzel. Konusu da ilgi çekici. Merak uyandıran ve bol gizemli ayrıca gerilim dolu bir kitap. Yazarın anlatımı da çok iyi. Sayfaları çevirirken bazen ben bile gergin hissettim. Ne çıkacak falan şimdi diye. İkincisini merakla bekliyorum yani.


Bir de ben kitabın başında Rebacca'nın eşyaları için depoya giden Sara'nın orada karşılaştığı adamı da merak ediyorum. Bir değişik adamdı. Ayrıca Ella'nın birden ortadan kaybolması da şüpheli. Evlilik teklifi aldığı adamla Paris'e gitti ama hiç bir haber alamadı ondan Sara. Ona ne olduğunu da merak ediyorum. Sondaki kısımda depoda olan biri daha vardı ve onu aşırı merak ediyorum. Merak ediyorum yani :))  Değişik bir kitap ve bu tür ilgililerine tavsiye ederim.

Seri hakkında kısacık bir bilgi vereyim yorumumu bitirirken. Bu seri 15 kitaplık bir seri ama gözünüzde büyütmeyin. Çünkü sadece 6 kitap. Diğerleri yani diğer 9 kitap novella. Rebecca, Chris ve Mark hakkında yazılan kitaplar. 

Ekim 16, 2015

Tesadüf - Jamie McGuire || Kitap Yorumu

Ekim 16, 2015 0 Comments
Kitap: Tesadüf
Orjinal Adı: Happenstance
Seri: Happenstance 1/3
Yazar: Jamie McGuire
Yayınevi: Yabancı
Çeviri: Boran Evren
Tür: Novella, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 150
Goodreads Puanı: 3.86
Benim Puanım: 2/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku










Arka Kapak

#1 New York Times Çoksatan Yazarı 
Jamie McGuire'dan Bağımlılık Yaratıcı Yepyeni Bir Hikâye...

Erin Easter, Blackwell Lisesi'ndeki üç Erin'den biriydi; bu üç kız sadece isimlerini değil doğum tarihlerini de paylaşıyorlardı. İlgisiz, tek bir ebeveyn tarafından büyütülen Erin Easter, Weston Gates'e uzaktan uzağa hayranlık duyuyordu. Erin A. ve Erin M. kasabanın iki sevilen kızıydı: Kasabanın en zengin iki ailesinin kızları, en yakın arkadaşlar, ponpon kızlar ve Erin Easter'ın olamadığı diğer her şeylerdi; ve Erin Easter'ın bunu unutmasına da asla izin vermiyorlardı.

Weston Gates sevilen bir sporcuydu ve iki başarılı avukatın oğluydu. Soyadının gerektirdiği hayatı yaşamak için kendi arzularından vazgeçmiş, günlerini soyadının baskısı altında geçiriyor ve gizliden gizliye Erin Easter'a ilgi gösteriyordu; onun daha farklı bir hayat yaşaması gerektiğine inanıyordu. Ve sekizinci sınıftan beri Erin A. ile çıkıyordu. Bir tesadüf eseri akşamları Erin Easter ile takılmaya başladıktan sonra kendi gelecek hayallerine ve duygularına sahip çıkma cesaretini göstermeye başlamasıyla işler kendisi ve Erin Easter için değişmeye başlamıştı.

Fakat şoke edici bir trajedi küçük kasabayı sarstığında Erin Easter'ın hayatı mümkün olan en iyi şekilde altüst oldu.
Peki, ya hayallerine kavuşmak sandığı kadar basit değilse, ya bildiği hayat çok daha karmaşık hale gelirse?


Tesadüf, yüreğinizi ısıtıyor ve kısa bir novella olsa da Jamie McGuire'ın yazım tarzını neden sevdiğimizi bir kez daha hatırlatıyor. Çok az kelimeyle çok şey anlatıyor ve ben bunun her bir kısmını çok seviyorum.
-Yara, Once Upon a Twilight-



Benim Yorumum

Bağımlılık yaratıcı yepyeni bir hikaye denmiş ama neresi bağımlılık yaratıyor anlamadım. Kitap kısacık 150 sayfalık bir şey. Her şey oldu bittiye gelmiş gibi oldu bence kitapta. Ne oldu nasıl oldu anlamadan konu baştan ayağı değişti. Önce size kısaca konuyu anlatayım zaten arka kapak baya detaylı.


Erin Easter, Blackwell lisesinde 3 tane Erin'den birisi. Erin Easter, Erin Aldermen, Erin Masterson. Küçüklükten beri tanışan bu üç kız aynı gün doğmuş ve aynı isme sahiplermiş. İsimleri aynı olduğu ve karıştırmamak için Erin Aldermen'a Alder, Erin Masterson'a Sonny, Erin Easter'a ise soyismi paskalya anlamına geldiği için Easter lakabını takmışlar. Bu üç kız aslında iyi anlaşırlarmış fakat beşinci sınıfta Erin Easter'in emin olmadığı nedenlerden dolayı ikisinin de sataşmayı, hakaret etmeyi sevdikleri kişi Easter olmuş. Böylece arkadaşlıkları dramatik bir şekilde değişmiş. Neredeyse her gün Dairy Queen'da çalışan Easter'ı ziyaret ederek eziyet etmeye başlamışlar.

Weston Gates sevilen bir sporcu. Gizliden gizliye Erin Easter'a karşı ilgi duyuyor ve sekizinci sınıftan beri Erin Aldermen ile çıkıyor. Ayrıca Erin Easter'da Weston'a karşı uzaktan uzağa hayranlık duyuyor.

Bir gün derste Alder ve Sonny Easter ile uğraşırlarken Erin ilk defa karşı çıkar ve kendisini savunur aynı zamanda Weston'da onu koruyunca işler değişmeye başlar..


Bence kitabı okumaya gerek yok. Bir saatte bitiyor zaten 150 sayfa olduğu için. Yazar bir konu işlemiş ama o kadar saçma ki. Resmen her şey oldu bittiye geldi. Olaylar bir anda oldu ve verdikleri tepkiler falan yoktu zaten. Kitapta duygu yoktu. Yazar resmen hadi bunu da böyle geçiştireyim falan diye düşünerek yazmış galiba. Hatta kitabı yazarken vakti yoktu bence çabucak bitirmek için elinden geleni yapmış. Nasıl oldu ne oldu demeden kızın hayatı birden değişti. Bence Weston ile Erin'in aşık olma sürecini anlatmamak için uzaktan uzağa birbirlerinden hoşlanan bir ikili yapmış Erin ve Weston'u.

Kitabı sevemedim. Yazar gözümden düştükçe düşüyor resmen. Her kitabında zaten erkek karakterler hep kızların rolünü çalmış gibi oluyor. Demek istediğim her şeyden utanan, sürekli yüzü kızaran, utangaç bir erkek olabilir mi? Bir arkadaşım bu yazar için erkek karakterleri pısırık yazıyor demişti. Haklıymış. Kız erkekten daha cüretkâr daha baskın mı desem. Ben bir kitapta erkek karakterin bu kadar içe dönük olmasını, kitapta bu kadar pasif olan bir erkek okumak istemem yani. 

Yabancı yayınlarına teşekkür ederim ama çünkü kapak ve kitabın iç tasarımı bence güzel. Ama daha fazla bu yazarla vakit kaybetmesin :)

Yazarı sevenler belki yorumumu beğenmez ama ben kitabı okuduğum da hissettiklerimi söyledim sadece. Kitabı okuyanlar belki anlar. Herşeyin hemencicik olması ve karakterlerin bakış açısı hoşuma gitmedi. Bence bu konu farklı bir yazarın kalemi ile ele alınırsa daha güzel bir şey ortaya çıkabilir. 

Ekim 07, 2015

Sonuna Kadar - Jennifer Probst || Kitap Yorumu

Ekim 07, 2015 0 Comments
Kitap: Sonuna Kadar
Orjinal Adı: All The Way
Yazar: Jennifer Probst
Yayınevi: Nemesis Kitap
Çevirmen: Yaprak Yılmaz
Türü: Romantik Komedi, Yeni Yetişkin
Sayfa Sayısı: 336
Goodreads Puanı: 3.74
Benim Puanım: 4/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku










Arka Kapak

Ailenize ait İtalyan restoranının işleri çok kötü ve siz her şeyi düzeltmek için işin başına geçtiniz. 

Çalışanları idare etmek çok zor çünkü hepsi ya akraba ya da eski bir tanıdık. 

Garsonluk yapan kardeşiniz kız arkadaşıyla görüşmek için sürekli işi savsaklıyor.

Barmense sigara tiryakisi. 
Durmadan sigara molası verip barı boş bırakıyor. 

Hepsinin yerine çalışmak ve müşterileri memnun etmek zorundasınız.

Yine de şefin açığını kapatmanız çok zor. Zaten o da karısıyla kavga etmiş ve sinir bozukluğundan bütün yemeklerin baharatını ve tuzunu fazla kaçırıyor. O kadar fazla kaçırıyor ki, müşteriler durmadan su sipariş ediyorlar.

Boş masalardan birine bir kadın ve bir adam oturuyor. Kardeşiniz ortalarda olmadığı için masanın siparişini almaya gidiyorsunuz.
O anda, üç yıl önce, sadece size aşık olduğu ve siz sorumluluk istemediğiniz için terk ettiğiniz kadınla göz göze geliyorsunuz. Üstelik karşısında oturan kıl kuyrukla da sevgili gibi görünüyor.

İşte size Gavin Luciano'nun hikâyesi. Ama bu hikâyeye biraz acı katabiliriz. Gavin'in karşısında bulduğu kadın, yani Miranda Storme, son yılların en beğenilen restoran eleştirmeni. O akşam şefin bol baharatlı spesiyalini yedikten sonra içinde yeninden alevlenmeye başlayacak olan terk ediliş acısı bütünüyle gerçek. 
Bu gerçek de onun ilham kaynağı.
Alacağı intikam için.
Sonuna kadar…


Benim Yorumum

Güzel, romantik komedi tadında bir kitap daha. Bu tek kitap yani seri değil. Seri olmaması iyi çünkü artık çoğu kitap seri çıkıyor. Tek kitap fazla bulunmuyor. Tek kitaplar da genelde zaten romantik, aşk falan oluyor. Ben artık romantik kitap okuyamıyorum herhalde hep bir aksiyon, entrika falan arıyorum. Okurken heycanlanmak, şaşırmak falan istiyorum. Ama romantik tarzda kitaplar bilindik. Yani tahminler genelde doğru çıkar ve bu tarz kitaplarda mutlaka birbirine benzer bir şeyler bulunuyor. Bazı olaylar mesela. Artık okurken karakterin ne yapacağı belli oluyor yani bu kesin bunu yapar diyebiliyorum ben kendi adıma. Ama bu da bu tür kitapların kuralı galiba :)

Neyse ben kitabı sevdim. Mola vermek için okunabilincek bir kitap. Sıkıldın mı mesela ya da kitap okuyasın mı gelmiyor (hani reading slump mağdurları var ya) tatile mi ihtiyacın var tamamdır al eline böyle bir şey oku. Genelde hep mutlu son olduğu için üzülme gibi bir durumda yok. 

Karakterler güzeldi. Komik kısımlar oldu. Sevimli karakterler ve sinir olunan karakterler oldu. Mesela Allison. Ne gıcık bir karakter :D Resmen takmış Miranda'ya. 
Ama onun dışında çok fazla göze batan bir karakter görmedim. Andy, Brando, Tony falan iyi kişilerdi. Bazen yaptıkları şeyler olayları karıştırdı tabi ama güzel oldu :)

"Çünkü gözlerime baktığın anda aramızdaki şeyin henüz bitmediğini anladım."

Biraz konuyu anlatayım zaten arka kapakta bol bol anlatılmış. Miranda bir gurme. Gittiği restoranlarda yemeklerin tadlarına bakarak gazatede "Miranda Yazıyor" köşesinde eleştiriyor. Gavin ise reklam sektöründe çalışıyor.
Gavin ve Miranda üç yıl önce birliktelik yaşamışlar ama bu birliktelik sadece sekse dayalı bir anlaşmaymış. Aşık olmak yok yani. Ama Miranda Gavin'a aşık olunca anlaşmada bitmiş. Miranda Gavin'a sevdiğini söyleyince Gavin da sadece bir e-posta ile ondan ayrılmış. Çünkü o bir ilişki istemiyordu. Özgürlük istiyordu ve onunda para ve güç ile geldiğini sanıyordu. Hayalindeki işi yapmak için de onu terk ediyor.

Gavin'ın ailesinin bir İtalyan restoranı var. Babası onu arayarak işlerin kötü olduğunu ve gelip onlara restoranları Mia Casa'yı kurtarmak için yardım etmesini istiyor.

Miranda ve Gavin'in tekrar tanışması ise Miranda ve arkadaşı Andy'nin Mia Casa'ya gelmesi ile oluyor. Yani Gavin'ın aile restoranına. Garson olan Gavin'ın kardeşi Brando'nun işi çıkınca masalara bakmak zorunda olan Gavin üç yıl önce terkettiği eski sevgilisini görüyor. Yediği yemekten sonra tekrar terk ediliş acısını tekrar yaşayan Miranda intikam almak için ilham kaynağını buluyor. Eh! İntikam soğuk yenen yemektir.

"Sinatra'nın da dediği gibi, 'Yolun bizi nereye götüreceğini kim bilebilir?' Ama seni sevmeme izin verirsen sonuna kadar seveceğim."

Bu okuduğum ilk Jennifer Probst kitabı ve güzel. Kitabın sıkıcı bir anlatımı yok, akıcı. İnsanı sıkmıyor ve güzel ilerliyor. Yani güzel zaman geçirebilirsiniz okurken. Ben sadece seks sahnelerini fazla sevmedim. Artık fazla seks sahnesi okumak istemiyorum. Çoğu kitapta buna yer veriliyor ama bu o kadar önemli değil. Yani sekse daha az yer verilebilir bence. Genelde zaten new adult kitaplarında ya da romantik kitaplarda bunu daha çok görüyoruz.

Kitabın kapağı ise güzel. Orjinal kapağı bence kötü ben bu kapağı daha çok sevdim :)

Ekim 06, 2015

Tutku Oyunları - Aleatha Romig || Kitap Yorumu

Ekim 06, 2015 0 Comments
Kitap: Tutku Oyunları
Özgün Adı: Consequences
Seri: Consequences 1/5
Yazar: Aleatha Romig
Yayınevi: Arkadya Bitter
Çeviri: Gizem Yesildal
Türü: Psikolojik Gerilim, Karanlık, Gizem, +18
Sayfa Sayısı: 635
Goodreads Puanı: 4.03
Benim Puanım: 4/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku









Arka Kapak


Aşk, günahlarla yoğrulmuş bir oyunu bozabilir mi? 


Claire Nichols, kusursuz hayatların, büyülü masalların ardında en kötü kâbusların yaşanabileceğinden habersizdi. Ta ki onunla tanışana kadar; Anthony Rawlings. Zorba, acımasız, gözü kara. Fakat aynı zamanda zengin, kibar, güçlü ve nefesleri kesecek kadar yakışıklı. 

Parıltılı yaşamların gürültüsünden uzak, sıradan bir barmen olan 
Claire, onun tatlı tuzağına düştüğünde ise artık her şey için çok geçti. Nefretin bile çekici geldiği bu dünyada, tutku ve şehvet dolu bir oyunun en önemli parçasıydı artık.

Bu oyunun sınırları yok ama kuralları var. Hayatta kalmaksa ancak kurallarla mümkün.

“Kimse onun kurallarının sonuçlarından kaçamaz.”
Alfred A. Montapert

Övgüler

"Aleatha Romig muhteşem bir yazar. Sürükleyici kalemiyle süslediği bu hikâyenin sonunu tahmin etmeniz adeta olanaksız. Kitabı bitirdiğinizde şaşkınlıktan küçük dilinizi yutmaya hazır olun."
-The Fiction Vixon-

"Kesinlikle aklınızı başınızdan alacak. İddia ediyorum, her kelimesine âşık olacaksınız."
-Love N Books-

"Tutku Oyunları kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Okurken hissettiğiniz birbirinden güçlü duygulara karşı koymanız imkânsız."
-Romance Reviews-


Benim Yorumum

Bu kitap farklı. Cidden. Şiddetli, gerilim dolu, gizemli ve sırların dolu olduğu bir kitap. Öncelikle kitabın +18 olduğunu ve içeriğin yetişkinlere göre olduğunu söylemeliyim. Çünkü kitapta cinsellikte var ama o kadar da ön planda değil asıl olan şiddet, fiziksel ve psikolojik şiddet. Okurken bunu göz önünde bulundurmalısınız.


5 kitaptan oluşan bu serinin 2 tane de yan kitabı var. Yan kitaplar Anthony Rawlings'in dünyasını anlatıyor. Anthony kötü bir adam. Kitapta Anthony'nin dünyasını pek okumuyoruz sadece geçmişten bir kaç tane bölüm var ama o da Anthony'nin ailesiyle alakalı. Yani baya geçmişe dayanıyor. İlginç yanı ise Claire'in büyükbabasının da yer alması. Büyükbabasının onlarla ne gibi bir alakası var sorusunun cevabı bu kitapta yok ama ikinci de belki alırız. Bu arada ikinci kitabı merak etmeye başladım bile :)
Kitap Anthony'nin evinin bir odasında Claire'in vücudunun yara bere içinde uyanması ile başlıyor. Claire uyandığında ise hiçbir şey hatırlamıyor. Hatırlamaya başladığında ise kandırılmış olduğunu anlıyor. 

Claire 26 yaşında bir meteoroloji uzmanı. Çalıştığı yer iflas edince o da borçlarını ve öğrenci kredisini ödemek için bir barda barmen olarak ise başlıyor. Orda tanıştığı Anthony'nin (45) içki teklifi ile bir masa da konuşmaya başlıyorlar. Sohbet içerisinde imzaladığı bir bar peçetesinin kaçırılmasında bir anlaşma olarak kullanılacağı Claire'in aklına gelmezdi. Ama o peçete Anthony Rawlings için bir anlaşma. 
Her şey böyle başlıyor işte. Anthony gerçekten acımasız birisi. Şiddet sahnelerinde içim ürperdi. Yazar bu kitabı nasıl yazmış şaşkınlık içindeyim. Kurgu gerçekten güzel ama. İkinci kitapta biraz daha cevap alabiliriz sorularımıza ki umarım Arkadya Bitter çabuk çıkarır. Kitabı ben bir günde bitirdim. Çünkü her sayfası ayrı olay, entrika, aksiyon. Okurken sonra ne olucak, ne yapıcak demekten kitabı bırakamadım. Karakterleri tabi ki sevmedim. Yani kim Anthony gibi şiddet manyağı bir psikopatı sever ki. Ya da kim Claire gibi -pardon ama- salak birisini sever. Verdiği kararlar gerçekten tartışmaya açık. Ben saçma buldum. Kendisine yapılanlara nasıl öyle davranabiliyor. Karmaşık birisi.

"Bu bir rüya ya da kâbus değildi.
Kendi gerçekliğimdi..."

Kitapta şiddet olan yerler kötü. Oralarda gerçekten nefret ettim. Yani bir kadına bunu yapmak... Kitapta ortalara doğru falan şiddetten ötürü ya da başka şeylerden dolayı yarım bırakma gibi bir duruma düşebilirsiniz ama bence bırakmayın çünkü sonlara doğru olay daha değişik bir şey oluyor. O son kitap için artılar artılar. Daha fazla konuşursam kitaptan spoiler verecekmişim gibi geliyor.

Ayrıca John için üzüldüm. Claire'in ablasının eşi. Bence ona olan şeyin arkasında da Anthony var. Yani Anthony değişik bir adam. Davranışları, yaptıkları falan. Özellikle Claire'e yaptıklarına üzüldüm. Yazar bunları yazarken ne hissetti cidden merak ettim. Ayrıca bu Anthony'nin yaptıklarının altından da trajik bir olay falan çıkabilir diye endişeleniyorum aslında. Bunlar hep tahmin işte.

"Hayatım artık
kendi kontrolümde değil
ve bir şekilde
bunu kabullendim."

Gerçekten de yazar çok güzel bir son yapmış. O son olmasaydı kitaba puanım daha düşük olurdu ama o son dengeleri değiştirdi. İkinci kitap için meraklı oluyor insan. Benim tahminlerim var gerçi bir kaç şey için. Son bölümdeki Sophia kim mesala onun için bir tahminim var. Sonra Claire'in büyükbabası için iki tahminim var kararsızım onun hakkında. Son bölümde Claire'e gelen paketi kim gönderdi merak ediyorum mesela. Bir çok şey var merak ettiğim. Arkadya Bitter ikinciyi ne zaman çıkarır ama ya. Çıkarsa da okusak.

Kısaca akıcı ve sürükleyici bir kitap oldu. Bazı sahneleri okurken yok artık bunu da yapmaz herhalde diyebilirsiniz tabi ki ama kurgu böyle konu böyle o yüzden kitapta böyle şeyler var, olmuş. Bazen sinirli bazen üzgün geçen sayfalardı. Hatta karakterlere küfürler yağdırabilirsiniz. Yaptıkları, olaylara bakış açıları falan dolayısıyla. Bana oldu o yüzden size de olabilir. Bu yüzden bu tür kitaplar okuyamıyorsanız hiç ellemeyin derim. Ayrıca kitabın orjinal kapağı cidden çok güzel ve gerek orjinal adıyla gerek kapağıyla konuya daha uygun. Türkçe baskısı da güzel ama orjinali de hoş yani :)

"Hayatta 
sahip olunan en önemli şey
bakış açısıdır."


Ayrıca bu kitabı okurken aklıma J. M. Darhower'ın Gözlerindeki Canavar kitabı aklıma geldi. Benzer yanları var ama ikisi de tamamen ayrı ve farklı kitaplar.

Ve bu kitabı bana gönderdikleri için Arkadya Bitter yayınevine çok teşekkür ederim..

Serinin diğer kitaplar

Ekim 03, 2015

Sana Söyleyemediğim Her Şey - Celeste Ng || Kitap Yorumu

Ekim 03, 2015 0 Comments
Kitap: Sana Söyleyemediğim Her Şey
Özgün Adı: Everything I Never Told You
Yazar Adı: Celeste Ng
Yayınevi: Martı Yayınları
Çevirmen: Zeynep Yeşiltuna
Tür: Kurgu, Aile, Roman
Sayfa Sayısı: 336
Goodreads Puanı: 3.76
Benim Puanım: 5/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku










Arka Kapak

Lydia öldü. Ama henüz kimse bilmiyor...

Böyle başlıyor bu hikâye. Lydia'nın kahvaltıya inmediği o mayıs sabahında. Lee ailesi; pişmanlıkları ve kırgınlıkları, ihanetleri ve güvensizlikleri, söyledikleri ve söylemedikleriyle mutfak masasında beklerken. Sonrası, adına mutluluk dediğimiz denge oyunu ve bizi bir arada tutan sırlar üzerine başka bir hikâye...

Yayınlandığı günden bu yana, okurların ve eleştirmenlerin övgüyle karşıladığı Sana Söyleyemediğim Her Şey, her sayfası küçük sürprizlerle dolu, etkileyici, özel bir roman.

ALA Alex Ödülü 2015
ASIA - PACIFIC American Ödülü 2015

Amazon'da Yılın En İyi Kitabı
Yayın Hakları 19 Ülkeye Satıldı

New York Times Book Review ⭐ Booklist ⭐ Buzzfeed ⭐ Huffington Post ⭐ Entertainment Weekly ⭐ School Library Journal ⭐ Shelf Awareness ⭐ San Francisco Chronicle ve daha pek çok yayın organında yılın seçkinlerine girdi.

Övgüler

Hayranlık uyandıran bu kitapla ilgili tek endişem, bundan sonra okurun beklentisinin çok daha fazla yükselmesi. Derin, dokunaklı ve hassas bir metin.
-Chris Schluep-

Başarılı bir ilk roman, aynı zamanda yürek burkan bir hikâye... Celeste Ng, hünerli bir şekilde ipleri elinde tutmayı başarıyor. Çokkuşaklı bu roman, bir ailenin bütün sırlarına ışık tutan son derece ilgi çekici ve ustaca bir eser.
-Los Angeles Times-

Sürükleyici bir gizem ve farklı ırklardan gelen bir aile üzerine etkileyici bir inceleme. Tartışma yaratacak bir ilk roman. -Entertainment Weekly-

Zekice yazılmış, duygusal bir ilk roman. Ng, asimilasyon temasını duygusallıkla ve gitgide artan bir gerilimle, birbirinin içine geçmiş bir masal gibi işlemeyi başarmış.
-O Magazine

Eğer bu romanı okumadıysanız, şimdiye dek iyi bir Amerikan kurgusuyla karşılaşmadınız demektir.
-The New York Times Book Review-


Benim Yorumum

Çok güzel bir kitabın daha yorumu. Bu kitap bana Martı Yayınlarından hediye geldi. Çok sevinmiştim ve gerçekten de kitap çok güzel. Çok teşekkür ederim onlara. Öncelikle kitabın kurgusu, konusu ve karakterleri süper. Kitapta zaten olay belli. Biri öldü. Ama neden? İşte bu sorunun cevabını okuyarak alıyoruz. İlgi çekici, derin anlamlı ve her bireyin iç savaşını okuduğumuz bir kitap. Birbirlerine söyleyemedikleri yüzünden yıkılan bir aile dramı. Müthiş bir roman.

Kitap 16 yaşındaki Lydia'nın 3 Mayıs 1977 yılında sabah kahvaltısına geç kalmasıyla başlıyor. Kızının kaçırıldığını düşünen anne polise haber veriyor ve olaylar başlıyor. 

Doktor olmak isteyen ama aşık olduğu adamla evlenince kariyerine ve isteklerine veda etmek zorunda kalan bir anne, Marilyn. Amerika'da yabancı bir ırktan (çinli) olan ve bir fakültede profesör olarak çalışan babası, James. Marilyn'in tek istediği kızının bir doktor olması, James'in tek istediği ise topluma karışması, arkadaşlarının olması. Bunlar kızları için istedikleri ve kendilerinin sahip olamadığı şeyler.

Nathan Lydia'nın gölgesinde kalmış ve ona gösterilen ilgiyi kıskanan bir çocuk. Harvard'ı kazanmış fakat ailesinin umrunda olan tek şey Lydia'nin kaldığı ders. Lydia'nın başarısızlığı, kendi başarısından daha ön planda çünkü ailesi için.

Evin en küçüğü Hannah. Farkedilmeyen ve ilgi görmeyen minik bir kız. Gerçekleri ilk farkeden de o. 

Kısacası bu kitap adı gibi bir kitap. Birbirlerine söyleyemedikleri yüzünden mahvolan bir aile. Yazar çok güzel bir iş çıkarmış. Herkesin okuyabileceği ve bir şeyler öğrenebileceği bir kitap. İlgi çekici. 

Bu kitap benim okuduğum ilk aile dramı. Yazarın kalemine bayıldım. Her bir karakteri öyle güzel açıklamış ve olaylara öyle güzel bir bakış açısıyla yaklaşmıştı ki ben severek okudum. Kitapta üzülmediğim bir an yok. Özellikle sonlara doğru ağladığımı bile hatırlıyorum. Hatta bir ara noluyor ben niye ağlıyorum falan dedim ama kendimi tutamadım. Sessiz bir ortamda okuduğum için duygu da daha fazla oldu haliyle benim için.

Kitabın dili biraz kötü ama bu sorun değil. Akıcı bir kitap. Bu kitabı kesinlikle herkese öneririm. Bu kitabı hediye ettikleri için Martı Yayınlarına gerçekten çok teşekkür ederim. Süper bir kitap.

Kitabın bu kapağı da çok güzel değil mi ama :)

Eylül 28, 2015

Ahh Kalbim - Meriç Mekik || Kitap Yorumu

Eylül 28, 2015 0 Comments
Kitap: Ahh KalbimYazar: Meriç Mekik
Yayınevi: DexPub
Tür: Romantik, Kurgu,
Sayfa Sayısı: 460
Goodreads Puanı: 3.80
Benim Puanım: 2/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku












Arka Kapak

Utangaç...
Zeki...
Son derece çekici...
Deli dolu...
Çocuklu...
Sakar...
Komik...
Acayip Platonik...

Aylin evli, mutlu ve top gibi hamileydi...
Tabii bu Japon bir kız için terk edilmeden önceydi... 

Dört yıl sonra bir davet için kavalye aramaya karar verdi. Arkadaşları adaylarını bir bir Aylin'in önüne serdi. Ama aşk, Aylin'e büyük bir süprizle gelecekti...


Benim Yorumum

Kitabı bitireli çok oldu ve sonunda yorumumu bloga da giriyorum. Kitap sanırım bana göre değildi. Ben bu tür kitapları pek fazla sevmiyorum sanırım. Genelde okuduğumda sevmem yani. Güzel bir konusu var. Eğlenceli ve güldüren bir kitap. Yani gülmek için bir kitap arıyorsanız okuyabilirsiniz.

Tombik Aylin ve arkadaşları güzeldi. Ama keşke Dex kitapları biraz daha kaliteli bassa. İpincecik sayfaları var resmen. Kitap 460 sayfa falan ama bakınca 260 gözüküyor. Neyse ben pek beğenmedim ama bu tür güldüren komik kitapları seviyorsanız okuyabilirsiniz..

Ayrıca beni instagram ve goodreads'ta takip edebilirsiniz. Çünkü orada daha aktifim ve yorumları erken giriyorum hepinizi beklerim.

İnstagram: @ozgurkitaplar
Goodreads: ozgurkitaplar

Eylül 15, 2015

Aşk ve Son Kullanma Tarihli Diğer Şeyler - Laura Buzo || Kitap Yorumu

Eylül 15, 2015 3 Comments
Kitap: Aşk ve Son Kullanma Tarihli Diğer Şeyler
Özgün Adı: Good Oil // Love and Other Perishable Items
Yazar: Laura Buzo
Yayınevi: Pegasus
Tür: Genç Yetişkin, Günümüz
Sayfa Sayısı: 285
Goodreads Puanı: 3.51
Benim Puanım: 4/5
Satın Almak İçin: D&R | Okuoku












Arka Kapak

Çilek, uygun koşullarda saklanmazsa 7 günde bozulur.
Süt, 5 günde.
Karides, 4 günde.
Peki aşk? 


Amelia, Chris’i gördüğü anda ona vurulur. Çarpılır. Bulutların üzerindedir. Ayakları yere basmaz. Âşıktır! Ama yirmi bir yaşındaki üniversite öğrencisi Chris’in aksine Amelia’nın neredeyse on altı yaşında olması, bu “destansı aşk hikâyesini” biraz imkânsızlaştırır.

Amelia aralarında hiçbir şey olamayacağını bilmesine rağmen Chris’in etrafındayken elinden geldiğince kuyruğu dik tutar. Süpermarketteki vardiyaları sırasında çok iyi arkadaş olan ikili, edebiyat klasiklerinden bilim kurgu filmlerine, İkinci Dalga Feminizm'den büyümenin zorluklarına kadar her şeyi konuşurlar. Sonunda Amelia hislerinin tek taraflı olmadığını düşünmeye başlar. Ama Chris ondan hoşlansa bile, bu neyi değiştirir ki? 

Hayatlarının çok farklı noktalarındaki iki insan, gerçekten beraber olabilir mi?


Övgüler

“Acısıyla tatlısıyla komik bir aşk hikâyesi…” -Kirkus Reviews-

“Zeki, dürüst ve içinizi acıtacak kadar gerçekçi karakterlerle dolu. Üstelik insanı güldürüyor. Bir kitaptan daha ne isteyebilirsiniz ki?”
-Melina Marchetta, Michael L. Printz Ödüllü Yazar-

“Duygu yüklü, özgün ve ilginç… Karakterlerin içine düştüğü gerçek durum ve sorunlar, okuyanların uzun süre aklından çıkmayacak.” 
-Booklist-

 “Aşkın, özlemin ve büyümenin evrensel hikâyesi… Bu yılın en sevdiğim kitabı.”
-Stackedbooks.org-

“Ayakları yere basamayan, muzip bir kız ile yetişkinliğe giden yolda tökezleyen bir genç adamın dağınık ilişkilerinin, inandırıcı ve komik bir portresi.” 
-Publishers Weekly-

“Bu kitap gerçekçi bir gençlik romanı. Hatta o kadar gerçekçi ki bazen okunamayacak kadar acı verici olabiliyor.”
-Jen Robinson’s Book Page-

Ödüller ve Adaylıklar

William C. Morris Ödülü, Yılın En İyi Gençlik Romanı Finalisti
Avustralya Başbakanlık Edebiyat Ödülü Adayı
Yılın En İyi Gençlik Romanı, Kirkus Reviews
Yılın En İyi Gençlik Romanı, ALA-YALSA


Benim Yorumum

Kitabı bitireli baya oldu. Ama kitap için ne yazabilirim diye düşüne düşüne yorum yapmayı hep geciktirdim. Eh tabi ki bunun diğer nedeni kendimi dizilere kaptırmış olmam da olabilir. Kitap güzel bir konu işliyor. Akıcı ve kendini okutturan bir kitap.

Chris ve Amelia güzel iki karakterdi kitapta. Amelia neredeyse 16 yaşında - 15 yaşında ama 16 olmasına az var yani :) - Chris ise 20 yaşında bir genç. Amelia ailesinden para istememek ve kendi harçlığını kendisi çıkarmak için bir markette kasiyer olarak işe başlar. Markette gördüğü Chris'e aşık olmaya başlıyor. Amelia biraz geveze. Bol konuşmayı seven felsefik bir kız. Chris'te onunla konuşmayı ve onu dinlemeyi seviyor. Birbirlerinden hoşlanmaya başlıyorlar fakat arada engeller var. En büyük engel tabi ki yaş farkı. Birisi 15 diğeri 21 yaşında iki insan. Onlarda doğal olarak birlikte olamayacaklarını düşünüyorlar. Ayrı dünyaların insanıyız meselesi yani. Konu böyle. Ayrıca Chris'i sevdiğimi söyleyebilirim. Kitabın en sevdiğim yani Chris oldu. Çok tatlı ve gerçekten de aşık olunulası bir şekilde yazılmış. 

Kitabın güzel bir albenisi var. Güzel bir konu, olası bir son ve güzel karakterler. Güzel bir kitaptı. Sonu da gerçek hayatta olabilicek bir sondu. Eğer kitaptaki sondan farklı bir son olsaydı biraz tuhaf kaçardı. Klişe olurdu. Ben bu sonu daha çok sevdim.

Kitap güzeldi yani. Chris için okuyun falan diyebilirim :)) Ayrıca kitapta bazı klasik kitapların da adı geçiyor. O kadar güzel anlatmislar ki klasikleri ballandıra ballandıra insanın okuyası geliyor. Chris ile yaptığı sohbetler de de baya geçiyordu ve çok güzeldi. En kısa zamanda merak ettiğim bir kaç klasik vardı onlara başlayacağım bunlarda oraya eklendi :)

Ayrıca yakında bir yabancı diziler için yayın yükleyeceğim bloga. Bekleyin beni güzel takipçilerim :D Hoşçakalın...


Eylül 08, 2015

Bu Ay Neler Okudum? || Ağustos Kitapları

Eylül 08, 2015 0 Comments
Sonunda sizlere Ağustos'ta okuduğum kitaplardan bahsetme zamanı buldum. Evet biraz geç oldu ama bu aralar pek zaman bulamıyorum. Daha doğrusu kafamı yabancı dizilerden kaldıramıyorum :D Şu an yani Eylül'ün son haftasında beri Aşk ve Son Kullanma Tarihli Diğer Şeyler kitabını okumaya çalışıyorum ama dizilere o kadar daldım ki elime kitap alamıyorum :) İsterseniz sizlere izlediğim yabancı diziler hakkında bir blog yazısı hazırlayıp paylaşabilirim. Bunun için yoruma isteğinizi yazabilirsiniz ben de sizlerle seve seve izlediğim filmler ve diziler hakkında her şeyi paylaşmaktan zevk alırım.

Gelelim Agustos'ta okuduğum kitaplara. Toplam 9 kitap okumuşum. Bir kitap daha var Eylül'de başladığım ve yarısına kadar okuduğum ama Ağustos'ta bitirdiğim için onu saymayacağım :)





Miyav! Yarın Yeni Bir Hayata Başlıyorum Gilles Legardinier'ın 367 sayfalık romantik kitap. Pegasus Yayınlarının çıkardığı bu kitap bence güzeldi. Değişik bir mizah anlayışı vardı ben sevdim. Yazarın bir erkek olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım. Çünkü bir kadının ruhunu böyle güzel kaleme almak bir erkek için zor olmalı. Gerçekten ilginç, güzel ve gizemli bir kitaptı. Keyifle okuyabilirsiniz :) Puanım 4/5 idi.


Kitabın yorumuna bakmak ve kitabın alıntılarına, bilgisine ve tanıtımına göz atmak için buraya bir tık tık yapabilirsiniz.






Zümrüt Yeşil Kerstin Gier'in 464 sayfalık ciltli new adult kitabı. Pegasus Yayınlarının çıkardığı kitapta zaman yolculuğu yapan iki genç var. Gwendolyn ve Gideon. Kitabı çok sevmiştim bu seri benim en sevdiğim distopyalar arasında. İç ve dış tasarım çok güzeldi. Güzel bir üçleme. Puanım 5/5 idi.
Kitabın yorumuna bakmak ve kitabın alıntılarına, bilgisine ve tanıtımına göz atmak için buraya bir tık tık yapabilirsiniz.





Küçük Hırsız Sena Yavuz'un kaleme aldığı 416 sayfalık bir wattpad kitabı. Martı Yayınları ve Novella Yayınları'nın hediyesi olan bu kitap genç bir yazarın kitabı. Kapağı güzel. Konusu ve anlatılmak istenen olay orjinal ve iyi. Yazarın yaşı dolayısıyla eksiklikler olucak tabi ki ama keyifli bir kitaptı. 4/5 puan vermiştim. 


Kitabın yorumuna bakmak ve kitabın alıntılarına, bilgisine ve tanıtımına göz atmak için buraya bir tık tık yapabilirsiniz.




Kör Talih Müjde Aklanoğlu'nun Talih Serisinin ilk kitabı. Parola Yayınlarının çıkardığı 720 sayfalık bir kitap. Müjde Aklanoğlu'nun diğer kitaplarına göre bu kitabı pek sevemedim ama güzel bir konusu var. Bazen sıkıcı buldum ama tekrar seni içine gelebilen bir anlatıma sahip. 3 puan verdiğim bu kitap benim için biraz kötü oldu çünkü bu yazarı seviyorum. 


Kitabın yorumuna bakmak ve kitabın alıntılarına, bilgisine ve tanıtımına göz atmak için buraya bir tık tık yapabilirsiniz.






Baksana Talihe Müjde Aklanoğlu'nun Talih serisinin son ve ikinci kitabı. Paralo Yayınları tarafından basılan 640 sayfalık bir kitap. Kitabın kapağı güzel ama ilk kitapta olan kapak yapısından farklı. Hem renk tonu olarak hem de kapağın karton yapısı ile farklı. Yazı tipi de gerçekten iki kitapta da biraz göz yorucu. Güzel bir konu ilk kitaba göre daha iyi. 4 puan vermiştim. 


Kitabın yorumuna bakmak ve kitabın alıntılarına, bilgisine ve tanıtımına göz atmak için buraya bir tık tık yapabilirsiniz.





Eksik Parça Michelle Hodkin'ın Mara Dyer serisinin 424 sayfalık paranormal kitabı. Pegasus Yayınlarının çıkardığı kitap güzel. İlginç bir kitaptı. Çok fazla övüldüğü için büyük beklentilerle başlamıştım biraz hayal kırıklığı oldu ama karaklerler bunu kurtardı. 4 puan vermiştim. 


Kitabın yorumuna bakmak ve kitabın alıntılarına, bilgisine ve tanıtımına göz atmak için buraya bir tık tık yapabilirsiniz.





Çirkin Aşk Colleen Hoover'ın 368 sayfalık new adult kitabı. Epsilon yayınevinin bastırdığı bir kitap. Orjinal adıyla Ugly Love olan bu kitap bilindiği gibi film oluyor. Yazarın okuduğum diğer kitabı Umutsuz bana göre daha güzeldi. Bu kitapta güzel ama eksik bir şeyler vardı. Tasarım güzel. Puanım 4/5 idi. Yorumumu okuduğunuz da kitaba karşı düşüncelerimi daha iyi anlayabilirsiniz. 


Kitabın yorumuna bakmak ve kitabın alıntılarına, bilgisine ve tanıtımına göz atmak için buraya bir tık tık yapabilirsiniz.




Sap Kody Keplinger'ın 288 sayfalık new adult kitabı. Pegasus Yayınlarının çıkardığı kitap güzeldi diyebilirim. Filmi de varmış zaten kapaktaki kişilerde filmde yer alan kişiler. 3 puan vermiştim ama yukarıdaki çirkin aşk kitabından daha güzel. Ayrıca bence de herkes bir SAP'tır :D 


Kitabın yorumuna bakmak ve kitabın alıntılarına, bilgisine ve tanıtımına göz atmak için buraya bir tık tık yapabilirsiniz.





Kurucunun Kızı Amy Engel'ın 270 sayfalık ciltli distopya ve new adult kitabı. Yabancı Yayınlarının çıkardığı bu kitap müthişti. Bayıldım. Kapağı orjinal ve güzel. Bishop ve Ivy çok sevdiğim iki karakter oldu. İkinci kitap için sabırsızlanıyorum. Gerçekten herkese tavsiye ederim güzel bir distopya olucagindan eminim :) 5'te 5'lik bir kitap zaten. 10, 20, 50 üzerinden de olsa yine tam puan alırdı benden.


Kitabın yorumuna bakmak ve kitabın alıntılarına, bilgisine ve tanıtımına göz atmak için buraya bir tık tık yapabilirsiniz.




İşte Ağustos'ta okuduğum kitaplar bu kadar. İçlerinden en sevdiğim tabi ki Kurucunun Kızı oldu. Gecikme için özür dilerim. Eğer izlediğim diziler ve filmler hakkında bir şeyler paylaşmamı isterseniz yorumda belirtmenizi çok isterim. Bir daha ki ay görüşmek üzere. Bol bol kitap okumalı günler dilerim hepinize :)